İsra 17:36
Cüz: 15 | Sayfa: 284
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لاً
Ve la takfu ma leyse leke bihi ilm, innes sem'a vel basara vel fuade kullu ulaike kane anhu mes'ula.
Ahiret
(2/5)
#ahiret
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Ve bilmediğin bir şeyin peşinden gitme! Çünkü kulak, göz ve gönül; bütün bunlar (hesap günü) ondan dolayı sorguya çekilecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de hiç bilmediğin bir şey'in ardınca gitme, çünkü kulak, göz, gönül, bunların her biri ondan mes'ul bulunuyor
Diyanet İşleri
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.
Mehmet Okuyan
Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine (biliyormuş gibi) düşme![1] Şüphesiz ki işitme (duyusu), göz ve kalp, bütün bunlar o (kazandığı)ndan sorumludur.[2]
Dipnot 1
Bu ayet Hucurât 49:6. ayetle birlikte okunmalıdır. Bu ifade "hakkında bilgi sahibi olmadığın konuların peşine düşme, onları biliyormuş gibi hareket etme, iftira atma, bilmediğin konularda fikir ifade etme, yalancı şahitlik yapma, yalan konuşma" gibi anlamlar içermektedir. Burada verilen buyrukta sorumlu davranmak gerektiğine dikkat çekilmekte ve "Görmediğine gördüm, duymadığına duydum, bilmediğine bildim" dememek gerektiği ifade edilmek istenmektedir.
Dipnot 2
Benzer mesajlar: Nûr 24:24; Yâsîn 36:65; Fussilet 41:20.
Suat Yıldırım
Bilmediğin şeyin peşine düşme! Çünkü kulak, göz, kalb gibi azaların hepsi de sorguya çekilecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardınca gitme; çünkü kulak, göz, gönül; bunların her biri ondan sorumludur.
Muhammed Esed
Bilmediğin şeyin ardına düşme; çünkü, işitme duyusu, görme duyusu ve kalp, bunların hepsi (Hesap Günü'nde) bundan sorguya çekilecektir!
Yaşar Nuri Öztürk
Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.
Süleymaniye Vakfı
Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine körü körüne takılma![1] Çünkü sen dinleme, görme (basiret) ve gönül özelliklerinden[2] dolayı sorumlu tutulacaksın.[3]
Dipnot 1
Ayette geçen la takfu (لا تقف) ibaresi, "Öndekinin ense köküne bakarak gitme!" anlamında olduğu için "Peşine körü körüne takılma!" anlamı verilmiştir.
Dipnot 2
Bunlar insana ruh üflenmesi ile kazanılan ve onu diğer canlılardan farklı yapan özelliklerdir (Secde 32/9).
Dipnot 3
Bakara 2/170, Maide 5/104, Nur 24/11-14, Nur 24/11, Ankebut 29/8, Lokman 31/15,21, Zuhruf 43/22-24, Hucurat 49/6.
Süleyman Ateş
Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi o(yaptığı)ndan sorumludur.