Bakara 2:226
Cüz: 2 | Sayfa: 35
لِلَّذ۪ينَ يُؤْلُونَ مِنْ نِسَٓائِهِمْ تَرَبُّصُ اَرْبَعَةِ اَشْهُرٍۚ فَاِنْ فَٓاؤُ۫ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Lillezine yu'lune min nisaihim terabbusu erbaati eşhur, fe in fau fe innallahe gafurun rahim.
#rahmet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Hanımlarına yaklaşmamaya yemin edenlere dört ay bekleme süresi vardır. Şayet dönerlerse, iyi bilsinler ki Allah tarifsiz bağış, eşsiz merhamet sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlarından perhiz yemini (ila) edenler için dört ay beklemek vardır, şayed rücu' ederlerse şüphesiz Allah gafur, rahimdir
Diyanet İşleri
Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
Kadınlarına îlâ'da[1] bulunanların dört ay beklemesi gerekir. (Bu sürede hanımlarına) dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Dipnot 1
[Îlâ,] Araplar arasında bilinen "evli bir erkeğin eşine yaklaşmamaya yemin etme geleneği"dir.
Suat Yıldırım
Eşlerine yaklaşmamaya yemin eden kocaların, dört ay bekleme hakkı vardır. Şayet kocaları bu süre bitmeden eşlerine dönerlerse bunda mahzur yoktur. Çünkü Allah çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eşlerine yaklaşmamak için perhiz yemini eden erkeklerin dört ay beklemeleri gerekir. Şayet eşlerine dönerlerse şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
Muhammed Esed
Eşlerine yaklaşmayacaklarına dair yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır; şayet (yeminlerinden) dönerlerse, unutmayın ki Allah çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınlar hakkında ila/yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay bekleme vardır. Eğer o süre içinde eşlerine dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Süleymaniye Vakfı
İla yapan /karılarından uzak durmaya karar veren kocaların, dört ay bekleme hakkı vardır.[1] (Bu süre içinde eşlerine) dönerlerse Allah çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Dipnot 1
Ayette geçen yu'lune (يُؤْلُونَ) kelimesi ila (إيلاء) kökünden olup, "tembellik etmek, çaba göstermek, direnmek, kararlılık göstermek, men etmek ve güç yetirmek" anlamlarına gelir (Lisanu'l-arap, ala (ألا), Mu´cemü'l-iştikaki, alv (ألو). Araplar, erkeğin eşinden cinsel ilişkiyi kestiğini bildiren herhangi bir sözü için "ila yaptı" der ve onu yemin sayarlar (Zerkani, Şerhu'l-müvetta,3/224). Bir gün Nebimiz, "Mariye'yi kendime haram kıldım" deyince Allah bu sözü yemin saydı ve şu ayeti indirdi: "Allah'ın sana helal kıldığını niçin kendine haram kılıyorsun. Allah, (bu tür) yeminlerinizi bozmayı size farz kılmıştır" (Tahrim 66/1-2) Bunun üzerine Nebimiz, yeminini bozdu ve Mariye ile evliliğini, eskisi gibi sürdürdü. (Nesai, sünen, "kitabu Aşretü'n-nisa, 4 (3959); Hakim, Müstedrek, 2/535 (3824); Dare Kutni, Sünen,4/41-42; İbn Kesir 8/158-159). Buradaki yemin, Allah'ın nikah ile helal kıldığı eşiyle ilişkiyi haram kılma yeminidir. Bu maksatla yapılan tüm yeminler ila sayılır (Ebu Şibe, Müsennef, 18859-60). Bu yüzden Zihar da bir tür iladır. İla veya Zihar yapmış olan, yemin keffareti ödeyerek eşine dönmelidir. Ancak zihar yapan, eşini annesi gibi sayarak çirkin ve yalan bir söz söylemiş olduğu için daha ağır bir keffaret ödemek zorundadır (Mücadele 58/2-3). Bu ayete göre, ila veya zihar yaparak eşinden ayrı kalmaya karar veren kişi, ondan ancak dört ay ayrı kalabilir. Süre bitene kadar eşine dönmezse talak gerçekleşir ve kadın, iddet beklemeye başlar (Bakara 2/228, Talak 65/4).
Süleyman Ateş
Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler için ancak dört ay bekleme (hakkı) vardır. Eğer (o süre) içinde dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Benzer Ayetler
Enam
6:83
Skor: 15
Tag: 1
وَتِلْكَ حُجَّتُنَٓا اٰتَيْنَاهَٓا اِبْرٰه۪يمَ عَلٰى قَوْمِه۪ۜ نَرْفَعُ دَرَجَاتٍ مَنْ نَشَٓاءُۜ اِنَّ رَبَّكَ حَك۪يمٌ عَل۪يمٌ
İşte bu, toplumuna karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz isbat yöntemimizdi. Biz, dilediğimiz kimseyi derece derece (hakikate) yüceltiriz. Hiç şüphesiz senin Rabbin her hükmünde tam isabet edendir, her şeyi tarifsiz bilendir.
Kehf
18:58
Skor: 15
Tag: 1
وَرَبُّكَ الْغَفُورُ ذُوالرَّحْمَةِۜ لَوْ يُؤَاخِذُهُمْ بِمَا كَسَبُوا لَعَجَّلَ لَهُمُ الْعَذَابَۜ بَلْ لَهُمْ مَوْعِدٌ لَنْ يَجِدُوا مِنْ دُونِه۪ مَوْئِلاً
Yine de mutlak bağışlayıcı olan Rabbin sonsuz rahmetin de sahibidir. Eğer işledikleri (günahlar) yüzünden onları cezalandıracak olsaydı, azabı başlarına hemen musallat ederdi: Bilakis işte onlar için de, asla onun ötesine geçip kurtulamayacakları bir süre belirlenmiştir.
Şuara
26:219
Skor: 15
Tag: 1
وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِد۪ينَ
Allah'a teslim olanlar arasındaki tasarruflarını da...
Duhan
44:28
Skor: 15
Tag: 1
كَذٰلِكَ۠ وَاَوْرَثْنَاهَا قَوْماً اٰخَر۪ينَ
işte böylece (geride kalmış) oldu. Sonuçta Biz, onların bıraktıklarına başka toplulukları mirasçı kıldık.
Enam
6:84
Skor: 15
Tag: 1
وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلاًّ هَدَيْنَاۚ وَنُوحاً هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ
Ona İshak'ı ve Yakub'u bağışladık; ve daha önce Nuh'u ilettiğimiz gibi hepsini de doğru yola ilettik. Onun neslinden Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u (seçtik). İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz;
Kehf
18:65
Skor: 15
Tag: 1
فَوَجَدَا عَبْداً مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْماً
Sonunda orada, kendisine katımızdan bir rahmete nail kılarak (ilmimizden) bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.
Şuara
26:220
Skor: 15
Tag: 1
اِنَّهُ هُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
Çünkü O, evet yalnız O'dur her şeyi işiten, her şeyi bilen!
Duhan
44:29
Skor: 15
Tag: 1
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟
Ne gök ağladı onlara, ne de yer; ve ne de cezaları ertelendi.
Enam
6:133
Skor: 15
Tag: 1
وَرَبُّكَ الْغَنِيُّ ذُوالرَّحْمَةِۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَٓاءُ كَمَٓا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَر۪ينَۜ
Ve yalnızca Rabbindir kendi kendine yeten, rahmet sahibi olan. O dilerse tıpkı sizi başka insanların soyundan var ettiği gibi, sizi ortadan kaldırıp sonra da dilediğini sizin yerinize geçirir.
Kehf
18:81
Skor: 15
Tag: 1
فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْراً مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْماً
İşte bu yüzden istedik ki, Rableri onun yerine o ana-babaya karakter temizliği açısından ondan daha hayırlısını ve daha merhametlisini versin."