SQ SemanticQuran

Neml 27:35

Cüz: 19 | Sayfa: 378
وَاِنّ۪ي مُرْسِلَةٌ اِلَيْهِمْ بِهَدِيَّةٍ فَنَاظِرَةٌ بِمَ يَرْجِعُ الْمُرْسَلُونَ
Ve inni mursiletun ileyhim bi hediyyetin fe nazıratun bime yerciul murselun.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
İşte bu nedenle ben onlara bir armağan göndereceğim ve bakacağım, elçiler nasıl bir (haberle) dönecekler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben ise onlara hediyye ile bir hey'et göndereceğim de bakacağım sefirler ne ile dönecekler
Diyanet İşleri
"Ben onlara bir hediye gönderip, elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım."
Mehmet Okuyan
Ben (şimdi) onlara bir hediye ile elçi göndereceğim; bakalım elçiler ne (gibi bir sonuç) ile dönecekler!"
Suat Yıldırım
Bunun içindir ki, ben şimdi onlara bir hediye gönderip elçilerimin ne gibi bir cevap getireceklerini bekleyeceğim."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ben onlara hediye ile bir heyet göndereceğim de bakacağım elçiler ne ile dönecekler?"
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, bu (mektup sahiplerine) bir hediye gönderecek ve elçilerin nasıl bir tepkiyle döneceklerini bekleyeceğim."
Yaşar Nuri Öztürk
"Şimdi ben onlara bir hediye göndereceğim ve bakacağım elçiler neyle geri dönecekler."
Süleymaniye Vakfı
Ben onlara bir hediye göndereceğim ve elçilerin[1] ne ile döneceklerine bakacağım."
Dipnot 1
Aynı kökten olan resul ve mürsel kelimeleri mutlak olarak "elçi" anlamındadır. Bunlar, Allah'ın gönderdiği elçiyi ifade edebileceği gibi bir insanın bir başkasına gönderdiği elçi için de kullanılır (Yusuf 12/50). Bu ayette geçen "mürsel", Sebe kraliçesinin Süleyman'a gönderdiği elçidir. Aynı kelime, Allah'ın gönderdiği elçiler için de kullanılır (Yasin 36/3).
Süleyman Ateş
"Ben onlara bir hediye göndereyim de bakayım elçiler ne ile dönecekler."