SQ SemanticQuran

Ali İmran 3:36

Cüz: 3 | Sayfa: 53
فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ اِنّ۪ي وَضَعْتُهَٓا اُنْثٰىۜ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْۜ وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالْاُنْثٰىۚ وَاِنّ۪ي سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَاِنّ۪ٓي اُع۪يذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
Fe lemma vadaatha kalet rabbi inni vada'tuha unsa vallahu a'lemu bi ma vadaat ve leysez zekeru kel unsa, ve inni semmeytuha meryeme ve inni uizuha bike ve zurriyyeteha mineş şeytanir racim.
#rab

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Fakat çocuğu doğurunca dedi ki: "Rabbim! Onu kız doğurdum -Allah onun ne doğurduğunu ve erkeğin kız gibi olamayacağını pekala biliyordu-; ve adını Meryem koydum: İmdi ben onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken vaktaki hamlini vaz' etti "Ya rabbi onu dişi vaz' ettim" dedi, Allah daha iyi bilirken ne vaz'ettiğini, halbuki erkek dişi gibi değildi, bununla beraber ben onun adını Meryem kodum ve işte ben onu ve zürriyyetini o recim şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum
Diyanet İşleri
Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."
Mehmet Okuyan
Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu çok iyi bilirken- şöyle demişti: "Rabbim! Ben onu kız (olarak) doğurdum. Erkek, kız gibi değildir.[1]Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan (koruman için) sana sığınıyorum."[2]
Dipnot 1
Bu cümle Yüce Allah'ın bir cevabı olarak şöyle de tercüme edilebilir: "(Senin istediğin) erkek, (benim verdiğim) kız gibi olamaz."
Dipnot 2
Bu cümlede Hz. Hanne'nin hem kızı Hz. Meryem hem de torunu Hz. İsa için duası söz konusudur.
Suat Yıldırım
Derken onu doğurunca da: "Ya Rabbi, dedi, ben bir kız doğurdum. -Zaten Allah ne doğurduğunu pek iyi biliyordu-, erkek evlat, elbette kız gibi değildir. Ben onun adını Meryem koydum. Onu da, onun neslinden gelecekleri de o mel'un şeytanın şerrinden korumanı niyaz ediyorum."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu doğurduğu zaman: "Ya Rab, onu kız doğurdum" dedi. Oysa ne doğurduğunu Allah daha iyi biliyordu. Halbuki erkek, kız gibi değildi; ben onun adını Meryem koydum ve işte onu ve soyunu taşlanmış şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum.
Muhammed Esed
Fakat, çocuğu doğurunca, "Ey Rabbim!" dedi, "Bak, bir kız çocuk doğurdum." Halbuki Allah, neyi doğuracağını ve (onun istediği) erkek çocuğun hiçbir zaman bu kız gibi olamayacağını bilmekteydi; "ve ona Meryem ismini verdim. Lanetlenmiş Şeytana karşı onu ve soyunu korumanı diliyorum."
Yaşar Nuri Öztürk
Onu doğurunca -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bildiği halde- şöyle dedi: "Rabbim, onu kız olarak doğurdum ve erkek, kız gibi değildir. Adını Meryem koydum onun. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan sana sığındırıyorum."
Süleymaniye Vakfı
Onu doğurunca, ne doğurduğunu Allah daha iyi bildiği halde "Rabbim, kız doğurdum!" dedi. Halbuki o (beklediği) erkek, bu kız gibi olamazdı.[1] (Sözünü şöyle sürdürdü:) "Ben ona Meryem adını verdim; onun ve soyunun, kovulmuş şeytandan korunmasını sana bırakıyorum."
Dipnot 1
İsrailoğulları'nın içinde mabedin bakımı, kurbanla ilgili görevler, toplu yapılan ibadetlerin gerçekleştirilmesi ve diğer özel görevlerle sorumlu olan kişiler kohenlerdir (rahipler). Harun aleyhisselamın nebiliği döneminden itibaren kohenler, Levililer boyundan olup Harun'un (a.s.) soyundan gelen erkekler olarak seçilmiştir (Çıkış 28:1-3). Kohenlerin kızları da mabette kumaş dokumak, örtü dikmek gibi işler yapabilmekte ancak dini görevler alamamaktaydı. İmran'ın karısı da erkek çocuk beklentisiyle bir adakta bulunmuş; ancak kız doğurduğunu görünce aynı görevleri yapamayacağını düşünerek üzüntüsünü ifade etmiştir. Ayette geçen, "Ve leyse'z- zekeru ke'l-ünsa (وَلَيْسَ الذَّكَرُ كَالأُنثَى)" ifadesi Meryem'in annesinin sözü olsaydı "erkek kız gibi değildir" yerine "kız erkek gibi değildir" demesi beklenirdi. Bu nedenle cümle Allah'a ait olmalıdır; çünkü doğan kız bebeğin ve onun doğuracağı çocuğun ileride birer ayet olacağını (Enbiya 21/91, Mü'minun 23/50) yalnızca Allah bilmektedir. Allah, hiçbir ayette kadın-erkek ayrımı yapmadığı halde bu ayette erkeğin kadın gibi olmadığını belirtmiştir. Bunun nedeni, Meryem'in, büyüdüğünde bir erkekle ilişkiye girmeden çocuk doğuracağına işaret için olmalıdır. Zira erkeğin doğum yapması mümkün değildir.
Süleyman Ateş
Onu doğurunca Allah onun ne doğurduğunu bilirken yine şöyle söyledi: "Rabbim, onu kız doğurdum, erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum."