Ankebut 29:14
Cüz: 20 | Sayfa: 396
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَلَبِثَ ف۪يهِمْ اَلْفَ سَنَةٍ اِلَّا خَمْس۪ينَ عَاماًۜ فَاَخَذَهُمُ الطُّوفَانُ وَهُمْ ظَالِمُونَ
Ve lekad erselna nuhan ila kavmihi, fe lebise fihim elfe senetin illa hamsine ama, fe ehazehumut tufanu ve hum zalimun.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
Bilim / Bilgi / Akıl
(2/5)
#nuh
#nasihat
#zulüm
#ilim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz Nuh'u da kendi kavmine elçi göndermiştik: Nuh da onlar arasında -elli yıl eksiğiyle- bin sene kalmıştı; ve onlar iyice zulme gömülüp gitmiş bir haldeyken, tufan onları enseleyivermişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve celalim hakkı için Nuhu kavmine gönderdik de içlerinde elli yılı müstesna bin sene durdu derken onları tufan yakalayıverdi hep zulmediyorlardı
Diyanet İşleri
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz Nuh'u kendi halkına göndermiştik; bin seneden elli yıl eksik[1] bir süre onların arasında kalmıştı. Onlar haksızlık ederken (sonunda) tufan kendilerini yakalamıştı.
Dipnot 1
Buradaki "1000 sene" ifadesi ile Hz. Nuh'un kavminin içerisinde verimsiz ve çok uzun seneler geçirdiği, "50 yıl" ifadesi ile de peygamberlik yaptığı verimli süre kastedilmiş olabilir. "Bin seneden elli yıl eksik" ifadesini bir bütün olarak ele aldığımızda, ayette hem [seneh] (sene) hem de [‘âm] (yıl) kelimelerinin kullanılmış olması bir ayrıma dikkat çekmektedir. Zira Râğıb el-Isfehânî'nin de belirttiği gibi, Yûsuf 12:47'de geçen [seneh] kelimesi daha çok verimsiz ve kurak seneler için kullanılırken, iki ayet sonra Yûsuf 12:49'da geçen [‘âm] sözcüğü ise bereketli ve yağışlı yıllar anlamında kullanılmıştır.
Suat Yıldırım
Çok önce Biz Nuh'u halkına resul olarak gönderdik. O da aralarında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Netice de onlar zulümlerine devam ederken tufan onları boğdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Nuh'u kavmine gönderdik de içlerinde elli eksik bin (dokuz yüz elli) yıl kaldı, derken zulümlerini sürdürürlerken onları tufan yakalayıverdi.
Muhammed Esed
Biz (çok zaman önce) Nuh'u kendi kavmine göndermiştik ve Nuh onlar arasında dokuzyüzelli yıl geçirmişti; sonra onlar hala zulüm batağında yaşamaya devam ederlerken bir tufana yakalanmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz Nuh'u toplumuna gönderdik de o, onların arasında bin yıldan elli yıl eksik kaldı. Sonunda onları tufan yakaladı. Çünkü zalimlerdi onlar.
Süleymaniye Vakfı
Nuh'u kendi halkına elçi göndermiştik[1]. Aralarında (elçi olarak) dokuz yüz elli yıl kaldı[2]. Nihayet tufan onları yakalayıverdi, hep yanlışlar içindeydiler.
Dipnot 1
Nuh kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A'raf 7/59-64, Yunus 10/71-73, Hud 11/25-48, Mu'minun 23/23-30, Şuara 26/105-122, Saffat 37/75-82, Kamer 54/9-16, Nuh 71/1-28.
Dipnot 2
"Dokuz yüz elli yıl" şeklinde tercüme edilen ifadenin aslı "bin seneden (سَنَة) elli am (عام) eksik" şeklindedir. Arapçada "sene" sözcüğü tamı tamına bir sene anlamında kullanılırken, "am" sözcüğü bir seneye yakın ya da biraz eksik süreleri anlatmak için kullanılır. Demek ki Nuh aleyhisselam, bin yıldan yaklaşık 50 sene eksik, yani 950 yıldan fazla ama 951 yıldan az kalmıştır.
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik, onların arasında bin seneden elli yıl eksik kaldı (öğüt verdi, dinlemediler), sonunda haksızlık etmekte olan insanları Tufan yakaladı.
Benzer Ayetler
Müminun
23:28
Skor: 49
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
فَاِذَا اسْتَوَيْتَ اَنْتَ وَمَنْ مَعَكَ عَلَى الْفُلْكِ فَقُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي نَجّٰينَا مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Ardından sen ve beraberinde bulunanlar gemiye yerleşir yerleşmez deyin ki: "Zalim kavimden bizi kurtaran Allah'a sonsuz hamdü senalar olsun!"
Hud
11:36
Skor: 49
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاُو۫حِيَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ يُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا يَفْعَلُونَۚ
Derken Nuh'a şöyle vahyettik: "Şu kesin ki, daha önce inanmış olanlar dışında bundan böyle toplumundan kimse bana inanmayacak: Artık, onların yapa geldikleri şeylerden dolayı sakın üzüleyim deme!
Hud
11:37
Skor: 49
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا وَلَا تُخَاطِبْن۪ي فِي الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ
Bizim rehberliğimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi inşa et ve (bundan böyle) sakın kendisini harcayan kimseler hakkında Bana başvurma! Şu kesin: onlar boğulacaklar.
Necm
53:45
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ
Yine erkek ve dişi çiftleri yaratan da kesinlikle O'dur;
Necm
53:46
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ
(rahme) atıldığı zaman, bir meni damlasından...
Necm
53:47
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاَنَّ عَلَيْهِ النَّشْاَةَ الْاُخْرٰىۙ
Ve elbet öteki (hayatı) yaratmak da O'na düşer.
Necm
53:48
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ
Yine elbet zengin eden de O'dur, sınırlayan da O.
Necm
53:49
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ
Ve Şi'ra yıldızının Rabbi de kesinlikle O'dur.
Necm
53:50
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَاَنَّـهُٓ اَهْلَكَ عَاداًۨ الْاُو۫لٰىۙ
Ve elbet O helak etmiştir kadim Ad'ı,
Necm
53:51
Skor: 44
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: nuh,zulüm,ilim
وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْـقٰىۙ
ve Semid'u; geriye onlardan hiçbir iz bırakmadı.