Ali İmran 3:46
Cüz: 3 | Sayfa: 55
وَيُكَلِّمُ النَّاسَ فِي الْمَهْدِ وَكَهْلاً وَمِنَ الصَّالِح۪ينَ
Ve yukellimun nase fil mehdi ve kehlen ve mines salihin.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#musa
Mealler
Mustafa İslamoğlu
O beşikte ve erişkin iken insanlara konuşacak; ve salihlerden biri olacak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve nasa kelam söyleyecek: hem beşikte hem yetişkin iken, hem de salihinden.
Diyanet İşleri
"O, beşikte de, yetişkin çağında da insanlarla konuşacak, salihlerden olacaktır."
Mehmet Okuyan
O, beşikte de yetişkinliğinde de insanlara konuşacak ve iyilerden (olacak).[1]
Dipnot 1
Bu ayet Meryem 19:29. ayetle birlikte okunmalıdır. Buradaki mesaj Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne gelip konuşması değil, normal hayatının ileri dönemindeki konuşmasıyla ilgilidir.
Suat Yıldırım
Beşiğinde de, yetişkinliğinde de insanlara hitap edip onlarla konuşacak, salih insanlardan olacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, hem beşikte iken hem yetişkinliğinde insanlarla konuşacak, hem de iyilerdendir.
Muhammed Esed
Ve o, (çocuk,) insanlarla hem beşikte iken, hem de yetişkin bir adam olarak konuşacak; dürüst ve erdemli kişilerden olacak."
Yaşar Nuri Öztürk
"Beşikte ve yetişkin çağında insanlarla konuşacaktır. Barışa ve hayra yönelik iş yapanlardandır."
Süleymaniye Vakfı
Beşikte iken de yetişkin iken de insanlarla konuşacak[1] ve iyi kimselerden olacaktır."[2]
Dipnot 1
Maide 5/110, Meryem 19/29-33.
Dipnot 2
Bunlar, İsa aleyhisselamın sahip olduğu özelliklerdir.
Süleyman Ateş
"Beşikte ve yetişkinlikte insanlara konuşacak ve iyilerden olacaktır."
Benzer Ayetler
Araf
7:35
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Ey Ademoğulları! Size aranızdan benim mesajlarımı ileten elçiler geldiğinde, her kim sorumluluk bilinciyle hareket eder ve kendini düzeltirse, onlar gelecek kaygısı taşımayacak ve geçmişte yaptıkları için üzüntü duymayacaklar.
Enbiya
21:88
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ
Bunun ardından Biz de onun yakarışını kabul ettik ve onu içine düştüğü sıkıntıdan kurtardık: işte Biz, inanıp güvenenleri böyle kurtarırız.
Mümin
40:69
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ يُجَادِلُونَ ف۪ٓي اٰيَاتِ اللّٰهِۜ اَنّٰى يُصْرَفُونَۚۛ
Baksana Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşan şu tiplere: (tasavvurları) kendilerini hakikatten nasıl da uzaklaştırıyor.
Araf
7:97
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتاً وَهُمْ نَٓائِمُونَۜ
Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?
Hac
22:29
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَت۪يقِ
En sonunda, zorunlu yasaklara son verip kirlerini gidersinler; adaklarını yerine getirsinler ve bu Özgürlük Evi'ni tavaf etsinler.
Fussilet
41:25
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟
Zira onların başına güdümüne girecekleri yoldaşlar musallat ettik; bunlar, önlerinde olanı da arkalarında kalanı da kendilerine süslü gösterdiler; işte böylece, kendilerinden önce gelip geçmiş olan görünür görünmez varlıklardan nice topluluklar hakkındaki vaad onlar için de gerçekleşmiş oldu: şüphe yok ki onlar, daima kaybeden taraf oldular.
Araf
7:98
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَوَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ
Ya da, (sözkonusu) ülkelerin insanları azabımızın gündüz gözüyle onlar (hayat) oyununu oynarken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?
Hac
22:33
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
لَكُمْ ف۪يهَا مَنَافِـعُ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّـهَٓا اِلَى الْبَيْتِ الْعَت۪يقِ۟
(Sarıldığınız) bu semboller sonu yasayla belirlenmiş bir süre doluncaya kadar size yarar sağlamayı sürdürür; nihayet bu sembollerin gösterdiği güzergahı izleyenin varış yeri bu Özgürlük Mabedi olacaktır.
Fussilet
41:51
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
وَاِذَٓا اَنْعَمْنَا عَلَى الْاِنْسَانِ اَعْرَضَ وَنَاٰ بِجَانِبِه۪ۚ وَاِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ فَذُو دُعَٓاءٍ عَر۪يضٍ
Ne zaman insana nimetlerimizi bahşetsek yüz çevirir ve yan çizer; ne zaman da başına bir musibet gelse, başlar yalvar yakar uzun uzadıya dualar okumaya.
Araf
7:100
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: musa
اَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِ اَهْلِهَٓا اَنْ لَوْ نَشَٓاءُ اَصَبْنَاهُمْ بِذُنُوبِهِمْۚ وَنَطْبَعُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
Artık önce gelip geçmiş (uygarlıkların) ardından yeryüzünün (medeniyet) mirasına konanlar için şu gerçek ortaya çıkmış olmuyor mu: Eğer istersek, günahları yüzünden onları da hedefe koyabiliriz; üstelik kalplerine mühür basarız da, onlar artık (gerçeği) işitmez olurlar.