Sebe 34:52
Cüz: 22 | Sayfa: 433
وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ
Ve kalu amenna bih, ve enna lehumut tenavuşu min mekanin baid.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar (o zaman) "Biz ona inandık!" diye haykırırlar. Ama bunca uzak mesafeden (kurtuluşa) zahmetsizce ulaşmak nasıl ve nereden mümkün olacak?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve "iyman ettik ona" demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede?
Diyanet İşleri
(Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?
Mehmet Okuyan
"Ona inandık!" demişlerdir. Ama uzak bir yerden (imana) ulaşmak onlar için nasıl mümkün olur ki![1]
Dipnot 1
Zamanında gerçekleştirilmeyen imanın fayda vermeyeceğiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.
Suat Yıldırım
İş işten geçtikten sonra "Peygambere inandık." demektedirler; ama uzak yerden, ta dünyadan imanı nasıl alabilsinler?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve: "O'na iman ettik!" demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede?
Muhammed Esed
ve (görsen, nasıl) "Biz (şimdi) ona inandık!" diye yalvarırlar fakat nasıl bu kadar uzaktan (kurtuluşa) ere(ceklerini ümit ede)bilirler?
Yaşar Nuri Öztürk
"Ona inandık!" dediler. Ama nasıl mümkün olur onlar için imana ulaşmak o uzak yerden!
Süleymaniye Vakfı
O zaman "Ona (Kur'an'a) iman ettik!" derler ama onlara göre çok uzak bir yerde kalan imana ulaşmaları nasıl mümkün olur!
Süleyman Ateş
"Ona inandık" demektedirler, ama uzak yerden (ta dünyadan imanı) nasıl alabilsinler?