SQ SemanticQuran

Yasin 36:39

Cüz: 23 | Sayfa: 441
وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَد۪يمِ
Vel kamere kaddernahu menazile hatta adekel urcunil kadim.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Aya da sonunda kuru ve eğri bir hurma dalı haline gelinceye kadar farklı evreler takdir ettik:
Elmalılı Hamdi Yazır
Aya da; menzil menzil ona miktarlar biçmişizdir, nihayet dönmüş eski urcun gibi olmuştur
Diyanet İşleri
Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.
Mehmet Okuyan
Aya da eski bir hurma dalı gibi oluncaya kadar[1] birtakım evreler belirledik.[2]
Dipnot 1
Burada ayın yörüngeleri, eski bir hurma dalına benzetilmektedir ki bunda muhteşem bir mesaj ve benzetme vardır. Bu benzetmede çok önemli üç konu yer almaktadır: Eski hurma dalı gün geçtikçe incelir; inceldikçe eğrilir; eğrildikçe de sararır. Ay da aynen öyle. Ay sonuna doğru "hilal hâli"ni alırken gün geçtikçe incelir; inceldikçe eğrilir; eğrildikçe de sararır. Elmalılı'nın dediği gibi, bu durum aynı zamanda ayın dünyanın etrafında kavisli olarak hareket ettiği yörüngenin bir hattını da göstermektedir.
Dipnot 2
Benzer bir mesaj için bkz. Yûnus 10:5.
Suat Yıldırım
Ay için de birtakım safhalar, duraklar tayin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hale gelir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Aya da; ona da bir takım menziller tayin etmişizdir, nihayet dönmüş (dolanmış) eğri bir hurma dalı gibi olmuştur.
Muhammed Esed
ve ay(da da bir işaret vardır ki) Biz onu, kuru ve eğik bir hurma dalını andırır hale gelinceye kadar çeşitli safhalardan geçirdik:
Yaşar Nuri Öztürk
Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.
Süleymaniye Vakfı
Ay'ı da kurumuş bir hurma salkımı sapı gibi olana kadar menzil menzil /evre evre[1] ölçülendirdik.
Dipnot 1
İki ayette aya nur denmiştir (Yunus 10/5, Nuh 71/16). Nur'a 'ışık' ve 'ışığı yansıtan' anlamları verilebilir. Furkan 25/61'deki "ışığı yansıtan ay" (قَمَرًا مُّنِيرًا) ifadesi o iki ayetteki nur kelimelerinin de bu anlamda olduğunu gösterir. Güneş "ısı ve ışık yayan bir kandil" (Nebe 78/13) olduğu için ay, ışığını ondan alır. Bu ayette geçen menazil, menzilin çoğuludur. "Menzil", iniş yeri demektir. Ay'ın menzil menzil /evre evre ölçülendirilmesi, Güneşten alıp yansıttığı ışığın her evrede değişmesidir. Ayetteki "kuru hurma salkımı sapı" sözü ise hilal görüntüsünü ifade eder. Ay, bu evreden sonra, birkaç gün çıplak gözle görülemez. Kameri ay hesabı, güneşin batmasının ardından batan hilal ile başlar. Ayın her gün şekil değiştirmesi onu, gökyüzündeki takvim gibi yapar. Yoksa ay, her zaman aynıdır. Onu farklı gösteren, üzerine inen ışıklardır.
Süleyman Ateş
Aya da konaklar tayin ettik. Nihayet o, eski urcun(hurma salkımının sapın)a benzer bir hale geldi.