Saffat 37:145
Cüz: 23 | Sayfa: 450
فَنَبَذْنَاهُ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ سَق۪يمٌۚ
Fe nebeznahu bil arai ve huve sakim.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Sonunda Biz onu bitkin bir halde ıssız ve çorak bir kıyıya çıkarttık;
Elmalılı Hamdi Yazır
Hemen biz onu alana attık hasta idi
Diyanet İşleri
Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.
Mehmet Okuyan
Hâlsiz bir vaziyette onu kıyıya çıkarmıştık.
Suat Yıldırım
Derken Biz onu ağaçsız çıplak bir sahile attık, o bitkin bir halde idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hemen Biz onu hasta bir halde bir alana çıkardık,
Muhammed Esed
ama biz o'nu manevi çöküntü/iç huzursuzluğu içinde ıssız bir kıyıya çıkarttık,
Yaşar Nuri Öztürk
Bir süre sonra onu, çıplak araziye attık. Hastalanmıştı.
Süleymaniye Vakfı
Sonra onu, hasta haldeyken çıplak bir alana attık[1].
Dipnot 1
Enbiya 21/88. Aynı olay Tevrat / Yunus 2:10 pasajında da anlatılmaktadır.
Süleyman Ateş
(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti, biz de) Onu hasta bir halde ağaçsız, çıplak bir yere attık.