Ahkaf 46:22
Cüz: 26 | Sayfa: 504
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ اٰلِهَتِنَاۚ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ
Kalu eci'tena li te'fikena an alihetina, fe'tina bi ma teıduna in kunte mines sadikin.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Onlar da: "Sen bizi ilahlarımızdan soğutmak için mi geldin? Eğer sözüne sadıksan, haydi tehdit ettiğin şeyi getir!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen, dediler: bizi ma'budlarımızdan çevirmek için mi geldin bize? Haydi getir! O bize va'd edib durduğun azabı sadıklardan isen.
Diyanet İşleri
Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir" dediler.
Mehmet Okuyan
(Kavmi) "Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin?[1] Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize (başımıza) getir!"[2] demişti.
Dipnot 1
Burada geçen [te'fike] fiili "çevirmek", "döndürmek", "alıkoymak", "vazgeçirmek", "soğutmak" gibi anlamlar içermekte, inkarcı taklitçilerin atalar dininden ayrılmama kararlılığını içermektedir. Benzer mesajlar: A‘râf 7:70; Yûnus 10:78.
Dipnot 2
Benzer mesajlar: A‘râf 7:70, 77; Enfâl 8:32; Hûd 11:32; ‘Ankebût 29:29.
Suat Yıldırım
Onlar: "Sen bizi tanrılarımızdan vazgeçirmeye mi geldin! Haydi, iddianda tutarlı isen, geleceğini bildirerek bizi tehdit ettiğin azabı başımıza getir bakalım!" dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi geldin bize? Haydi getir bize, o tehdit edip durduğun o azabı; eğer doğru söyleyenlerden isen!" dediler.
Muhammed Esed
Onlar, "Sen," dediler, "Bizi tanrılarımızdan soğutup vazgeçirmek için mi geldin? Öyleyse, eğer hakikat erbabı isen, bizi tehdit edip durduğun şu (akibeti) gerçekleştir bakalım!"
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Sen bizi, tanrılarımızdan yüz geri etmek için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi ortaya getir."
Süleymaniye Vakfı
Onlar şöyle dediler: "Sen bizi ilahlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen haydi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir[1]!"
Dipnot 1
A'raf 7/70, Hud 11/53.
Süleyman Ateş
Dediler: "Sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi geldin? Doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin şeyi bize getir."