SQ SemanticQuran

Tur 52:19

Cüz: 27 | Sayfa: 523
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ
Kulu veşrebu henien bi ma kuntum ta'melune.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
(ve onlara diyecek ki): "Vaktiyle yapmış olduğunuz şeylere bir karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeyin için, afiyetler olsun çalıştığınız için
Diyanet İşleri
(19-20) Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.
Mehmet Okuyan
(19, 20) (Onlara) "Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!" (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız.[1]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.
Suat Yıldırım
(19-20) Ve onlara denilir ki: "Dünyada yaptığınız güzel davranışlardan ötürü: "Yiyin, için, afiyetler olsun!" Onlar sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Kendilerine temiz ve güzel hurileri de eş yaparız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yaptıklarınıza karşılık yeyin, için, afiyetler olsun,
Muhammed Esed
(Ve onlara:) "Yapmış olduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için,
Yaşar Nuri Öztürk
"Yapıp ettiklerinizin karşılığı olarak afiyetle yiyin, için!
Süleymaniye Vakfı
(Onlara şöyle denecek:) "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için![1]"
Dipnot 1
Hakka 69/19-24, Mürselat 77/41-44.
Süleyman Ateş
"Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için;"