SQ SemanticQuran

Tur 52:24

Cüz: 27 | Sayfa: 523
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ۬ مَكْنُونٌ
Ve yetufu aleyhim gılmanun lehum ke ennehum lu'luun meknunun.
Ahiret (2/5)
#ölüm

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ve kendileri için hazırlanmış ebedi bir gençlik ve tazelik onları hiç terk etmeyecek; tıpkı kabuklarının içinde saklanmış inciler gibi olacaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bırıl bırıl da üzerlerine döner kendilerine mahsus hizmetciler, sanki sadeflerinde saklı inciler
Diyanet İşleri
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
Mehmet Okuyan
Saklı inci gibi kendilerine ait gençler (servis için) etraflarında dolaşacaklar.
Suat Yıldırım
Etraflarında kendi hizmetlerine tahsis edilmiş, sedef içinde saklı inci gibi pırıl pırıl civanlar dolaşır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine ait hizmetçiler, sanki sedef içinde saklı inciler gibi onların etrafında pırıl pırıl dönerler.
Muhammed Esed
Ve onları (ölümsüz) gençlikler bekleyecek, (sanki) kendi kendilerinin (çocuklarıymış gibi), kabuklarının içinde saklanan inciler gibi (saf ve temiz).
Yaşar Nuri Öztürk
Çevrelerinde, kendilerine özgülenmiş genç uşaklar dolaşır; sanki sedeflerinde saklı inciler.
Süleymaniye Vakfı
Kendi çocukları çevrelerinde dolaşır; onlar sanki kabuğunda saklı birer incidirler.
Süleyman Ateş
Çevrelerinde de kendilerine mahsus, sedef içinde saklı inci gibi civanlar dolaşır (hizmet eder).

Benzer Ayetler

Kıyame 75:30
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ‌۟
o gün sürüklenip götürülüş Rabbine doğrudur.
İnsan 76:1
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
هَلْ اَتٰى عَلَى الْاِنْسَانِ ح۪ينٌ مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْـٔاً مَذْكُوراً
İnsanın üzerinden, o tarih sahnesine çıkıncaya (kadar), tüm zamanlar içinden belirsiz ve uzun bir süre geçmemiş miydi (ki), henüz o (bu süre zarfında) anılmaya değer bir varlık bile değildi?
Enbiya 21:34
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
(Ey Peygamber!) Biz, senden önce yaşamış hiçbir insana ölümsüzlük bahşetmedik. Hem sanki sen öleceksin de, onlar ebediyyen yaşayacaklar mı?
Ahzab 33:18
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
قَدْ يَعْلَمُ اللّٰهُ الْمُعَوِّق۪ينَ مِنْكُمْ وَالْقَٓائِل۪ينَ لِاِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ اِلَيْنَاۚ وَلَا يَأْتُونَ الْبَأْسَ اِلَّا قَل۪يلاًۙ
Doğrusu Allah içinizden (başkalarını savaştan) caydıranları da, kendileri muharebeye çok az katıldıkları halde "Haydi, katılın bize!" diyenleri de çok iyi bilir.
İnsan 76:19
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤ۬اً مَنْثُوراً
Kendilerine kalıcı gençlik iksiri servisi yapılacak. Sen o (cennetlik)leri göreceğin zaman, sanki saçılmış tarifsiz inciler sanacaksın;
Kasas 28:15
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ
Ve (Musa) halkından bir kısmının gaflete daldığı bir zamanda kente girdi ve orada iki adamı birbirleriyle kavga ederken buldu. Bunlardan biri kendi halkına, diğeri düşman tarafına mensuptu. Derken kendi halkından olan, düşmanca mensup olana karşı ondan yardım istedi. Yerinden fırlayan Musa ona bir yumruk vurdu ve hesabını gördü. (Fakat kendine geldiğinde) "Bu Şeytan'ın işi!" dedi, "Çünkü o, kişiyi yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır."
Mürselat 77:1
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفاًۙ
Şahit olsun birbiri ardınca gönderilen (bu vahiyler)!
Nebe 78:9
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتاًۙ
ve uykunuzu ölüm (sembolü) kıldık;
Zariyat 51:4
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
فَالْمُقَسِّمَاتِ اَمْراًۙ
ve emr(-i ilahiyi hayata) paylaştıran (vahiy) şahit olsun!
Naziat 79:5
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
فَالْمُدَبِّرَاتِ اَمْراًۢ
Derken, onların peşinden işlerini yoluna koyan artçılar!