SQ SemanticQuran

Kamer 54:43

Cüz: 27 | Sayfa: 529
اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَـكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ
E kuffarukum hayrun min ulaikum em lekum beraetun fiz zubur.
Ahiret (3/5) Bilim / Bilgi / Akıl (2/5)
#ahiret #inkar #azap #hikmet

Mealler

Mustafa İslamoğlu
İmdi, sizin kafirleriniz şu bahsi geçenlerden daha mı değerlidir; yoksa silinmez sayfalarda dokunulmaz olduğunuz mu kayıtlı?
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin kafirleriniz onlardan hayırlı mı? Yoksa sizin için kitablarda bir beraet mi var?
Diyanet İşleri
(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
Mehmet Okuyan
Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı iyidir? Yoksa sizin için kitaplarda (azaptan) uzak olma (bilgisi) mi var!
Suat Yıldırım
Şimdi söyleyin (ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı güçlüdür! Yoksa ilahi kitaplarda sizin ebedi olan ahirette kurtulacağınıza dair berat senedi mi var?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sizin kafirleriniz onlardan hayırlı mı? Yoksa (önceki) kitaplarda sizin için bir beraat (kararı) mı var?
Muhammed Esed
Öyleyse, (şimdi) sizden hakikati inkar edenler diğerlerinden daha mı iyidirler; yoksa (kadim ilahi) hikmet belgelerinde sizin için dokunulmazlık (sözü) mü verildi?
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin kafirleriniz, ötekilerden hayırlı mı? Yoksa zübürlerinde/kutsallaştırılmış hizip kitaplarında sizin için bir beraat/dokunulmazlık mı var?
Süleymaniye Vakfı
(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan iyi mi[1]? Yoksa zeburlarda[2] /kitaplarda sizin lehinize bir beraat /aklanma kararı mı var!
Dipnot 1
Duhan 44/37.
Dipnot 2
Zeburlar diye meal verdiğimiz ez-Zübür =الزُّبر, zebur'un çoğuludur, hikmet dolu kitaplar anlamındadır (ez-Zeccac, Meani'l-Kur'an ve İ'rabuhu). Al-i İmran 3/81'de bütün nebilere kitap ve hikmet verildiği açıklandığı için bu ayetteki 'zübür'ün, hikmet dolu kitaplar dışında bir anlamı olamaz. Kelime, Şuara 26/196, Fatır 35/25 ve Kamer 54/43'te aynı anlamı ifade etmektedir. Bu zeburlardan biri de Davut aleyhisselama verilmiştir (Nisa 4/163, İsra 17/55). Zebur, Davut aleyhisselama verilen kitabın özel ismi olmadığı için ez-Zebur şeklinde geçmemektedir. Kelime, ez-Zebur şeklinde elif lamlı olarak sadece Enbiya 21/105'te geçer ve Davut aleyhisselam da dahil bütün nebilere verilen kitapları ifade eder.
Süleyman Ateş
Şimdi sizin kafirleriniz, ötekilerinizden hayırlı mı? Yoksa Kitaplarda sizin için bir beraet (inkarınızdan dolayı size sorumsuzluk) mu var?

Benzer Ayetler

Enfal 8:67
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
مَا كَانَ لِنَبِيٍّ اَنْ يَكُونَ لَـهُٓ اَسْرٰى حَتّٰى يُثْخِنَ فِي الْاَرْضِۜ تُر۪يدُونَ عَرَضَ الدُّنْيَاۗ وَاللّٰهُ يُر۪يدُ الْاٰخِرَةَۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
Kıran kırana gerçekleşmiş sıcak bir savaş sonucu olmadıkça bir peygambere esir almak yakışmaz. Sizler bu dünyanın geçici değerlerini istiyorsunuz; ama Allah (sizin için daha yüce bir değer olan) ahireti istiyor: zira Allah iradesinde pek yüce, işinde hikmetli olandır.
Bakara 2:90
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
بِئْسَمَا اشْتَرَوْا بِه۪ٓ اَنْفُسَهُمْ اَنْ يَكْفُرُوا بِمَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بَغْياً اَنْ يُنَزِّلَ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۚ فَبَٓاؤُ۫ بِغَضَبٍ عَلٰى غَضَبٍۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
Allah'ın indirdiği vahyi kulları arasından istediğine bahşetmesini kıskanmaları ve indirdiği vahyi inkar ederek kişiliklerini satmaları ne fena şey! İşte bunun üzerine (dünyada) katmerli bir gazaba uğradılar: İnkar edenler için (ahirette de) alçaltıcı bir azap vardır.
Hadid 57:20
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَراًّ ثُمَّ يَكُونُ حُطَاماًۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
İyi bilin ki (tek başına) bu dünya hayatı bir oyun ve oynaştan, albenili bir gösteri ve birbirinize karşı övünme yarışından, mal ve evlat çoğaltma hırsından ibaret olurdu. Bu (tiplerin sonu) şu yağmur meseline benzer: O (yağmurun) yeşerttikleri, çiftçileri/nankörleri pek sevindirir; sonrar kurur ve sen onu sararmış görürsün; en sonunda toz toprak olur. Ama ahirette (böyle olmayacak). Ya şiddetli bir mahrumiyet veya Allah'tan bir mağfiret ve hoşnutluk olacak: Zira (tek başına) bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir tatmin aracından başka bir şey değildir.
Sad 38:16
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ
İşte onlar, "Rabbimiz! Bizim hesabımızı Hesap Günü'nden önce, hemen şimdi kes!" diye (alay ederler).
Mümtehine 60:13
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَوَلَّوْا قَوْماً غَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَـئِسُوا مِنَ الْاٰخِرَةِ كَمَا يَـئِسَ الْكُفَّارُ مِنْ اَصْحَابِ الْقُبُورِ
Siz ey iman edenler! Allah'ın gazabına uğrayan bir topluma gönülden dostluk beslemeyin! Onlar ahiretten, tıpkı kabir ehli arasına karışan kafirlerin ümit kestiği gibi ümit kesmişlerdir.
Tegabun 64:5
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَـفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Daha önceden inkara gömülüp gidenlerin haberi size gelmedi mi? Onlar da yaptıklarının kötü sonuçlarını (daha burada) tattılar; bir de (ötede) onları can yakıcı bir mahrumiyet beklemektedir.
Secde 32:21
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنَ الْعَذَابِ الْاَدْنٰى دُونَ الْعَذَابِ الْاَكْبَرِ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ
Ama onlara, daha büyük mahrumiyeti tattırmadan önce daha yakın (dünya) mahrumiyetini kısmet elbette tattıracağız; umulur ki (yol yakınken) dönerler.
Maide 5:80
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
تَرٰى كَث۪يراً مِنْهُمْ يَتَوَلَّوْنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ لَبِئْسَ مَا قَدَّمَتْ لَهُمْ اَنْفُسُهُمْ اَنْ سَخِطَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَفِي الْعَذَابِ هُمْ خَالِدُونَ
Onlardan bir çoğunu küfre saplananlarla sarmaş-dolaş görürsün. Ayartıcı benliklerin kendilerine telkin ettiği şey öylesine kötüdür ki, Allah'ın hışmına uğramışlardır; ve onlar azaba mahkum olacaklardır.
Nahl 16:106
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
مَنْ كَفَرَ بِاللّٰهِ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِه۪ٓ اِلَّا مَنْ اُكْرِهَ وَقَلْبُهُ مُطْمَئِنٌّ بِالْا۪يمَانِ وَلٰكِنْ مَنْ شَرَحَ بِالْكُفْرِ صَدْراً فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِنَ اللّٰهِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ
İman ettikten sonra Allah'ı inkar eden kimseye gelince: -(ki) bu kalbi imanla tatmin bulmuş olduğu halde baskı altında görünüşte inkar eden kimse değil, ve fakat kalbini küfre bile isteye açan kimsedir- işte böyleleri Allah'ın rahmetinden dışlanacaklar, dahası (ahirette) onları korkunç bir azap bekleyecektir.
Taha 20:127
Skor: 28
Kat: 1 | Tag: 3
وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى
İşte Biz de, haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine güvenip inanmayan kimseleri böyle cezalandırırız; hele bir de ahiret azabı var ki, o çok daha şiddetli ve çok daha kalıcıdır.