Vakıa 56:19
Cüz: 27 | Sayfa: 534
لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ
La yusaddeune anha ve la yunzifun.
Ahiret
(2/5)
Yaratılış / Deliller
(2/5)
#cennet
#yer
Mealler
Mustafa İslamoğlu
ne baş döndürür ne de sarhoş eder.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevale
Diyanet İşleri
(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
Mehmet Okuyan
O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.
Suat Yıldırım
Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.
Muhammed Esed
ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)
Yaşar Nuri Öztürk
Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.
Süleymaniye Vakfı
İçtikleri şeyden dolayı ne başları ağrıtılacak ne de sarhoş olacaklar[1].
Dipnot 1
Saffat 37/47, Muhammed 47/15, Tur 52/23.
Süleyman Ateş
(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
Benzer Ayetler
Vakıa
56:21
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ
Ve canlarının çektiğinden tarifsiz lezzette kuş etleri...
Zariyat
51:22
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
وَفِي السَّمَٓاءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ
Gökyüzünde ise (maddi manevi) rızkınızın ve size vaad edilen şeylerin (kaynağı) vardır:
Fussilet
41:31
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَـه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ
Biz bu dünya hayatında sizin dostunuzuz, ahirette de öyle. Orada size canınız ne çekiyorsa o var, orada siz ne arzu ediyorsanız o sizin;
Enam
6:141
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفاً اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهاً وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا تُسْرِفُواۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ
Ve O'dur insan eliyle yetiştirilen ve kendi başına yetişen bahçeleri bağları, hurmagilleri, çeşit çeşit ürün veren tarlaları, biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı zeytingilleri ve narı var eden. Her biri ürün verdiğinde ürünlerinden yiyin ve hasat günü (yoksullara) haklarını verin; fakat israf etmeyin: Unutmayın ki O israfçıları sevmez.
Müddessir
74:41
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
عَنِ الْمُجْرِم۪ينَۙ
günahı hayat tarzı edinenlere:
Naziat
79:40
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ
Ama Rabbinin yüce makamından korkan ve kendini nefsine (kulluktan) alıkoyan kimseler var ya:
Naziat
79:41
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ
işte onların varacağı yer de Cennet'dir.
Mutaffifin
83:26
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
خِتَامُهُ مِسْكٌۜ وَف۪ي ذٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ الْمُتَنَافِسُونَۜ
o, içenin ağzında misk kokusu bırakacak; işte bu nedenle yarışmak isteyenler, artık bu uğurda yarışsınlar!
Kehf
18:108
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
خَالِد۪ينَ ف۪يهَا لَا يَبْغُونَ عَنْهَا حِوَلاً
Orada sürekli kalacaklar; oradan asla ayrılmak istemeyecekler.
Yasin
36:34
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: cennet
وَجَعَلْنَا ف۪يهَا جَنَّاتٍ مِنْ نَخ۪يلٍ وَاَعْنَابٍ وَفَجَّرْنَا ف۪يهَا مِنَ الْعُيُونِۙ
Orada hurmalıkları ve üzüm bağlarını Biz var ettik; yine orada su gözelerini Biz çağlattık;