SQ SemanticQuran

Vakıa 56:22

Cüz: 27 | Sayfa: 534
وَحُورٌ ع۪ينٌۙ
Ve hurun inun.
Ahiret (2/5) Sosyal Yaşam / Aile (2/5)
#saat #eşler

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ve kusursuz bakışlı temiz eşler;
Elmalılı Hamdi Yazır
Huri ıyn
Diyanet İşleri
(22-23) Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
Mehmet Okuyan
(22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir).[1]
Dipnot 1
Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.
Suat Yıldırım
(22-23) Ve gün görmemiş saklı inciler gibi güzel eşler...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
iri gözlü huriler,
Muhammed Esed
Ve en güzel gözlü saf ve temiz eşler (yanlarında olacak),
Yaşar Nuri Öztürk
Ve genç kadınlar, iri ve siyah gözlü.
Süleymaniye Vakfı
Bir de ceylan gözlü huriler[1] (dolaşacak)[2].
Dipnot 1
Huriler, cennete giden kadının ve erkeğin yakın çevresinde olan dişi hizmetçilerdir. Vücutları, kabuğunda saklı inciler gibi örtülü olan, gözlerini hizmet ettikleri kişilerin üzerinden ayırmayan huriler (Saffat 37/48-49, Rahman 55/56,72; Vakıa 56/22-23), ilk kez cennette yaratılmış olacak (Vakıa 56/36), üst seviyede hizmet sunacak ve birbirleriyle aynı yaşta olacaklardır (Nebe 78/33). Hurilerle ilgili olarak Duhan 44/54 ve Tur 52/20'de geçen "(وَزَوَّجْنَاهُم بِحُورٍعِينٍ) "Ceylan gözlü hurileri onların yanına vermiş oluruz." ifadesindeki "zevvece" fiilinden dolayı hurilerin, cennete giden erkeklere odalık veya eş olarak verileceği iddia edilir ama ayete bu anlamı vermek hem bağlam hem gramer açısından yanlıştır. Çünkü "onlar" zamiri ile işaret edilen "önde olanlar"ın içinde hem erkekler hem de kadınlar vardır (Duhan 44/51, Tur 52/17). "Zevvece (زوج)" fiili, tek mef'ul /nesne alırsa "birbirini tamamlayan iki şeyi birleştirme" (Şura 42/49-50); iki nesne alır da ikinci nesne, fiile doğrudan bağlanırsa "evlendirme" anlamına gelir (Ahzab 33/37). Ama ikinci nesne fiile, huriler kelimesinden önceki "ba (بِ)" harfi gibi harf-i cer ile bağlanırsa "onun çok yakına alınması" anlamını ifade eder (Müfredat). Bu sebeple ayetlerde geçen "Ceylan gözlü hurileri onların yanına vermiş oluruz." ifadesinin tek anlamı, hurilerin yakın hizmetçiler yapılacağıdır.
Dipnot 2
Bu ayetin bir önceki dipnotunda anlatıldığı gibi huriler, cennetteki erkeklere verilecek eşler değil, kadın ve erkek ayrımı olmadan cennete giden tüm insan ve cinlere (Rahman 55/72-74) hizmet edecek dişi varlıklardır. Bu nedenle, bu ayetteki "huriler" sözcüğü ancak 17. ayetteki dolaşma fiilinin faili olan "vildan" yani "erkek hizmetçiler" sözcüğüne ma'tuf olur. Arap dili açısından da doğru olan budur.
Süleyman Ateş
İri gözlü huriler,

Benzer Ayetler

Yusuf 12:63
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
فَلَمَّا رَجَعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يهِمْ قَالُوا يَٓا اَبَانَا مُنِـعَ مِنَّا الْكَيْلُ فَاَرْسِلْ مَعَنَٓا اَخَانَا نَكْتَلْ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
Sonunda babalarının yanına dönerek (olan biteni haber verdiler ve) "Ey babamız!" dediler, "(Bünyamin olmadan) bize bir ölçek dahi verilmeyecek. İşte bu yüzden kardeşimizi bizimle birlikte gönder de payımızı alalım. Bir de, onu koruyacağımızdan en ufak kuşkun olmasın!"
Araf 7:189
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهَاۚ فَلَمَّا تَغَشّٰيهَا حَمَلَتْ حَمْلاً خَف۪يفاً فَمَرَّتْ بِه۪ۚ فَلَمَّٓا اَثْقَلَتْ دَعَوَا اللّٰهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ اٰتَيْتَنَا صَالِحاً لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ
O'dur sizi bir tek candan yaratan ve kendisine ilgi duysun diye ona kendi cinsinden eşini var eden. Gün gelip o eşine sarılınca, (önce) eş hafif bir yük yüklenir ve o yükü bir süre taşır. Ardından yük ağırlaşınca eşler Rableri olan Allah'a: "Eğer bize eli ayağı düzgün, kusursuz bir çocuk bahşedersen; söz, Sana şükreden kimselerden olacağız!" diye yakarırlar.
Şura 42:11
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجاًۚ يَذْرَؤُ۬كُمْ ف۪يهِۜ لَيْسَ كَمِثْلِه۪ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْبَص۪يرُ
O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. Nasıl ki hayvanları çiftler halinde yaratmışsa, size de kendi türünüzden eşler vermiştir; ve sizi bu sayede çoğaltmaktadır. (Ama) hiçbir şey O'na benzemez; ve O her şeyi işiten, her şeyi görendir.
Bakara 2:234
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجاً يَتَرَبَّصْنَ بِاَنْفُسِهِنَّ اَرْبَعَةَ اَشْهُرٍ وَعَشْراًۚ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ بِالْمَعْرُوفِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ
İçinizden ölen kimselerin geriye bıraktığı eşler dört ay on gün kendilerini gözetlesinler. Bu süreyi tamamladıklarında kendileri için gerekli olan şeyleri meşru olmak kaydıyla yapmalarında size herhangi bir vebal yoktur. Ve Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Saffat 37:49
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ
sanki kumda gizlenmiş deve kuşu yumurtaları gibi kusursuz...
Vakıa 56:34
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَفُرُشٍ مَرْفُوعَةٍۜ
Ve yüksek döşekler...
Vakıa 56:35
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اِنَّٓا اَنْشَأْنَاهُنَّ اِنْشَٓاءًۙ
Çünkü Biz onları yepyeni bir yaratılışla inşa edeceğiz,
Mücadele 58:2
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اَلَّذ۪ينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَٓائِهِمْ مَا هُنَّ اُمَّهَاتِهِمْۜ اِنْ اُمَّهَاتُهُمْ اِلَّا الّٰٓئ۪ وَلَدْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَيَقُولُونَ مُنْكَراً مِنَ الْقَوْلِ وَزُوراًۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ
İçinizden "Sen bana annem kadar haramsın" diyerek eşlerinden ayrılanlara gelince: o kadınlar asla anneleri olamaz; onların anneleri yalnızca kendilerini doğuranlardır; ve şüphesiz onlar mantıksız, dahası düzme-koşma bir laf söylüyorlar: ama şüphe yok ki Allah, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.
Tegabun 64:14
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُواًّ لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Siz ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar var. Her ne kadar affedici, hoşgörülü ve bağışlayıcı olsanız da, yine de onlara karşı dikkatli olun! Fakat bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Tahrim 66:3
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ
Hani, bir gün Peygamber eşlerinden birini bir hadiseden (dolayı) sırrına ortak etmişti; fakat eşi bu sırrı ifşa edip Allah da onu (Peygamber'e) bildirince, (Peygamber) o hadisenin bir kısımını (diğer eşine) de anlatmış, ama bir kısmından hiç söz etmemişti. Nihayet (Peygamber sır tutmayan) eşine yaptığı (yanlışı) bildirince, "Bunu sana kim haber verdi?" demişti. (Peygamber de), "Her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan haber verdi" diye cevap vermişti.