Nisa 4:13
Cüz: 4 | Sayfa: 78
تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
Tilke hududullah. Ve men yutııllahe ve resulehu yudhılhu cennatin tecri min tahtihal enharu halidine fiha. Ve zalikel fevzul azim.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bütün bunlar Allah tarafından çizilen sınırlardır. Kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, Allah onları içerisinde yerleşip kalacakları zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyar; işte muhteşem kazanç da budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bütün bu ahkam Allahın kesdiği hududdur, ve her kim Allah ve Resulüne itaat ederse Allah onu altından ırmaklar akar cennetlere koyar, içlerinde ebedi kalmak üzre onları, bu ise o fevzi azimdir
Diyanet İşleri
İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Mehmet Okuyan
İşte şu(nlar), Allah'ın (koyduğu) sınırlarıdır.[1] Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse, (Allah) onu, içinde ebedî kalıcılar olarak altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.[2]
Dipnot 1
Kur'an'da 14 kez geçen ve hepsi de Medine dönemi surelerinde yer alan [hudûd] sözcüğü [hadd] kelimesinin çoğuludur ve "sınırlar" manasına gelmektedir. Bu kelime Yüce Allah'a nispet edilerek [hudûdüllâh] yani "Allah'ın sınırları" manasında O'nun belirlediği hükümlerin sınırlarını ifade etmektedir.
Dipnot 2
Yüce Allah'a ve Elçisine itaatle ilgili olarak Kur'an'da çeşitli ayetler yer almakta ve konunun önemine dikkat çekilmiş olmaktadır. Her kim bağlam gereği miras konularında, genelde ise bütün emirleri ve yasakları bağlamında Yüce Allah'a ve mesajları ileten Elçisine gönülden itaat ederse, Allah onu altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetlere koyacağını müjdelemektedir. Kur'an'da cennetlerin altlarından ırmaklar akacağını bildiren pek çok ayetin yer aldığını hatırlatmak gerekir.
Suat Yıldırım
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse Allah onu, içinden ırmaklar akan cennetlere ebedi kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı da budur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bütün bu hükümler, Allah'ın çizdiği sınırlardır. Her kim Allah'a ve O'nun peygamberine itaat ederse, Allah onu içlerinde sonsuza dek oturmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bu ise büyük kurtuluştur!
Muhammed Esed
Bunlar Allah tarafından konulan sınırlardır. Kim Allah'a ve Elçisi'ne tabi olursa, Allah onu, mesken olarak içinden ırmaklar akan hasbahçelere koyacaktır; bu büyük bir mazhariyettir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve onun resulüne itaat ederse Allah onu, altından nehirler akan cennetlere, orada sürekli kalıcılar halinde, sokar. İşte bu, en büyük başarıdır.
Süleymaniye Vakfı
Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Her kim Allah'a ve resulüne /elçinin getirdiğine[1] gönülden boyun eğerse Allah onları, ölümsüz olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İşte bu, büyük başarıdır.[2]
Dipnot 1
Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir. (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadesinde asıl vurgu ayetleredir (Maide 5/67, Nahl 16/35).
Dipnot 2
Maide 5/119, En'am 6/16, Tevbe 9/72, 88-89, 100, Casiye 45/30, Fetih 48/4-5, Hadid 57/12, Saf 61/12, Teğabun 64/9, Buruc 85/11.
Süleyman Ateş
Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine ita'at ederse Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur.