Haşr 59:24
Cüz: 28 | Sayfa: 547
هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰىۜ يُسَبِّـحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Huvallahul halikul bariul musavviru lehul esmaul husna, yusebbihu lehu ma fis semavati vel ard ve huvel azizul hakim.
Ahiret
(2/5)
Tarih / Kıssalar
(2/5)
Bilim / Bilgi / Akıl
(2/5)
#musa
#saat
#hikmet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
O Allah'tır; mutlak yaratıcıdır, var ettiğinin ilk örneklerini yaratandır, yarattığı ilk örneklere suret giydirendir. En güzel nitelikler ve tüm mükemmellikler Allah'a mahsustur: Göklerde ve yerde olan her şey O'nun adına hareket eder: zira O'dur her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet eden.
Elmalılı Hamdi Yazır
O öyle Allah ki halık, bari, müsavvir o, en güzel isimler (Esma-i hüsna) onun, bütün Göklerdeki ve yerdeki ona tesbih eder, o öyle aziz, öyle hakimdir.
Diyanet İşleri
O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah'tır. Güzel isimler O'nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mehmet Okuyan
O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren, en güzel isimler sadece kendisine ait olan Allah'tır.[1] Göklerde ve yerde olanlar O'nu tesbih eder (yüceltir). O, güçlüdür, doğru hüküm verendir.[2]
Dipnot 1
[Esmâ-i Husnâ] "en güzel isimler"le ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:180; İsrâ 17:110; Tâhâ 20:8.
Dipnot 2
Benzer mesajlar: Bakara 2:255; Al-i İmrân 3:2, 26-27; En‘âm 6:101-103; Nûr 24:35; Şûrâ 42:11; İhlâs 112:1-4. Yüce Allah'ın birkaç örnek hariç sıfatları arasında bağlaç kullanılmamasının sebebi O'nun doğru anlaşılması ve sıfatlarının birbiriyle bağlantılı olmasıdır.
Suat Yıldırım
Allah o gerçek İlahtır ki halık'tır, bari'dir, musavvir'dir. Hasılı, en güzel isimler ve vasıflar O'nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O'nu tesbih ve tenzih eder. O, azizdir, hakimdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O'nu tesbih ederler. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.
Muhammed Esed
O, Allah'tır, Yaratıcı, bütün özlere ve görüntülere şekil veren Yapıcı!
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'tır O! Haalik, Bari', Musavvir'dir O! En güzel isimler/Esmaül Hüsna O'nundur. Göklerde ne var, yerde ne varsa O'nu tespih eder. Aziz'dir O, Hakim'dir.
Süleymaniye Vakfı
O Allah; yaratan[1], her yarattığını farklı yaratan[2] ve kendine özgü şeklini belirleyendir[3]. En güzel özellikler[4] onundur[5]. Göklerde ve yerde ne varsa onu tesbih etmekte /ona boyun eğmektedir[6]. O, daima üstün ve bütün kararları doğru olandır.
Dipnot 1
En'am 6/102, Zümer 39/62, Mü'min 40/62.
Dipnot 2
Ber' (برأ) kökünden türeyen bir kelime Allah için kullanılınca "bir şeyin özünü ve şeklini diğer varlıklardan farklı yaratma" anlamında olur (Lisanu'l Arab). Allah'ın isimlerinden olan el-Bari' bu yönüyle el-Halık'tan farklıdır. İnsan insana, bitki bitkiye, hayvan hayvana benzer ama hepsi de birbirinden farklı yaratılmıştır (Bakara 2/54, Hadid 57/22).
Dipnot 3
El-Musavvir (المصور) özel şekli belirleyen yani özgünleştiren anlamındadır. Bu özel şekil, herkesin anlayabileceği biçimde olabileceği gibi belli kişilerin anlayabileceği biçimde de olabilir (Müfredat). Al-i İmran 3/6.
Dipnot 4
"Özellik" diye meal verdiğimiz kelime "isim"dir. Çünkü Arapçada isim, bir şeyi tanımlayan, neye yaradığını gösteren ve akılda tutmaya yarayan sözdür (Müfredat). Türkçe'de isim, bu anlamı içermediği için meale "özellik" olarak yazdık (Bakara 2/31).
Dipnot 5
A'raf 7/180, İsra 17/110-111, Taha 20/8.
Dipnot 6
Haşr 59/1.
Süleyman Ateş
O, yaratan, var eden, (varlığa getirdiklerine) biçim veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O'nun ululuğunu anarlar. O, aziz (mutlak galip), hakim (hükümdar, herşeyi hikmetle yapan)dır.
Benzer Ayetler
Nisa
4:24
Skor: 40
Kat: 3 | Tag: 3 | Güçlü: musa
وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ النِّسَٓاءِ اِلَّا مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۚ كِتَابَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْۘ وَاُحِلَّ لَكُمْ مَا وَرَٓاءَ ذٰلِكُمْ اَنْ تَبْتَغُوا بِاَمْوَالِكُمْ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَۜ فَمَا اسْتَمْتَعْتُمْ بِه۪ مِنْهُنَّ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ فَر۪يضَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪يمَا تَرَاضَيْتُمْ بِه۪ مِنْ بَعْدِ الْفَر۪يضَةِۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماً
Meşru şekilde hakkını vererek sahip olduklarınızın dışında, bütün evli kadınlar (da haramdır). Bu Allah'ın size talimatıdır. Bunların dışındakilerin tümü, mal varlığınızdan bir kısmını vererek istemeniz, gayr-ı meşru bir ilişkiyle değil de evlilik bağı yoluyla almak şartıyla size helaldir. Kendilerinden yararlandığınız kadınlara mehirlerini bir yükümlülük olarak tastamam verin! Bu yükümlülüğün tesbitinden sonra, başka bir şey üzerinde uzlaşmanızda sizin için bir sorumluluk yoktur. Kuşku yok ki Allah her şeyi bilendir, her hükmünde tam isabet edendir.
Zuhruf
43:36
Skor: 40
Kat: 3 | Tag: 3 | Güçlü: musa
وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَاناً فَهُوَ لَهُ قَر۪ينٌ
Kim Rahman'ın uyarı dolu mesajına kusurlu bir gözle bakarsa, ona bir tür şeytani (öteki kişilik) musallat ederiz de, kendisi onun uydusu haline gelir;
Zümer
39:5
Skor: 40
Kat: 3 | Tag: 3 | Güçlü: musa
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۚ يُكَوِّرُ الَّيْلَ عَلَى النَّهَارِ وَيُكَوِّرُ النَّهَارَ عَلَى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَۜ كُلٌّ يَجْر۪ي لِاَجَلٍ مُسَمًّىۜ اَلَا هُوَ الْعَز۪يزُ الْغَفَّارُ
O gökleri ve yeri gerçek bir amaçla yaratmıştır; o geceyi gündüzün başına sarar, gündüzü de gecenin başına sarar; yine O, her biri kendi mecrasında belirli bir süreye kadar akıp gidecek olan güneşi ve ayı da bir yasaya bağlamıştır. Değil mi ki, sadece O mutlak üstün ve yüce olandır, tekrar tekrar bağışlayandır.
Ankebut
29:53
Skor: 35
Kat: 3 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِۜ وَلَوْلَٓا اَجَلٌ مُسَمًّى لَجَٓاءَهُمُ الْعَذَابُۜ وَلَيَأْتِيَنَّهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ
Ve onlar, sana (meydan okuyarak) azabı çabuklaştırmanı istiyorlar; eğer belirlenmiş (yasaya uygun) bir sürece olmamış olsaydı, azap onların başına derhal gelirdi: yine de o, onlar hiç farkında değilken ansızın mutlaka çıkagelecek.
Bakara
2:240
Skor: 35
Kat: 3 | Tag: 3 | Güçlü: musa
وَالَّذ۪ينَ يُتَوَفَّوْنَ مِنْكُمْ وَيَذَرُونَ اَزْوَاجاًۚ وَصِيَّةً لِاَزْوَاجِهِمْ مَتَاعاً اِلَى الْحَوْلِ غَيْرَ اِخْرَاجٍۚ فَاِنْ خَرَجْنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ ف۪ي مَا فَعَلْنَ ف۪ٓي اَنْفُسِهِنَّ مِنْ مَعْرُوفٍۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
İçinizden biri ölür de geride eşler bırakırsa, dul eşlerine, kendi evlerinden çıkarılmaksızın bir yıllık geçimlik vasiyet etsinler! Eğer onlar kendiliklerinden çıkarlarsa, size onların kendileri hakkında aldıkları makul kararları uygulamalarından dolayı bir vebal yoktur. Ve Allah her işinde mükemmeldir, her hükmünde tam isabet edendir.
Kehf
18:21
Skor: 35
Kat: 3 | Tag: 3 | Güçlü: musa
وَكَذٰلِكَ اَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُٓوا اَنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَاَنَّ السَّاعَةَ لَا رَيْبَ ف۪يهَاۚ اِذْ يَتَنَازَعُونَ بَيْنَهُمْ اَمْرَهُمْ فَقَالُوا ابْنُوا عَلَيْهِمْ بُنْيَاناًۜ رَبُّهُمْ اَعْلَمُ بِهِمْۜ قَالَ الَّذ۪ينَ غَلَبُوا عَلٰٓى اَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِمْ مَسْجِداً
İşte bu yöntemle onların hikayesini (insanlara) aktardık ki, Allah'ın vaadinin bütünüyle gerçek olduğunu ve Son Saat'in gelip çatacağından kuşku duyulmaması gerektiğini bilip fark etsinler. O zamanlar, (işin bu yanını bırakıp) onların eylemini aralarında tartışmaya başladılar. Onlardan bir kısmı "Onların hatırasına anıtsal bir kitabe dikin; onların gerçek konumunu Rableri daha iyi bilir" dediler. Onların yönetimini ellerine geçirmiş olan egemen sınıfa mensup berikiler ise "(Kararımız) kesindir: onların üzerine ille de bir mabed yapılacaktır!" dediler.
Cuma
62:3
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Üstelik henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var. Mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.
Enbiya
21:49
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَلَّذ۪ينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ بِالْغَيْبِ وَهُمْ مِنَ السَّاعَةِ مُشْفِقُونَ
onlar ki, idrak sınırını aşan bir hakikat olsa da Rablerinden korkarlar; yine onlar (görürcesine inandıkları) Son Saat'ten dolayı titrerler.
Kalem
68:10
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَلَا تُطِـعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَه۪ينٍۙ
Ve sen, (çiğneyeceğini bile bile) ağız dolusu söz veren hiçbir alçağa da boyun eğme!
Kalem
68:11
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: musa
هَمَّازٍ مَشَّٓاءٍ بِنَم۪يمٍۙ
Arkadan çekiştirmek için mekik dokuyan arabozucuya (da)!