Cuma 62:5
Cüz: 28 | Sayfa: 552
مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَاراًۜ بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ
Meselullezine hummilut tevrate summe lem yahmiluha ke meselil hımari yahmilu esfara, bi'se meselul kavmillezine kezzebu bi ayatillah, vallahu la yehdil kavmez zalimin.
Istenmeyen
(3/5)
Bilim / Bilgi / Akıl
(2/5)
#inkar
#zulüm
#ilim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Tevrat'ı taşıma sorumluluğu kendilerine verilip de sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyenlerin durumu, kitaplar yüklenmiş (fakat sırtındakinin değerinden bihaber olan) eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan toplumun temsil ettiği şey ne kötüdür! Ve Allah zalim bir topluma rehberliğini bahşetmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kendilerine Tevrat yükletilen sonra onu hamil olmıyan kişilerin meseli, cildlerle kitab taşıyan eşeğin haline benzer, Allahın ayetlerini tekzib eden kavmın meseli ne çirkin! Allah zalimler güruhunu doğru yola çıkarmaz.
Diyanet İşleri
Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Mehmet Okuyan
Kendilerine Tevrat'ı taşıma sorumluluğu verilip de onu taşımayanların örneği, kitaplar taşıyan eşeğin örneği gibidir.[1] Allah'ın ayetlerini yalanlamış olan toplumun örneği ne kötüdür! Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.
Dipnot 1
Burada vahyi anlayıp hayata taşımayanlar, ne taşıdığından habersiz bir şekilde vahiylerden oluşan kitabı yüklenen eşeğe benzetilmektedir. Ayette eleştirilen şey eşekler değil, ne yaptığından habersiz olup sorumluluğunu yerine getirmeyenlerdir.
Suat Yıldırım
Tevratın mesajını ulaştırma ve onu uygulama yükümlülüğünü kabul ettikleri halde, sonra bu yükümlülüğü yerine getirmeyenler, tıpkı ciltlerle kitap taşıyan merkebe benzer. Allah'ın ayetlerini yalan sayan kimselerin düştükleri durum ne feci! Allah böylesi zalim güruhu hidayet etmez, emellerine ulaştırmaz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin haline benzer. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun durumu ne çirkin! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola çıkarmaz.
Muhammed Esed
Tevrat'ın yükü ile onurlandırılmış iken bu yükü taşıyamamış olanların durumu, sırtına kitaplar yüklenmiş (ama onlardan habersiz bulunan) merkebin durumuna benzer. Allah'ın mesajlarını yalanlamaya şartlanmış olanların durumu ne acıdır, çünkü Allah rehberliğini böyle zalim bir halka ihsan etmez!
Yaşar Nuri Öztürk
Sırtlarına Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kutsal kitap parçaları taşıyan eşeğin durumuna benzer. Allah'ın ayetlerini yalanlayan topluluğun vücut verdiği örnek ne kötüdür! Allah, zulme sapmış bir topluluğu doğruya ve güzele ulaştırmaz.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine Tevrat'a uyma görevi yüklenen sonra yüklendikleri o görevi yapmayanların[1] durumu, hakikatleri açığa çıkaran kitapları[2] taşıyan eşeğin durumu gibidir[3]. Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılan bu topluluk ne kötü örnektir! Allah, yanlışlar içinde olan topluluğu yola getirmez.
Dipnot 1
Tevrat'a uyanlar, kendi kitaplarında müjdelenen elçiye ve onunla indirilen kitaba yani Kur'an'a hemen inanır (Maide 5/83-84). Uymayanlar ise Bakara 2/75-79, 89, 100-101 ayetlerinde belirtildiği gibi kendi kitaplarını görmezden gelmiş olurlar.
Dipnot 2
"Hakikatleri açığa çıkaran kitaplar" diye meal verilen kelime sifr (السِّفْرُ)'in çoğulu (أسفار)'dır (Müfredat). Tevrat'ın bölümlerinden her birine de sifr denir (DİA, Sifr md).
Dipnot 3
Bu ayetin, Yakup aleyhisselamın oğullarından Yisahar ve onun soyundan gelen kabile hakkında Tevrat'ta yapılan şu benzetmeyle ilişkili olduğu anlaşılmaktadır: "Yisahar, heybeler arasında uzanan, kalın kemikli bir eşektir" (Yaratılış 49:14). Bu benzetmede eşeğin kalın kemikli olması onun üzerine ağır yükler yükleneceğini, iki heybe arasında uzanması ise onun dinlenirken dahi sırtındaki yükü indirmeden durduğunu, işini tamamlamadığı sürece istese de yükünü üzerinden atamayacağını gösterir (Sforno). Yisahar kabilesi, Tora öğrenimi konusunda ünlenmiştir ve Tora uzmanları da gece gündüz demeden öğrenimlerini sadık bir şekilde sürdürürler (Şaare Aaron). Yaratılış 49:15 pasajında Yisahar'ın hamallık için boynunu uzatacağı ve gönüllü bir hizmetkar olacağı yazılmıştır. Bu sözler, Yisahar'ın, 'Tora'nın boyunduruğunu kabul etme ve halkın manevi hazinesini geliştirme' şeklindeki manevi görevini yansıtır (Rashi). Buna göre, Yisahar kabilesinin görevini yerine getirmesi için, öğrendiklerini uygulayıp bunu halka da öğretmesi gereklidir. Eğer bu görevi yerine getirmezlerse görevlerini tamamlayamayacak ve bu yüzden de sırtlarındaki yükten asla kurtulamayacaklardır. Bu yükün ne olduğu konusunda 15. pasajın Saadya Gaon tefsirinde şu bilgiler bulunur: "İsrailoğullarını tarihlerinde yaptıkları ahide bağlı kalmayı davet eden Kur'an, Yahudilere Allah'ın peygamberleri aracılığıyla bildirdiklerine sahip çıkma, onları gizlememe ve gereğini yerine getirme taahhütlerini hatırlatmıştır (bk. Al-i İmran Suresi 3/81, 187). Ancak Tevrat'ı yüklenen yani onunla yükümlü kılınan Yahudiler, bu sözlerini hatırlamak istememişler; fakat bu yükümlülüğü inkar edemedikleri için de Tevrat bir "yük" olarak üzerlerinde kalmıştır. Bu yük, omuzlarında taşıdıkları bir "sorumluluk"tan ziyade sırtlarında taşıdıkları bir "ağırlık" halinde kaldığı için, Cuma Suresi 5. ayette sırtında koca koca kitaplar taşıdığı halde onların sadece maddi ağırlığı altında ezilen ama kendisiyle bu kitapların içeriği arasında bir bağ kurma yeteneğine sahip olmayan "eşek" şeklinde oldukça ağır bir benzetme yapılmıştır." (Tefsir'ut Tevrat bi'l-Arabiyye -Tevrat (Tora) Tefsiri 1. Cilt, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları:112, İstanbul, 2018) Bu Kur'an ayeti de eşek benzetmesi üzerinden Tevrat ile tasdik ilişkisi kurmakta ve Yahudilere de Tevrat'ta yazılı bulunan gelecek kitaba/elçiye inanma ve bunu halka öğretme görevlerini hatırlatmaktadır.
Süleyman Ateş
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayan(onun buyruklarını tutmayan)ların durumu, Kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür. Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Benzer Ayetler
Kehf
18:29
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْيُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْيَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِم۪ينَ نَاراًۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاۜ وَاِنْ يَسْتَغ۪يثُوا يُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَۜ بِئْسَ الشَّرَابُۜ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقاً
Ve de ki: "Mutlak hakikate (atıf olan bu mesaj) Rabbimizdendir: Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin!" İşin gerçeği Biz, (nefislerine kıyan) o zalimler için kendilerini kat kat sarıp sarmalayacak bir ateş hazırladık; öyle ki, onlar susayıp da su istediklerinde, suratlarını kavuran yanık yağ tortusu gibi bir su sunulur: ne berbat bir içecektir o ve ne fena bir makamdır orası...
Şuara
26:10
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ
Hani bir zamanlar Rabbin Musa'ya şöyle nida etmişti: "Şu zalimler güruhuna git;
İsra
17:59
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً
Bizim mucizeler göndermemize yalnızca önceki toplumların onları yalanlamış olmaları engel oldu. Nitekim Semud'a (risaletin) görünür bir delili olarak dişi deveyi vermiştik, fakat temsil ettiği gerçeği inkar yoluyla ona zulmettiler; zaten Biz bu tür mucizevi delilleri, yalnızca korkutarak uyarma amacıyla göndeririz.
Yunus
10:39
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُح۪يطُوا بِعِلْمِه۪ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْو۪يلُهُۜ كَذٰلِكَ كَذَّبَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الظَّالِم۪ينَ
Fakat hayır, aksine onlar özünü kavramaktan aciz kaldıkları, üstelik o mesajın ayrıntılı açıklaması da (henüz) kendilerine ulaşmamışken yalanlamayı tercih ettiler. Onlardan öncekiler de işte böylesi bir yalanlamaya yeltenmişlerdi; fakat (onların akıbetini merak ediyorsan), dön de zalimlerin sonunun ne olduğuna bir bak!
İbrahim
14:14
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ
onların ardından (boşalan) yere sizi yerleştireceğiz." İşte bu (son), Benim makamımdan ve tehdidimden korkan kimselere hastır.
İsra
17:99
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُمْ وَجَعَلَ لَهُمْ اَجَلاً لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ فَاَبَى الظَّالِمُونَ اِلَّا كُفُوراً
Gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, onları kendi suretleri üzere yeniden yaratacak gücü sahip olduğunu, yine onlar için bir gün sona ereceğinde hiçbir kuşku bulunmayan sınırlı bir süre takdir etmiş bulunduğunu nasıl görmezler? Fakat şu da var ki, zalimler, zirvesine ulaştıkları nankörlükten başka her (iyi) şeyden yüz çevirirler.
Saffat
37:82
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَ
nihayet (inkarda direnen) diğerlerini boğulmaya terk ettik.
Nur
24:50
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
اَف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَمِ ارْتَابُٓوا اَمْ يَخَافُونَ اَنْ يَح۪يفَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۜ بَلْ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ۟
(Şimdi sen söyle ey bu hitabın muhatabı!) Bunların kalplerinde mi bir hastalık var, yoksa kuşkuya mı kapılıyorlar!? Yahut da Allah'ın, dolayısıyla O'nun Rasulü'nün kendilerine haksızlık yapmasından mı korkuyorlar!? Hayır, aksine asıl kendileri haksızlık yapmaktadırlar.
İbrahim
14:13
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ
Sonunda inkarda direnenler peygamberlerine (iki seçeneğiniz var) dediler: "Ya sizi yurdumuzdan sürüp çıkarırız, veya bizim inanç sistemimize dönersiniz!" Bunun ardından Rableri kendilerine şöyle vahyetti: "Zalimleri kesinlikle helak edeceğiz;
Zümer
39:32
Skor: 43
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: zulüm,ilim
فَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنْ كَذَبَ عَلَى اللّٰهِ وَكَذَّبَ بِالصِّدْقِ اِذْ جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ
Allah hakkında yalan söyleyen ve ayağına kadar geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç inkarda ısrar edenler için cehennemde yer bulunmaz mı?