SQ SemanticQuran

Mülk 67:17

Cüz: 29 | Sayfa: 562
اَمْ اَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَٓاءِ اَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباًۜ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذ۪يرِ
Em emintum men fis semai en yursile aleykum hasıba fe se ta'lemune keyfe nezir.
Ahiret (2/5)
#ölüm

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Veya gökte olanın, sizin ürezinize bir bela kasırgası salmayacağından emin misiniz? Artık uyarım nasıl olurmuş, o zaman anlayacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa emin misiniz o Semadekinden; üzerinize bir mermiler yağdırıcı gönderivermesinden? O vakıt bilirsiniz ki nasılmış inzarım?
Diyanet İşleri
Yahut göktekinin, üzerinize taş yağdıran rüzgar göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? O zaman, uyarım nasılmış bileceksiniz!
Mehmet Okuyan
Yoksa gökte (de) olan zatın üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Uyarımın nasıl olduğunu ileride anlayacaksınız.
Suat Yıldırım
Yahut O'nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? Fakat bu tehdidimin ne demek olduğunu yakında öğrenirsiniz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksa siz gökte olanın üzerinize mermiler yağdıran birini göndermesinden güvencede misiniz? O zaman tehdidimin nasıl olduğunu bilirsiniz!
Muhammed Esed
Yahut, O Gökteki'nin, Benim uyarımın ne kadar (doğru) olduğunu size gösterecek olan ölümcül bir kasırgayı üstünüze salmayacağından emin olabilir misiniz?
Yaşar Nuri Öztürk
O göktekinin, çakıl taşları taşıyan bir rüzgarı üzerinize salmayacağından emin misiniz? O zaman bileceksiniz nasılmış uyarım!
Süleymaniye Vakfı
Ya da gökte olanın, başınıza taş toprak savuran bir kasırga göndermesine karşı güvende misiniz[1]? Uyarılarım neymiş, yakında öğrenirsiniz.
Dipnot 1
A'raf 7/97-99, İsra 17/68.
Süleyman Ateş
Yoksa siz, gökte olanın, üzerine taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? (O zaman) tehdidimin nasıl olduğunu bileceksiniz.

Benzer Ayetler

Nahl 16:32
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Bunlar, meleklerin "Selam sizlere!.. Yapmış olduklarınızdan dolayı girin cennete!.." diyerek canlarını tertemizken aldığı kimseler olacak.
Nuh 71:3
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاتَّقُوهُ وَاَط۪يعُونِۙ
(Uyarım şu): "Yalnız Allah'a kulluk edin ve O'na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; dahası bana uyun ki,
Taha 20:55
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَف۪يهَا نُع۪يدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً اُخْرٰى
Biz sizi (topraktan) yarattık, yine ona döndüreceğiz; ve oradan bir kez daha çıkaracağız.
Kaf 50:40
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَمِنَ الَّيْلِ فَسَبِّحْهُ وَاَدْبَارَ السُّجُودِ
yine geceleri ve secdelerin ardından O'nun aşkın olan zatını an!
Cin 72:23
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
اِلَّا بَلَاغاً مِنَ اللّٰهِ وَرِسَالَاتِه۪ۜ وَمَنْ يَعْصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۜ
tabi ki eğer, Allah'tan gelen görevi ve O'nun mesajlarını iletmemiş olsaydım... Artık kim Allah'a ve Elçi'sine karşı gelirse, iyi bilsin ki onun payına içinde ebedi kalacağı Cehennem düşecektir.
Ahzab 33:65
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَداًۚ لَا يَجِدُونَ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراًۚ
Onlar orada ebediyen kalacaklar: ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklar.
Müddessir 74:25
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
اِنْ هٰذَٓا اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِۜ
bu sadece ölümlü bir insan sözüdür.
Bakara 2:28
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتاً فَاَحْيَاكُمْۚ ثُمَّ يُم۪يتُكُمْ ثُمَّ يُحْي۪يكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Cansızken size hayat bahşeden, ardından sizi öldürecek ve ondan sonra da diriltecek olan, en sonunda sizi kendisine döndürecek olan Allah'a karşı nasıl olur da nankörlük yaparsınız?
Müddessir 74:28
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
لَا تُبْق۪ي وَلَا تَذَرُۚ
O ne (diri) bırakır, ne de (ölüme) terk eder;
Furkan 25:7
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: ölüm
وَقَالُوا مَالِ هٰذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْش۪ي فِي الْاَسْوَاقِۜ لَوْلَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذ۪يراًۙ
Yine: "Bu nasıl elçi böyle? Yiyip içiyor, çarşıda pazarda dolaşıyor! Ona bir melek indirilseydi de beraberinde o da uyarıp dursaydı ya!