Hâkka 69:19
Cüz: 29 | Sayfa: 566
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ
Fe emma men utiye kitabehu bi yeminihi fe yekulu haumukreu kitabiyeh.
Bilim / Bilgi / Akıl
(3/5)
#akıl_bilgi
#ilim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Karnesi sağ tarafından verilen kimseye gelince... O (sevinçle) şakıyacak: "Hey millet! Alın işte, okuyun karnemi!
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte o vakıt kitabına sağıyle irdirilmiş olan kimse der ki: ha alın okuyun kitabımı
Diyanet İşleri
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"
Mehmet Okuyan
Kitabı kendisine sağından verilen kişiye gelince,[1] o şöyle diyecektir: "Alın, işte kitabımı (amel defterimi) okuyun![2]
Dipnot 1
Bu konuyla ilgili ayetlerde geçen "sağın halkı" ifadesi, İsrâ 17:71, Hâkka 69:19 ve İnşikâk 84:7'de belirtildiği gibi mahşerde amel defteri kendisine sağdan verilecek iyi kişiler; "solun halkı" ise Hâkka 69:25 ve İnşikâk 84:10'da verilen bilgiler gereği bu defter kendisine sol ve arka taraftan verilecek kötü kişiler demektir.
Dipnot 2
Hâkka suresinin 19, 20, 25, 26, 28 ve 29. ayetlerinin sonlarında yer alan [kitâbiyeh, hısâbiyeh, mâliyeh] ve [sultâniyeh] kelimelerinin sonundaki [he,] "hâ-i sekte" olarak bilinir. Bu, bir zamir değildir. Bu nedenle de harekeli değil, [cezim]li yazılmakta ve okunmaktadır. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:259; En‘âm 6:90; Kâri‘a 101:10.
Suat Yıldırım
Hesap defteri sağ tarafından verilen neşelenir ve: "İşte defterim! Buyurun okuyun, inceleyin!"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
işte o zaman, kitabı sağından verilen der: "Alın okuyun kitabımı!
Muhammed Esed
Sicili sağ eline tutuşturulan, haykıracak: "Gelin, hepiniz gelin! Şu sicilimi okuyun!
Yaşar Nuri Öztürk
Öz kitabı sağından verilen: "İşte kitabım, okuyun!" der.
Süleymaniye Vakfı
Amel defteri sağından verilen kişi[1] şöyle der: "İşte alın, okuyun defterimi!
Dipnot 1
Amel defteri sağından verilenlerin hepsi cennete gider ve oranın nimetlerinden yararlanırlar (İsra 17/71, Vakıa 56/27, 90-91, Müddessir 74/39-40, İnşikak 84/7-9). Ancak hepsi aynı konumda olmazlar. Allah, kendi yolunda malı ve canıyla elinden geleni yapanları, özürsüz olarak oturup kalanlarla bir tutmayacak, vereceği büyük bir ödülle diğerlerinden üstün kılacaktır (Nisa 4/95-96, İsra 17/21).
Süleyman Ateş
Kitabı sağından verilen: "Alın Kitabımı okuyun" der.
Benzer Ayetler
Maide
5:109
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
يَوْمَ يَجْمَعُ اللّٰهُ الرُّسُلَ فَيَقُولُ مَاذَٓا اُجِبْتُمْۜ قَالُوا لَا عِلْمَ لَنَاۜ اِنَّكَ اَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ
Allah bütün peygamberleri topladığı gün, onlara "Size ne cevap verildi?" deye soracak. Onlar, "Bizim bir bilgimiz yok, yaratılmışların idrakini aşan her şeyi tümüyle bilen yalnız Sensin!" diyecekler.
Rum
30:59
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
كَذٰلِكَ يَطْبَعُ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِ الَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَ
Allah (hakikatin) bilgisine sırt çevirenlerin kalplerini işte böyle mühürler.
Enam
6:140
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهاً بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟
Gerçekte hüsrana uğrayan kimseler, cehaletleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak bağışladıklarını Allah'a iftara olan (hurafelerle) haram kılanlardır: Onlar sapmışlardır ve doğru yolu da bulamamışlardır.
Müminun
23:63
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
بَلْ قُلُوبُهُمْ ف۪ي غَمْرَةٍ مِنْ هٰذَا وَلَهُمْ اَعْمَالٌ مِنْ دُونِ ذٰلِكَ هُمْ لَهَا عَامِلُونَ
Fakat kalpleri, bu (ilahi kayıt işlemine) karşı derin bir gaflet içinde olanlar da (var). İşte onlar, bundan daha aşağılık işler de çeviriyorlar: bunlar da o yolda çabalayıp giderler;
Yusuf
12:92
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَالَ لَا تَثْر۪يبَ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَۜ يَغْفِرُ اللّٰهُ لَكُمْۘ وَهُوَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ
"Bugün sizi kınayıp ayıplama yok!" dedi (Yusuf); "Allah sizi affeder, zira O merhametlilerin en merhametlisidir.
Kaf
50:17
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
اِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَم۪ينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَع۪يدٌ
(Zıt kutuplarda) konuşlanmış olan o iki (unsur), sağdan ve soldan karşı karşıya geldiği zaman
Ali İmran
3:61
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
فَمَنْ حَٓاجَّكَ ف۪يهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ فَقُلْ تَعَالَوْا نَدْعُ اَبْنَٓاءَنَا وَاَبْنَٓاءَكُمْ وَنِسَٓاءَنَا وَنِسَٓاءَكُمْ وَاَنْفُسَنَا وَاَنْفُسَكُمْ ثُمَّ نَبْتَهِلْ فَنَجْعَلْ لَعْنَتَ اللّٰهِ عَلَى الْكَاذِب۪ينَ
Sana gelen (bu) bilgiden sonra, bu konuda seninla tartışanlara de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizimkileri ve sizinkileri çağıralım; sona canı gönülden yalvaralım ve Allah'ın lanetinin yalan söyleyenler üzerine olmasını dileyelim.
Hicr
15:53
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ
"Çekinmenize gerek yok" dediler, "çünkü biz sana bilge bir oğlan çocuğu müjdelemek amacıyla geldik."
Neml
27:15
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْماًۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي فَضَّلَنَا عَلٰى كَث۪يرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu, Davud'a ve Süleyman'a da ilim vermiştik; o ikisi "Bütün hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur!" demişlerdi.
Neml
27:40
Skor: 35
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: akıl_bilgi,ilim
قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِراًّ عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ
Kendisinde vahiyden bir bilgi bulunan kimse "Ben" dedi, "sana onu gözünü açıp kapayıncaya kadar getiririm!" Derken, onu önünde kurulu bir biçimde görünce dedi ki: "Rabbimizin mahza bir lütfu bu; şükür mü nankörlük mü edeceğim diye beni sınıyor. Oysa ki şükreden kendi iyiliği için şükretmiş olur. Ama kim de nankörlük ederse, iyi bilsin ki Rabbim kendi kendine yetendir, (mahlukata karşı da) sınırsız cömerttir."