Hâkka 69:22
Cüz: 29 | Sayfa: 566
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
Fi cennetin aliyeh.
Ahiret
(2/5)
#cennet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
yüce bir cennette;
Elmalılı Hamdi Yazır
Yüksek bir Cennettedir
Diyanet İşleri
Yüksek bir cennettedir.
Mehmet Okuyan
(21, 22, 23) Artık o (kişi), meyveleri sarkmış hâlde olan yüksek bir cennette memnun olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Suat Yıldırım
Çok güzel ve pek kıymetli cennet bahçelerindedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yüksek bir cennettedir.
Muhammed Esed
yüce bir cennette,
Yaşar Nuri Öztürk
Yüksek bir bahçe içindedir.
Süleymaniye Vakfı
Yüce bir cennette /bahçededir[1].
Dipnot 1
Ğaşiye 88/8-10.
Süleyman Ateş
Yüksek bir bahçede.
Benzer Ayetler
Ahkaf
46:16
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
İşte bunlar, yaptıklarının en iyilerini kabul edip kötülüklerinin de üstünü çizeceğimiz kimselerdir: Verilmiş olan söze sadakatin bir gereği olarak, cennet ehli arasındaki yerlerini alacaklar.
Nahl
16:32
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ عَلَيْكُمُۙ ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Bunlar, meleklerin "Selam sizlere!.. Yapmış olduklarınızdan dolayı girin cennete!.." diyerek canlarını tertemizken aldığı kimseler olacak.
Kehf
18:31
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَاباً خُضْراً مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَّكِـ۪ٔينَ ف۪يهَا عَلَى الْاَرَٓائِكِۜ نِعْمَ الثَّوَابُۜ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقاً۟
İşte ayaklarının altından ırmakların çağladığı ve mutluluğun üretildiği merkezler olan cennetleri böyleleri için hazırladık. Orada onlara altın künyeler-bilezikler takılacak; dahası ince ve kalın ipekten sırmalı yeşil elbiseler giyerek oradaki tahtlarına kurulacaklar: Ne güzel bir ödül ve ne hoş bir makamdır orası...
Hâkka
69:23
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
hemen yakınında (amellerinin) meyveleri.
Rum
30:43
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ
Haydi, Allah tarafından (takdir edilmiş) geri çevrilmesi imkansız gün gelmezden önce yüzünü doğru ve asıl dine çevir! İşte o gün herkes hak ettiği yere yerleşir.
Hâkka
69:24
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ
(Kendilerine) "Bu günler için geçmişte peşinen takdim ettiklerinize karşılık yiyin, için, afiyet olsun!" (denilecek).
Sebe
34:16
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ
Ne var ki onlar yüz çevirdiler. İşte bu yüzden Biz onların üzerine (barajlarını) yıkan şiddetli bir sel gönderdik ve o iki has bahçeyi, acı meyveli çalılar ve ılgınlarla kaplı, içerisinde birkaç sedir cinsi ağaç bulunan harap bir bahçeye çevirdik.
Saffat
37:50
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ
İşte onlar da (berikiler gibi) birbirlerine yönelerek sualler soracaklar.
Fetih
48:17
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَاباً اَل۪يماً۟
Gözleri görmeyene, ayağı sakat olana ve hastaya (Allah yolunda savaşamadığı için) bir sorumluluk yoktur; ama kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse, onu zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, kim de yüz çevirirse elim bir azab ile cezalandıracağız.
Mearic
70:35
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ ۟
İşte cennetlerde sınırsız ikrama nail olacaklar bunlardır.