Mearic 70:4
Cüz: 29 | Sayfa: 567
تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ ف۪ي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْس۪ينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ
Ta'rucul melaiketu ver ruhu ileyhi fi yevmin kane mikdaruhu hamsine elfe seneh.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Bütün melaike, ruh ile birlikte, süresi (dünyaya göre) elli bin yıl olan bir günde O'na yükselir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki ona Melaike ve Ruh uruc eder, bir günde ki mikdarı elli bin sene tutar
Diyanet İşleri
Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
Mehmet Okuyan
Melekler ve ruh(lar), miktarı elli bin sene olan bir günde O'na yükselir.[1]
Dipnot 1
Bu ifade zamanın göreliliğine ve Allah'ın yüceliğine işarettir. Benzer mesajlar: Hacc 22:47; Secde 32:5.
Suat Yıldırım
Melekler ve Ruh, O'nun Arş'ına; miktarı ellibin sene olan bir günde yükselirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.
Muhammed Esed
bütün melekler ve (insana bahşedilmiş olan) ilham O'na (bir günde) yükselir, uzunluğu elli bin yıl (gibi) süren bir günde.
Yaşar Nuri Öztürk
Melekler ve Ruh, miktarı ellibin yıl olan bir günde yükselirler O'na.
Süleymaniye Vakfı
Süresi elli bin yıl olan bir günde /zaman diliminde[1] melekler ruhlarla birlikte[2] ona yükselir.
Dipnot 1
Gün kelimesi zaman dilimi anlamına da gelir (Müfredat) Kur'an'da kameri yıl esas alınır (Tevbe 9/36). Bir kameri yılın uzunluğu bazen 354 bazen de 355 gündür. Ortalaması 354,5 gün eder. Allah'a göre bir gün, bize göre bin yıl (Hac 22/47, Secde 32/5) olduğu için Allah'a göre bir yıl, bize göre 354.500 yıl eder. İlk insanın ölümü ile yeniden diriliş arası Allah'a göre elli bin yıl ettiğinden bunun bize göre uzunluğu, 50.000 X 354.500 =17.725.000000 (onyedi milyar yedi yüz yirmibeş milyon) yıl olur.
Dipnot 2
Ölen insanların ruhları göğe yükselecektir (Al-i İmran 3/55, En'am 6/61, A'raf 7/40, Zümer 39/42). İnsan, ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. Kur'an'da hem bedene hem de ruha "nefs (نفس)" denir. İnsanın vücut yapısının ana rahminde tamamlanmasından sonra, bilgisayara işletim sisteminin yüklenmesi gibi bedene yüklenen ruh (A'raf 7/179, Müminun 23/14, Secde 32/7-9), uyku ve ölüm sırasında vücuttan çıkar, uyanma (Zümer 39/42) ve yeniden dirilme sırasında gelip tekrar vücuda girer (Tekvir 81/7). Ruh kişiye, işitmenin yanında dinleme, bakmanın yanında basiret, kan pompalayan kalbin yanında gönül sahibi olma/karar verme yeteneği kazandırır. Böylece o, imtihan edilebilir bir varlık haline gelir. Bu yapı cinlerde de vardır (A'raf 7/179). Bu yüzden, sadece bu iki varlık imtihana tabidir (Zariyat 51/56). Kur'an'da ruh kelimesi, Allah'tan gelen bilgi anlamında da kullanılır (Nahl 16/2, Mümin 40/15, Şura 42/52). Allah'ın bilgisi, hayallerin ötesinde bir büyüklüğe sahiptir (Kehf 18/109, Lokman 31/27), ama o bilgiden insanlara verilen çok azdır. Allah'tan aldığı bilgileri onun nebilerine ulaştırmakla görevli olan Cebrail için de Allah, "Ruh'ul-emin" (Şuara 26/192-193), "Ruh'ül-kudüs" (Nahl 16/102), "ruhumuz" (Meryem 19/16-17) ifadelerini kullanmıştır. Adem aleyhisselam yaratılırken, her insan gibi, bedenine ruh üflenmişti. Daha sonra Allah Teala'nın ona öğrettiği varlıklar alemine dair bilgiler de Kur'an'da ruh olarak adlandırılmıştır (Hicr 15/29, Sad 38/72). Bu bilgiler İblis'i kıskandırıp isyan ettirmiştir (Bakara 2/30-34). İsa aleyhisselamı beşikteyken konuşturan, kendisine kitap ve nebilik verildiğini, namaz ve zekat görevi yüklendiğini, iyi bir evlat olacağını (Meryem 19/30-33) söyleten de ona, ana rahminde iken insana üflenen ruhtan ayrı olarak öğretilen özel bilgilerdir (Enbiya 21/91, Tahrim 66/12). Allah'ın, gayretli ve dürüst kişilere destek mahiyetinde ilham ettiği bilgiye de ruh denir (Mücadele 58/22).
Süleyman Ateş
Melekler ve Ruh, miktarı elli bin yıl süren bir gün içinde O'na çıkar.