Nuh 71:4
Cüz: 29 | Sayfa: 569
يَغْفِرْ لَـكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ اِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ اِذَا جَٓاءَ لَا يُؤَخَّرُۢ لَوْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ
Yagfir lekum min zunubikum ve yuahhırkum ila ecelin musemma, inne ecelallahi iza cae la yuahhar, lev kuntum ta'lemun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
geçmiş günahlarınızı bağışlasın ve adı konulmuş bir vakte kadar size süre tanısın; ama unutmayın ki, Allah'ın belirlediği süre gelip çattığında asla ertelenemez: keşke bunu kavrasaydınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Günahlarınızdan size mağfiret buyursun ve sizi müsemma bir ecele kadar te'hir eylesin, muhakkak ki Allahın takdir eylediği ecel gelince te'hir olunmaz eğer bilse idiniz!
Diyanet İşleri
(3-4) "Allah'a ibadet edin. O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki sizin günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği vakit gelince ertelenmez. Keşke bilseydiniz."
Mehmet Okuyan
(Böylece Allah) da günahlarınızı bağışlasın ve sizi, belirli bir süreye kadar ertelesin (yaşatsın)!" Allah'ın (belirlediği) süresi gelince (o artık) ertelenmez.[1] Keşke bilseydiniz!
Dipnot 1
Benzer mesaj: Münâfikûn 63:11. Bu ayetler, ecel denen belirlenmiş sürenin hiçbir şekilde geriye bırakılmayacağını göstermektedir.
Suat Yıldırım
(2-4) O da: "Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah'a ibadet edin, O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah'ın takdir ettiği vade gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirli bir vakte kadar ertelesin. Kuşkusuz, Allah'ın takdir ettiği vakit gelince ertelenmez, eğer bilseydiniz!"
Muhammed Esed
ki Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve (yalnız O'na) malum olan bir zamana kadar size mühlet tanısın; ama bilin ki Allah'ın belirlediği vade gelip çattığında hiçbir şekilde ertelenemez. Keşke bunu bilseydiniz!"
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir süreye kadar ertelesin. Çünkü Allah'ın eceli geldiğinde ertelenmez. Bir bilebilseydiniz!"
Süleymaniye Vakfı
(Böyle yapın ki) O sizin günahlarınızı bağışlasın ve belirlenmiş ecelinizin[1] sonuna kadar size süre tanısın[2]. Allah'ın takdir ettiği ecel gelince erteleme olmaz[3]. Keşke bunu bilseniz!"
Dipnot 1
Ecel, bir şey için belirlenen süredir (Bakara 2/231, 282, Kasas 28/28). Ana rahmindeki döllenmenin arkasından insanın fiziki özellikleri ve doğal yaşam süresi yani biyolojik ecel belirlenir (Abese 80/17-19). Bir de Allah katında, süresi belirlenmiş bir ecel yani ecel-i müsemma vardır (En'am 6/2). İnsan en fazla ecel-i müsemmasına kadar yaşayabilir. Bazı yanlış davranışlar bu eceli kısaltır ve her şey gibi bunun da kaydı tutulur (Ra'd 13/38-39, Fatır 35/11). Yunus aleyhisselam ve kavmi gibi tövbe edip durumunu düzeltenlere, ecelinden kalan süreyi tamamlama imkanı verilir (Yunus 10/98, Hud 11/3, Enbiya 21/87-88, Saffat 37/139-148, Kalem 68/48-50).
Dipnot 2
Hud 11/3, İbrahim 14/10.
Dipnot 3
A'raf 7/34, Yunus 10/49, Hicr 15/5, Nahl 16/61, Müminun 23/43, Münafikun 63/11.
Süleyman Ateş
"Ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Zira Allah'ın süresi geldiği zaman ertelenmez. Bilir (kişiler) olsaydınız (bunu anlardınız)."