Nisa 4:72
Cüz: 5 | Sayfa: 88
وَاِنَّ مِنْكُمْ لَمَنْ لَيُبَطِّئَنَّۚ فَاِنْ اَصَابَتْكُمْ مُص۪يبَةٌ قَالَ قَدْ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيَّ اِذْ لَمْ اَكُنْ مَعَهُمْ شَه۪يداً
Ve inne minkum le men le yubattienn, fe in esabetkum musibetun kale kad en'amallahu aleyye iz lem ekun meahum şehida.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Aranızda elbette işi ağırdan alan kimseler olacak ve bir yenilgiyle karşılaştığınızda "Onlarla birlikte bulunmamam Allah'ın bana bir lutfudur" diyecek.
Elmalılı Hamdi Yazır
Maamafih içinizden öylesi vardır ki her halde ağır alacaktır: bakar eğer size bir musibet isabet ederse "cidden, der: Allah bana lütfetti zira onlarla beraber hazır bulunmadım"
Diyanet İşleri
Şüphesiz, aranızda öyle kimseler var ki, (onların her biri savaşa gitme konusunda) hakikaten pek ağır davranır. Eğer başınıza bir musibet gelirse, "Allah, bana lütfetti de onlarla beraber bulunmadım" der.
Mehmet Okuyan
İçinizden (savaş konusunda) ağırdan alanlar vardır. Size bir musibet gelirse, (böyleleri) "Elbette Allah bana lütfetti de onlarla birlikte bulunmadım." der.[1]
Dipnot 1
Yüce Allah işte ayetin ilk cümlesinde sözünü ettiği kişilerin içlerindeki ikiyüzlü davranış özelliğini deşifre etmekte ve müslümanların başına herhangi bir musibet gelirse müslümanlarla beraber bulunmamalarını Allah'ın kendilerine lütfu ve ihsanı olduğunu söylediklerini haber vermektedir. Aslında kardeşlerini yalnız bıraktıkları ve muhtemelen bu davranışları yüzünden müslümanların başına sıkıntı geldiği için üzülecekleri yerde sevinen bu tipler, gerçek anlamda kalplerine iman henüz tam yerleşmemiş kişiler olmalıdır. Zira bu gibiler hakkında Al-i İmrân 3:154, 156 ve 168'de geniş sayılabilecek bilgiler verilmekte ve Uhud'da savaşa katılmamaları yanlışına ilave olarak, katılanları kınadıkları ve "savaşa katılmasalardı öldürülmezlerdi" şeklinde sözler söyledikleri ifade edilmektedir.
Suat Yıldırım
Aranızda öylesi vardır ki, işi ağırdan alır. Başınıza bir felaket gelirse der ki: "Neyse ki, Allah bana lutfetti de onlarla beraber çıkmadım."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bununla beraber içinizden öylesi vardır ki, her halde ağırdan alacaktır. Eğer size bir felaket isabet ederse: "Gerçekten Allah bana lütfetti de, onlarla birlikte bulunmadım." der.
Muhammed Esed
Aranızda mutlaka geride kalanlar olacak ve o zaman, başınıza bir felaket geldiğinde, "Onlarla birlikte bulunmamız Allahın bize bir lütfudur!" diyecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
İçinizden öylesi de var ki, ne olursa olsun ağırdan alır. Size bir musibet gelip çatarsa şöyle diyecektir: "İyi ki onlarla birlikte şehit olmadım. Allah bana lütufta bulundu."
Süleymaniye Vakfı
İçinizden ağır davranan mutlaka olacaktır. Başınıza bir iş gelse "Gerçekten Allah bana lütufta bulunmuş da onlarla birlikte olmamışım." diyecektir.[1]
Dipnot 1
Al-i İmran 3/156.
Süleyman Ateş
İçinizden bir kısmı var ki, pek ağır davranır. Eğer size bir felaket erişirse: "Allah bana lutfetti de onlarla beraber bulunmadım." der.