SQ SemanticQuran

Felak 113:4

Cüz: 30 | Sayfa: 604
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ
Ve min şerrin neffasati fil ukad.
#rab

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ve düğümlere üfleyenin şerrinden!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o, ukdelere üfliyen neffasların şerrinden
Diyanet İşleri
(1-5) De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
Mehmet Okuyan
Düğümlere üfleyenlerin şerrinden,
Suat Yıldırım
Düğümlere üfleyip büyü yapan büyücü kadınların şerrinden,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
o düğümlere üfleyen üfürükçülerin şerrinden
Muhammed Esed
karanlık işlere düşkün tüm insanların şerrinden,
Yaşar Nuri Öztürk
Düğümlere üfleyip tüküren üfürükçülerin şerrinden!
Süleymaniye Vakfı
(insanlar arasındaki) bağları[1] (koparmak için) konuşup duranların[2] şerrinden,[3]
Dipnot 1
Bağlar diye meal verdiğimiz kelime ukde (العقدة)nin çoğulu ukad (الْعُقَدِ) dır, sağlam kurulan her türlü ilişkiyi ifade eder. Tarafları bağlayan nikah bağına "ukdet'un-nikah, satış sözleşmesine ukdet'ul-bey, karlı iş ilişkisine de el-ukde denir. (el-Ayn)
Dipnot 2
"Nefs (نفث)" bir şeyin ağızdan çıkmasıdır (Mekayis). İnsanlar arası ilişkiler, bir takım sözlerle bozulur. Bunu yapanlar, genellikle yalan söylerler. Onları tanımak zor olduğu için şerlerinden Allah'a sığınmak gerekir (Kalem 68/8-13). Bu tür şeyleri, erkekler de yaptıkları için "Neffasat (النَّفَّاثَاتِ)" kelimesine, "en-nüfus'un neffasat (النفوس النَّفَّاثَاتِ)" anlamı verilmiştir.
Dipnot 3
İlişkilere fesat karıştıranların en şerlileri, doğru şeyi, yanlış yerde kullanıp farklı bir algı oluşturmaya çalışanlardır. Buna Türkçede büyüleme, Arapçada sihir denir. Sihir, bir şeyi olduğundan farklı gösterme, aldatma, oyalama ve hiledir. (Lisanü'l-Arab) Kur'an, sihrin tam bir oyun ve aldatma olduğunu açıkça bildirir. Musa aleyhisselama karşı yapılan ve Allah Teala'nın "büyük bir sihir" diye tanımladığı şey de gerçekliği olmayan bir kurguydu (A'raf 7/103-120, Yunus 10/81). Buna rağmen, Aişe validemize dayandırılan bir rivayette bir Yahudi'nin Nebimize sihir yaptığı, onun da sihrin etkisiyle, yapmadığı bir şeyi yaptığını sanacak hale geldiği iddia edilir (Buhari, Tıbb 47,49,50, Cizye 14, Edeb 56; Müslim, Selam 43-2189). Zeyd b. Erkam'a dayandırılan rivayette ise sihir yüzünden günlerce hasta olduğu, Cebrail'in gelerek: "Düğümü falanca yahudi kuyuya attı." dediği, Nebimiz'in de Ali'yi (r.a.) oraya gönderdiği, düğümü kuyudan çıkarıp çözünce Nebimizin bağdan kurtulmuş gibi rahatladığı iddia edilir (Nesai, Tahrim 20, (7,112-113). Halbuki Nebimize sihir yapıldığı iddiası, müşriklere ait bir iddiadır (İsra 17/47-48, Furkan 25/8). Bu kadar açık ayetlere rağmen tefsir ve meallerin çoğunda Felak suresi 4. ayete, "Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden" şeklinde meal verilerek sihrin gerçekliğine dair bir algı oluşturulur. Bu gibi şeyler Müslümanların, Kur'an'a ters düşerek nasıl savrulduklarının göstergelerindendir.
Süleyman Ateş
Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden,