Nisa 4:163
Cüz: 6 | Sayfa: 103
اِنَّٓا اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ كَمَٓا اَوْحَيْنَٓا اِلٰى نُوحٍ وَالنَّبِيّ۪نَ مِنْ بَعْدِه۪ۚ وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْمٰع۪يلَ وَاِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَالْاَسْبَاطِ وَع۪يسٰى وَاَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهٰرُونَ وَسُلَيْمٰنَۚ وَاٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ زَبُوراًۚ
İnna evhayna ileyke kema evhayna ila nuhin ven nebiyyine min ba'dihi, ve evhayna ila ibrahime ve ismaile ve ishaka ve ya'kube vel esbati ve isa ve eyyube ve yunuse ve harune ve suleyman, ve ateyna davude zebura.
#rahmet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Biz Nuh'a ve ondan sonraki tüm peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik; yine İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, (ondan türeyen israiloğlu) boylarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyettik; üstelik Davud'a da Zebur'u verdik;
Elmalılı Hamdi Yazır
Filhakıka biz sana (ya Muhammed) öyle vahiy indirdik ki Nuha ve ondan sonra gelen bütün Peygamberlere vahy ettiğimiz gibi: hem İbrahime, İsmaile, İshaka, Ya'kuba, Esbata, Isaya, Eyyuba, Yunüse, Haruna. Süleymana vahy ettiğimiz hem Davuda Zeburu verdiğimiz gibi
Diyanet İşleri
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.
Mehmet Okuyan
Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, (onların) torunlarına, İsa'ya, Eyüp'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyetmiştik. Davud'a da Zebur'u vermiştik.
Suat Yıldırım
Nuh'a ve ondan sonraki nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten biz sana, Nuh'a ve ondan sonra gelen bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettiğimiz ve Davud'a Zebur'u verdiğimiz gibi.
Muhammed Esed
Bak, (ey Peygamber,) Biz Nuha ve ondan sonraki bütün peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik: tıpkı İbrahime, İsmaile, İshaka, Yakuba ve İsa, Eyyub, Yunus, Harun ve Süleyman dahil onların torunlarına vahyettiğimiz gibi; ve Davuda bir ilahi hikmet kitabı bağışladığımız gibi;
Yaşar Nuri Öztürk
Biz, tıpkı Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Biz İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'e, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur'u verdik.
Süleymaniye Vakfı
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere nasıl vahyettiysek sana da öyle vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyetmiş ve Davud'a da bir zebur /bir kitap[1] vermiştik.
Dipnot 1
Zebur", kelime olarak "kitap, mülk, fırka, parça" gibi anlamlara gelir. Kur'an'da kelimenin çoğul hali olan "zübür", "fırka, parça" anlamında kullanılır. (Mü'minun 23/53) İki ayette Davud aleyhisselama bir Zebur verildiği bildirilir (Nisa 4/163; İsra 17/55). Enbiya 21/105. ayette harf-i tarifli şekilde geçen Zebur kelimesi de yine Davud'a verilen kitapla ilişkilendirilir. Bu ayet ile Kitab-ı Mukaddes'in Davud aleyhisselama ait bölümünde geçen şu ifade arasında benzerlik vardır: "Salihler yeryüzünü miras alacak ve orada sonsuza kadaryaşayacak." (Tevrat, Mezmurlar 37/29). Beş ayette (Al-i İmran 3/184; Nahl 16/44; Şu'ara 26/196; Fatır 35/25; Kamer 54/43) de kelimenin çoğul hali olan "zübür" ile öncekilere indirilenlere atıfta bulunulması, Zebur ile kitap kelimesi arasındaki ilişkiyi göstermektedir.
Süleyman Ateş
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. Nitekim İbrahim'e, İsma'il'e, İshak'a, Ya'kub'a, sıbtlara, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da vahyetmiş ve Davud'a da Zebur'u vermiştik.
Benzer Ayetler
Hicr
15:57
Skor: 15
Tag: 1
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
ve ekledi: "Daha başka bir işiniz de var mı ey elçiler?"
Furkan
25:22
Skor: 15
Tag: 1
يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلٰٓئِكَةَ لَا بُشْرٰى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِم۪ينَ وَيَقُولُونَ حِجْراً مَحْجُوراً
Onlar bir gün melekleri görecekler, fakat o gün günahkarlar için hiç de iç açıcı olmayaccak. Ve onlar "(Eyvah), her yandan sarılmışız!" diyecekler.
Zümer
39:53
Skor: 15
Tag: 1
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ
(Allah'ın şu müjdesini) ilet: "Ey hadleri aşıp kendilerini israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden asla umut kesmeyiniz! Allah bütün günahları affedebilir: çünkü O, evet O'dur mutlak bağışlayıcı, sonsuz rahmet kaynağı olan!"
Nisa
4:152
Skor: 15
Tag: 1
وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اَحَدٍ مِنْهُمْ اُو۬لٰٓئِكَ سَوْفَ يُؤْت۪يهِمْ اُجُورَهُمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُوراً رَح۪يماً۟
Fakat Allah'a ve elçilerine inanan ve elçiler arasında hiçbir ayrım yapmayanlara gelince: Zamanı geldiğinde Allah onlara ödüllerini tam olarak verecektir; çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Nahl
16:7
Skor: 15
Tag: 1
وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغ۪يهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِۜ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌۙ
Kendinizi sıkıntıya sokmadan ulaşamayacağınız nice mekanlara yüklerinizi onlar taşır. İyi bilin ki Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, pek merhametlidir.
Furkan
25:26
Skor: 15
Tag: 1
اَلْمُلْكُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّ لِلرَّحْمٰنِۜ وَكَانَ يَوْماً عَلَى الْكَافِر۪ينَ عَس۪يراً
mutlak hakimiyet o gün, rahmetin mutlak kaynağı olan (Allah'a) ait olacak: ve zaten o (gün) inkar edenler için çok zor bir gün olacak.
Mümin
40:9
Skor: 15
Tag: 1
وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟
Ve onları tüm kötülüklerden koru! Ki Sen o gün birini kötü duruma düşmekten korursan, bu ona rahmet ettiğin anlamına gelir: bu, evet, en büyük başarı işte budur!"
Nahl
16:18
Skor: 15
Tag: 1
وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız asla baş edemezsiniz. İyi bilin ki, tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağı elbet yalnızca Allah'tır.
Furkan
25:48
Skor: 15
Tag: 1
وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۚ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً طَهُوراًۙ
Yine Rahmetinin önü sıra rüzgarları müjdeci olarak gönderen de O'dur. Evet Biz, gökten tertemiz bir su indirmişiz
Mümin
40:52
Skor: 15
Tag: 1
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ الظَّالِم۪ينَ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُ الدَّارِ
O gün zalimlere mazaretlerinin hiçbir yararı olmayacak; onların payına düşen Allah'ın rahmetinden dışlanmak ve en berbat yurda konmak olacak.