Bakara 2:84
Cüz: 1 | Sayfa: 12
وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَٓاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ اَنْفُسَكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ ثُمَّ اَقْرَرْتُمْ وَاَنْتُمْ تَشْهَدُونَ
Ve iz ehazna misakakum la tesfikune dimaekum ve la tuhricune enfusekum min diyarikum summe ekrartum ve entum teşhedun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Yine sizden "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız" diye de söz almıştık; üstelik siz de bunu ikrar etmiştiniz; hala da buna şahitsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine bir vakit misakınızı aldık; biribirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, ve nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız, sonra siz buna ıkrar da verdiniz ve ıkrarınıza şahit de oldunuz
Diyanet İşleri
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.
Mehmet Okuyan
Hani birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Sonunda siz de şahit olarak (bunları) kabul etmiştiniz.[1]
Dipnot 1
Yüce Allah İsrailoğullarından aldığı sözlerle ilgili bir başka noktaya değinmekte, bu duruma kendi kitaplarındaki bilgilerle de şahit olduklarını ifade etmektedir. Ayette yer alan hitap her ne kadar öncelikli olarak Medine'deki kitap ehline yönelik olsa da mesaj evrensel anlamda bütün insanlığadır. Çünkü insanların birbirlerini öldürmemeleri gerektiği, bir insanı öldürenin bütün insanlığı öldürmüş gibi olacağı, bir insanı hayata kavuşturanın da bütün insanlığı diriltmiş gibi olacağı ifade edilmektedir (Mâide 5:32). Bu arada insanların birbirlerini haksız yere yerlerinden yurtlarından sürmeleri, onları vatansız bırakmaları son derece kötü bir durumdur. Yüce Allah insanların, böyle haksız davranışları gündemlerinden çıkarmalarını istemektedir. Kişi kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkasına da asla ve asla yapmamalıdır.
Suat Yıldırım
Hani sizden, "Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın!" diye söz almıştık, siz de bunu kabul etmiştiniz. Buna siz de şahitlik edersiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yine bir vakit kesin sözünüzü almıştık: "Birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız." Sonra siz bunu ikrar da ettiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.
Muhammed Esed
O zaman, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceğinize dair kesin söz almıştık sizden, siz de kabul etmiştiniz; ve (şimdi de) buna şahitlik yapıyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden şu sözü de almıştık: Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz. Birbirlerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Bunu kabul etmiştiniz. Hala da buna tanıklarsınız.
Süleymaniye Vakfı
"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, sizden olanları yurdunuzdan çıkarmayacaksınız!" diye de söz almıştık. Bunu da kabul etmiştiniz. Siz bunu (Tevrat'ta)[1] görüyorsunuz.
Dipnot 1
Tevrat'ın ifadeleri şöyledir: "Rab diyor ki, İsrailli kardeşlerinize saldırmayın, onlarla savaşmayın." (I. Krallar 12:24). "Egemen Rab şöyle diyor: Yeter artık, ey İsrail önderleri! Zorbalığı, baskıyı bırakın. Adil ve doğru olanı yapın. Halkımı kendi topraklarından kovmayın." (Hezekiel 45:9).
Süleyman Ateş
"Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız?" diye sizden kesin söz almıştık; göre göre bunu kabul etmiştiniz.