Araf 7:150
Cüz: 9 | Sayfa: 168
وَلَمَّا رَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِه۪ غَضْبَانَ اَسِفاًۙ قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُون۪ي مِنْ بَعْد۪يۚ اَعَجِلْتُمْ اَمْرَ رَبِّكُمْۚ وَاَلْقَى الْاَلْوَاحَ وَاَخَذَ بِرَأْسِ اَخ۪يهِ يَجُرُّهُٓ اِلَيْهِۜ قَالَ ابْنَ اُمَّ اِنَّ الْقَوْمَ اسْتَضْعَفُون۪ي وَكَادُوا يَقْتُلُونَن۪يۘ فَلَا تُشْمِتْ بِيَ الْاَعْدَٓاءَ وَلَا تَجْعَلْن۪ي مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Ve lemma recea musa ila kavmihi gadbane esifen kale bi'sema haleftumuni min ba'di, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvaha ve ehaze bi re'si ahihi yecurruhu ileyh, kalebne umme innel kavmestad'afuni ve kadu yaktuluneni fe la tuşmit biyel a'dae ve la tec'alni meal kavmiz zalimin.
Tarih / Kıssalar
(3/5)
Bilim / Bilgi / Akıl
(2/5)
#musa
#rab
#zulüm
#ilim
#kavim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Ve Musa halkının yanına döndüğünde, hüzünle karışık bir öfkeyle dedi ki: "Benim yokluğumda ne berbat bir yol tutturmuşsunuz öyle! Rabbinizin emrini çiğnemede bu ne acele böyle?" Hemen levhaları attı, kardeşinin başını kavrayıp kendine doğru çekti. (Harun): "Anamın oğlu! diye yakındı, "Bu topluluk beni etkisiz hale getirdi, hatta az kalsın canıma kastedeceklerdi! Sakin ol, beni düşmanıma karşı gülünç duruma düşürme ve bu zalimler güruhuyla beni bir tutma!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Vaktaki Musa kavmine gadabnak, esefnak, olarak döndü, bana arkamdan ne fena halef oldunuz? Rabbınızın emrini ivdiniz mi? dedi ve elvahı bırakıverib kardeşini başından tuttu, kendine doğru çekiyordu, Anam oğlu, dedi: inan olsun bu kavm beni hırpaladılar, az daha beni öldürüyorlardı, sen de benimle düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavm ile beraber tutma
Diyanet İşleri
Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi. (Öfkesinden) levhaları attı ve kardeşinin saçından tuttu, onu kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi) "Ey anam oğlu" dedi, "Kavim beni güçsüz buldu. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Sen de bana böyle davranarak düşmanları sevindirme. Beni o zalimler topluluğu ile bir tutma."
Mehmet Okuyan
Musa, öfkeli ve üzgün bir hâlde kavmine dönünce,[1] "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız! Rabbinizin emrini (beklemeden) acele ettiniz, öyle mi?" deyip (Tevrat) levhaları(nı yere) bırakmış ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başlamıştı. Harun "Ey annemin oğlu![2] Bu toplum beni cidden zayıf gördü (bana baskı yaptılar), neredeyse beni öldüreceklerdi. Sen de (onları sevindirircesine) düşmanları bana güldürme ve beni bu zalim toplumla bir tutma!" demişti.[3]
Dipnot 1
Benzer mesaj: Tâhâ 20:86.
Dipnot 2
Tâhâ 20:94'te de dile getirildiği gibi, her iki peygamber de kardeş olmasına rağmen Hz. Harun'un Hz. Musa'ya "annemin oğlu" diye hitap etmesinin muhtemel sebebi, onun şefkatini beklemesi olabilir. Elmalılı şöyle demiştir: "Ey benim ana gibi merhametli ve şefkatli olması lazım gelen sevgili (can) kardeşim!" (Yazır, [Hak Dini]., IV, 138). Râzî de onların "ana bir kardeş" olma ihtimalini dile getirmiştir (Râzî, [Mefâtîhu'l-Ğayb], XXII, 109).
Dipnot 3
Bu ayet Tâhâ 20:92-94. ayetlerle okunmalıdır.
Suat Yıldırım
Musa pek öfkeli ve üzgün olarak halkına dönünce:"Benden sonra arkamdan ne kötü işler yapmışsınız! Rabbinizin emrini çarçabuk terk mi ettiniz!" dedi ve... levhaları yere bırakıverdi. Kardeşini başından tutup, kendisine doğru çekmeye başladı. Harun ise ona: "Ey annemin oğlu!" dedi: "İnan ki bu millet beni fena halde hırpaladı, nerdeyse beni linç edip öldüreceklerdi. Ne olur, düşmanlarımı üstüme güldürme, beni bu zalim milletle bir tutma!"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Musa kızgın ve üzgün olarak kavmine döndüğü vakit: "Bana arkamdan ne kötü halef oldunuz. Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi ve levhaları bırakıp kardeşinin başından tuttu ve kendine doğru çekmeye başladı. Harun: "Anamın oğlu! İnan ki, bu adamlar beni hırpaladılar, az daha beni öldürüyorlardı. Sen de benimle düşmanları sevindirecek bir harekette bulunma ve beni bu zalim kavimle bir tutma." dedi.
Muhammed Esed
Ve Musa, halkına döndüğünde, öfke ve üzüntü içinde onlara, "Benim yokluğumda ne kötü bir yol tutmuşsunuz böyle!" dedi, "Rabbinizin buyruğunu bir kenara attınız, öyle mi?" Ve (Kanun) levhalarını yere attı, kardeşinin başından yakalayıp kendine doğru çekti. Harun: "Ey anamın oğlu" diye sızlandı, "halk beni güçsüz gördü ve neredeyse öldüreceklerdi beni: bunun için benim acımla düşmanlarımı sevindirme ve beni zalimler topluluğuyla bir tutma!"
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, kızgın ve üzgün bir halde kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Benden sonra arkamdan ne kötü şeyler yaptınız! Rabbinizin emrini bekleyemediniz mi? Levhaları yere attı, kardeşinin başını tuttu, kendisine doğru çekiyordu. Kardeşi dedi ki: "Ey annem oğlu! Bu topluluk beni horlayıp hırpaladı. Nerdeyse canımı alıyorlardı. Bir de sen düşmanları bana güldürme. Beni şu zalim toplulukla bir tutma."
Süleymaniye Vakfı
Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak halkına döndüğünde[1]: "Benden sonra arkamdan ne kötü iş yapmışsınız. Rabbinizin (cezalandırma[2]) emrinin bir an önce gelmesini mi istediniz!" dedi. Levhaları bıraktı[3] ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başladı. Harun dedi ki: "Anamın oğlu! Bu topluluk beni ezdi, neredeyse öldürüyorlardı. Sakın düşmanları sevindirme! Beni bu zalim toplulukla bir tutma!"
Dipnot 1
Allah Musa'ya, halkının yoldan çıktığını daha önce söylemişti. Bkz. Taha 83 vd.
Dipnot 2
Taha 20/86.
Dipnot 3
Bu olay Tevrat'ta şu şekilde anlatılmaktadır: "Musa ordugaha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan insanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı." (Tevrat /Mısır'dan Çıkış 32:19).
Süleyman Ateş
Musa, kavmine kızgın ve üzgün bir halde dönünce: "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız? Rabbinizin emrini (beklemeyip) acele mi ettiniz?" dedi, levhaları yere attı ve kardeşinin başını tutup kendine doğru çekmeye başladı. (Kardeşi): "Anamın oğlu, dedi, bu insanlar beni hırpaladılar, az daha beni öldürüyorlardı. (Ne olur) düşmanları üstüme güldürme, beni bu zalim kavimle beraber tutma!"
Benzer Ayetler
Kasas
28:21
Skor: 59
Kat: 2 | Tag: 5 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
فَخَرَجَ مِنْهَا خَٓائِفاً يَتَرَقَّبُۘ قَالَ رَبِّ نَجِّن۪ي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ۟
Bunun üzerine, korku dolu gözlerle etrafa bakınarak orayı terk ederken, bir yandan şöyle yakarıyordu: "Rabbim! Beni şu zalim toplumun elinden kurtar!"
Necm
53:54
Skor: 59
Kat: 2 | Tag: 5 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
فَغَشّٰيهَا مَا غَشّٰىۚ
Derken, kuşatan o şey onları (tarihe) gömdü.
Şuara
26:10
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَاِذْ نَادٰى رَبُّكَ مُوسٰٓى اَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۙ
Hani bir zamanlar Rabbin Musa'ya şöyle nida etmişti: "Şu zalimler güruhuna git;
Şuara
26:11
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
قَوْمَ فِرْعَوْنَۜ اَلَا يَتَّقُونَ
Firavun'un kavmine!.. (Ve sor onlara): Hala Bana karşı sorumlu davranmayacaklar mı?"
Kasas
28:25
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ
Derken, o kızlardan biri utana sıkıla çıkagelerek dedi ki: "Babam (hayvanlarımızı) sulamana karşılık ikram etmek üzere seni davet ediyor." (Musa) onun yanına varınca, olan biteni bir bir anlattı. O, "Korkma!" dedi, "Zalim kavmin elinden artık kurtulmuş oldun."
Kasas
28:37
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَقَالَ مُوسٰى رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِمَنْ جَٓاءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِه۪ وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِۜ اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ
Ve Musa: "O'nun katından, doğru yol kılavuzuyla gelenin kim olduğu ve bu yurdun en sonunda kime kalacağını benim Rabbim daha iyi bilir; şu bir gerçek ki, zalimler asla başarıya ulaşamazlar" dedi.
Araf
7:148
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلاً جَسَداً لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلاًۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ
Ve Musa'nın halkı onun peşi sıra, takılardan mamul ses çıkaran bir buzağı heykelini ilah edindiler. Onlar onun kendileriyle konuşmayacağını, yol da göstermeyeceğini görmüyorlar mıydı sanki! (Yine de onu) ilah edindiler; çünkü onlar bilinci altüst olmuş kimselerdi.
Enbiya
21:46
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ
Fakat, Rabbinin azap rüzgarından onlara bi efilti dokunsa, hemen "Yazıklar olsun bize!" derler, "Meğerse biz, zulmü karakter haline getirmişiz!"
Hud
11:102
Skor: 54
Kat: 2 | Tag: 4 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَكَذٰلِكَ اَخْذُ رَبِّكَ اِذَٓا اَخَذَ الْقُرٰى وَهِيَ ظَالِمَةٌۜ اِنَّ اَخْذَهُٓ اَل۪يمٌ شَد۪يدٌ
Ve senin Rabbin, kentleri cezalandırmak istediği zaman işte böyle cezalandırır kı; ki onlar zulmetmiştiler: hiç şüphesiz O'nun cezalandırması çok can yakıcı, pek dehşet vericidir.
Bakara
2:51
Skor: 49
Kat: 2 | Tag: 3 | Güçlü: musa,zulüm,ilim
وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ
Bir zaman Musa'ya kırk gece süren bir randevu vermiştik. (Bunu fırsat bilen siz), onun ardından bir inek yavrusu heykelini peydahlayıverdiniz ve böylece zalimlerden oldunuz.