SemanticQuran

Ayetler

Temizle
Toplam sonuç: 6236

Leyl 92:3

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#emanet #yaratılış #kudret
وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ
Ve ma halakaz zekera vel unsa.
Mustafa İslamoğlu
Erkek ve dişinin yaratılışı şahit olsun
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve erkeği dişiyi yaratana
Diyanet İşleri
Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,
Mehmet Okuyan
Erkeği ve dişiyi yaratana ki
Suat Yıldırım
Erkeği de, dişiyi de yaratan kudret hakkı için ki:
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
erkeği ve dişiyi yaratana ki,
Muhammed Esed
Erkeğin ve dişinin yaratılışını düşün!
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana,
Süleymaniye Vakfı
erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki[1]
Süleyman Ateş
Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,

Leyl 92:4

Cüz: 30 | Sayfa: 595
اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ
İnne sa'yekum le şetta.
Mustafa İslamoğlu
ki ey (insanlık); sizin çabanız, (nedenleri ve sonuçları açısından) elbet farklı farklıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki sizin sa'yiniz dağınıktır
Diyanet İşleri
Şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.
Mehmet Okuyan
İşleriniz çeşit çeşittir.
Suat Yıldırım
Sizin işleriniz çeşit çeşittir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sizin çabanız dağınıktır
Muhammed Esed
Gerçekte, (ey insanlar,) siz çok çeşitli hedefler peşindesiniz!
Yaşar Nuri Öztürk
Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır.
Süleymaniye Vakfı
sizin çalışmalarınız elbette farklı farklıdır.[1]
Süleyman Ateş
Sizin işiniz çeşit çeşittir:

Leyl 92:5

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#hesap #uyarı #infak
فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ
Fe emma men a'ta vetteka.
Mustafa İslamoğlu
Sözgelimi; kim (Allah için) karşılıksız verir ve Allah'a muhtaç olduğunun bilinciyle hareket ederse;
Elmalılı Hamdi Yazır
Bundan böyle amma her kim vergi verir korunur
Diyanet İşleri
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
Kim (malını) verirse, takvâlı (duyarlı) davranırsa,
Suat Yıldırım
Malını Allah yolunda harcayıp O'na saygı duyarak haramdan sakınan,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama bundan böyle her kim vergi verir korunursa
Muhammed Esed
Her kim (başkaları için) harcar ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşırsa,
Yaşar Nuri Öztürk
Kim verir ve sakınırsa,
Süleymaniye Vakfı
Her kim (elinde olandan) verir ve yanlış yapmaktan sakınır,[1]
Süleyman Ateş
Kim (hayır için) verir, korunursa,

Leyl 92:6

Cüz: 30 | Sayfa: 595
وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ
Ve saddeka bil husna.
Mustafa İslamoğlu
ve daha güzeliyle (ödüllendirileceğine) inanırsa;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve husnayı tasdik eylerse
Diyanet İşleri
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
En güzeli (Kur'an'ı) doğrularsa,
Suat Yıldırım
O en güzel kelimeyi (kelime-i tevhidi) tasdik eden kimseyi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve en güzeli doğrularsa
Muhammed Esed
ve nihai güzelliğin/iyiliğin gerçekliğine inanırsa,
Yaşar Nuri Öztürk
Ve güzeli doğrularsa,
Süleymaniye Vakfı
bir de en güzel olanı (ayetlerimizi) kabul ederse,[1]
Süleyman Ateş
Ve en güzel (söz)ü doğrularsa,

Leyl 92:7

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cennet
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرٰىۜ
Fe senuyessiruhu lil yusra.
Mustafa İslamoğlu
işte ona, rahatlık ve mutluluğun zirvesine götüren yolu kolaylaştırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onu yüsraya (en kolayına) kolaylıyacağız
Diyanet İşleri
(5-7) Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
Kolay olanı (cennete gitmeyi) ona kolaylaştıracağız.
Suat Yıldırım
Biz de en kolay yola muvaffak ederiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz onu en kolayına kolaylayacağız.
Muhammed Esed
işte onun için (nihai) huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.
Süleymaniye Vakfı
onun en kolay olana yönelmesini kolaylaştıracağız.[1]
Süleyman Ateş
Ona en kolay (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.

Leyl 92:8

Cüz: 30 | Sayfa: 595
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ
Ve emma men bahıle vestagna.
Mustafa İslamoğlu
Sözgelimi; kim de cimrilik yapar ve kendi kendine yettiğini zanneder,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve amma her kim bahıllik eder ve istiğna gösterir
Diyanet İşleri
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
Kim de cimrilik ederse, (kendini) zengin (yeterli) görürse,
Suat Yıldırım
Cimri davranan, bir de kendini güçlü sanıp Allah'tan müstağni gören,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim de cimrilik eder, kendisini müstağni sayar
Muhammed Esed
Cimrilik yapana ve kendi kendine yeterli olduğunu zannedene,
Yaşar Nuri Öztürk
Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,
Süleymaniye Vakfı
Kim de cimrilik eder ve (yanlışlardan sakınmaya) ihtiyaç duymaz,[1]
Süleyman Ateş
Kim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse,

Leyl 92:9

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#inkar
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ
Ve kezzebe bil husna.
Mustafa İslamoğlu
En Güzel'i (vahyini) yalanlarsa;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve husnayı tekzib eylerse
Diyanet İşleri
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
En güzeli (Kur'an'ı) yalanlarsa,
Suat Yıldırım
(9-10) O en güzel kelimeyi (kelime-i tevhidi) yalan sayanı ise, en güç yola sardırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve en güzeli yalanlarsa;
Muhammed Esed
ve nihai güzelliği/iyiliği yalanlayana gelince,
Yaşar Nuri Öztürk
Ve güzelliği yalanlarsa,
Süleymaniye Vakfı
en güzel olanı (ayetlerimizi) yalan sayarsa[1]
Süleyman Ateş
Ve en güzel (söz)ü de yalanlarsa,

Leyl 92:10

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ
Fe senuyessiruhu lil usra.
Mustafa İslamoğlu
işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız
Diyanet İşleri
(8-10) Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah'a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.
Mehmet Okuyan
Ona da zor olanı (cehenneme gitmeyi) kolaylaştıracağız.
Suat Yıldırım
(9-10) O en güzel kelimeyi (kelime-i tevhidi) yalan sayanı ise, en güç yola sardırırız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onu da en zor olana hazırlayacağız.
Muhammed Esed
onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.
Süleymaniye Vakfı
onun da en zor olana yönelmesini kolaylaştıracağız.[1]
Süleyman Ateş
Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.

Leyl 92:11

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem
وَمَا يُغْن۪ي عَنْهُ مَالُـهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ
Ve ma yugni anhu maluhu iza teredda.
Mustafa İslamoğlu
öyle ki, o baş aşağı (cehenneme) yuvarlanıp helak olacağı zaman, (Allah için paylaşmadığı) malı kendisini asla kurtaramaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramıyacak
Diyanet İşleri
Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
Mehmet Okuyan
Düştüğü zaman da malı kendisine yarar sağlamayacaktır.
Suat Yıldırım
O, aşağıya doğru yuvarlanırken malı kendisine hiç fayda etmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramayacak!
Muhammed Esed
bakalım serveti onu koruyacak mı (mezarına) girdiği zaman?
Yaşar Nuri Öztürk
Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır.
Süleymaniye Vakfı
(Cehenneme) yuvarlandığı zaman malı bir işine yaramayacak.[1]
Süleyman Ateş
Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.

Leyl 92:12

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#hidayet
اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ
İnne aleyna lel huda.
Mustafa İslamoğlu
Elbet doğru yolu göstermek sadece bizim işimizdir;
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde doğruyu göstermek bize
Diyanet İşleri
Şüphesiz bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki doğru yola ulaştırmak yalnızca bize aittir.[1]
Suat Yıldırım
Doğru yolu göstermek elbette Bizim işimizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kesinlikle doğru yolu göstermek Bize aittir.
Muhammed Esed
Bakın, Bize düşen doğru yolu göstermektir;
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.
Süleymaniye Vakfı
Doğru yola kabul etmek, kesinlikle bizim işimizdir.[1]
Süleyman Ateş
Doğru yola iletmek bize aittir.

Leyl 92:13

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#ahiret #yetim #ölüm
وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى
Ve inne lena lel ahırete vel ula.
Mustafa İslamoğlu
ama işin gerçeği öteki hayat da, bu hayat da Bizim mülkiyetimizdedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve her halde sonu da bizim önü de (Ahıret de Dünyada)
Diyanet İşleri
Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki ilk de son da (dünya da ahiret de) bizimdir.
Suat Yıldırım
Ahiret gibi dünya da elbette Bize aittir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kuşkusuz sonu da Bizim önü de Bizim (ahiret de Bizimdir dünya da)!
Muhammed Esed
ve hem öteki dünya, hem de (hayatınızın) bu ilk bölümü (üzerindeki hakimiyet) Bize aittir:
Yaşar Nuri Öztürk
Sonrası da öncesi de sadece bizimdir.
Süleymaniye Vakfı
Şüphesiz Ahiret de bizimdir, dünya da...[1]
Süleyman Ateş
Son da ilk de (ahiret de dünya da) bizimdir.

Leyl 92:14

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem #uyarı
فَاَنْذَرْتُكُمْ نَاراً تَلَظّٰىۚ
Fe enzertukum naren telezza.
Mustafa İslamoğlu
İşte sizi çılgınca kışkırtılmış bir ateşe karşı uyarmış bulunuyorum:
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben size bir ateş haber verdim ki köpürdükçe köpürür
Diyanet İşleri
Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım.
Mehmet Okuyan
Ben sizi alevli bir ateşe karşı uyardım.
Suat Yıldırım
İşte Ben, sizi alev saçan bir ateşe karşı uyarıyorum.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ben sizi köpürdükçe köpüren bir ateşe karşı uyardım.
Muhammed Esed
İşte, sizi alevler saçan ateşe karşı uyarıyorum;
Yaşar Nuri Öztürk
Ben sizi, köpürerek yanan bir ateşe karşı uyardım.
Süleymaniye Vakfı
Bu sebeple ben sizi, alevler saçan ateşe karşı uyardım.[1]
Süleyman Ateş
Ben sizi alev saçan bir ateşe karşı uyardım.

Leyl 92:15

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem
لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ
La yaslaha illel eşka.
Mustafa İslamoğlu
oraya sadece sorumsuzluğun zirvesinde olan bir azgın girer;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona ancak en şaki olan yaslanır
Diyanet İşleri
(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.
Mehmet Okuyan
Ona en azgın olandan başkası girmeyecektir.
Suat Yıldırım
(15-16) O ateş ki dini yalan sayan ve ona sırtını dönenden başkası oraya girmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ona ancak en bedbaht olan yaslanır.
Muhammed Esed
(öyle bir ateş ki) kimse girmez, en onulmaz azgınlar dışında,
Yaşar Nuri Öztürk
Şiddete çok düşkün bedbahttan başkası girmez ona.
Süleymaniye Vakfı
Ona sadece en hayırsız olan kişi girip kalacak;[1]
Süleyman Ateş
Ona ancak haydut olan girer.

Leyl 92:16

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem #inkar
اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ
Ellezi kezzebe ve tevella.
Mustafa İslamoğlu
o ki, (vahyi) yalanladı ve (gerçeğe) sırt döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, ki tekzib etmiş ve tersine gitmiştir
Diyanet İşleri
(15-16) O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer.
Mehmet Okuyan
O ki yalanladı ve sırtını döndü.[1]
Suat Yıldırım
(15-16) O ateş ki dini yalan sayan ve ona sırtını dönenden başkası oraya girmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O ki, yalanlamış ve tersine gitmiştir.
Muhammed Esed
hakikati yalanlayan ve (ondan) yüz çeviren (azgınlar).
Yaşar Nuri Öztürk
Yalanlamış, sırtını dönmüştü o.
Süleymaniye Vakfı
yalana sarılan ve doğrulara sırt çeviren kişi.[1]
Süleyman Ateş
O ki, yalanlandı ve sırtını döndü.

Leyl 92:17

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem #uyarı
وَسَيُجَنَّبُهَا الْاَتْقٰىۙ
Ve seyucennebuhel etka.
Mustafa İslamoğlu
Ama yüce ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle hareket eden kimse, o (ateşten) uzak tutulacak;
Elmalılı Hamdi Yazır
O en müttaki olan ise ondan uzaklaştıkca uzaklaşdırılacaktır
Diyanet İşleri
(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
Mehmet Okuyan
En muttakî (duyarlı) olan ondan uzak tutulacaktır.[1]
Suat Yıldırım
(17-18) Ama Allah'a karşı gelmekten çok sakınan ve gönlünü arındırmak için Allah yolunda mal harcayan ise ondan uzak tutulur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O en çok takva sahibi olan ise ondan çok uzaklaştırılacaktır!
Muhammed Esed
Ama, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlar (ateşten) uzak kalacak:
Yaşar Nuri Öztürk
İyice sakınan da ondan uzak tutulur.
Süleymaniye Vakfı
Kendini yanlışlardan en iyi koruyan kişi[1] ise ondan uzak tutulacaktır;[2]
Süleyman Ateş
En çok korunan da ondan uzak tutulur.

Leyl 92:18

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#cehennem
اَلَّذ۪ي يُؤْت۪ي مَالَهُ يَتَزَكّٰىۚ
Ellezi yu'ti ma lehu yetezekka.
Mustafa İslamoğlu
o ki, malını gönülden verir ve arınıp gelişir;
Elmalılı Hamdi Yazır
O, ki malını verir, tezekki eder
Diyanet İşleri
(17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.
Mehmet Okuyan
O ki (malını) vererek arınır.
Suat Yıldırım
(17-18) Ama Allah'a karşı gelmekten çok sakınan ve gönlünü arındırmak için Allah yolunda mal harcayan ise ondan uzak tutulur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O ki, malını verir, temizlenir.
Muhammed Esed
arınmak için servetini (başkalarına) harcayanlar,
Yaşar Nuri Öztürk
O ki, temizlenip arınsın diye malını verir.
Süleymaniye Vakfı
kendini geliştirmek için malını veren kişi.[1]
Süleyman Ateş
O ki malını hayra vererek arınır, yücelir.

Leyl 92:19

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#rab #hesap
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىۙ
Ve ma li ehadin indehu min ni'metin tucza.
Mustafa İslamoğlu
(Bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir hayra karşılık değildir;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir ni'meti yoktur
Diyanet İşleri
(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
Mehmet Okuyan
(19, 20) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Suat Yıldırım
O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükafat da beklemez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onda hiç kimsenin mükafat edilecek bir nimeti yoktur.
Muhammed Esed
gördüğü bir iyiliğin karşılığı olarak değil,
Yaşar Nuri Öztürk
Onun katında hiç kimsenin, karşılığı verilecek bir nimeti yoktur/hiç kimsenin ona, karşılık olarak verilecek bir nimeti yoktur.
Süleymaniye Vakfı
O, kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olsun diye değil,
Süleyman Ateş
Ve onun yanında, hiç kimsenin karşılık verilecek bir ni'meti yoktur (o, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak değil),

Leyl 92:20

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#rab #hesap
اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ
İllebtigae vechi rabbihil a'la.
Mustafa İslamoğlu
sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanma iştiyaki iledir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak rabbi a'lasının rızasını aramak için verir
Diyanet İşleri
(19-20) O, hiç kimseye karşılık bekleyerek iyilik yapmaz. (Yaptığı iyiliği) ancak yüce Rabbinin rızasını istediği için (yapar).
Mehmet Okuyan
(19, 20) Yüce Rabbinin rızasını kazanmaktan başka, kimseden beklediği bir karşılık da yoktur.
Suat Yıldırım
Sadece ve sadece yüce Rabbini razı etmek ister.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak yüceler yücesi Rabbinin rızasını aramak için verir.
Muhammed Esed
ama yalnızca yüce Rabbinin rızasını kazanmak için:
Yaşar Nuri Öztürk
Yüceler yücesi Rabbinin yüzünü özleyip istemek için veren hariç.
Süleymaniye Vakfı
sadece yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir.[1]
Süleyman Ateş
Yalnız yüce Rabbinin rızası için verir.

Leyl 92:21

Cüz: 30 | Sayfa: 595
Ahiret
#hesap
وَلَسَوْفَ يَرْضٰى
Ve le sevfe yerda.
Mustafa İslamoğlu
İşte böyle biri, kesinlikle, zamanı gelince (gördüğü karşılıktan) fazlasıyla memnun olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve elbette o rızaya irecektir.
Diyanet İşleri
Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.
Mehmet Okuyan
Kendisi de ileride memnun olacaktır.
Suat Yıldırım
Kendisi de ukbada elbet hoşnut olur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve mutlaka o hoşnutluğa erecektir.
Muhammed Esed
işte böyleleri de, zamanı geldiğinde sevinci tadacaklar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yakında mutlaka hoşnut olacaktır.
Süleymaniye Vakfı
İleride, o da kesinlikle hoşnut olacaktır.[1]
Süleyman Ateş
Yakında kendisi de (Allah'ın verceği ni'metle) razı olacaktır.

Duha 93:1

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#emanet
وَالضُّحٰىۙ
Ved duha.
Mustafa İslamoğlu
Sabahın berrak aydınlığını temsil eden kuşluk vakti şahit olsun,
Elmalılı Hamdi Yazır
O duhaya
Diyanet İşleri
Kuşluk vaktine andolsun,
Mehmet Okuyan
Yemin olsun: Kuşluk vaktine,[1]
Suat Yıldırım
Güneşin yükselip en parlak halini aldığı kuşluk vakti hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun kuşluk vaktine
Muhammed Esed
Aydınlık sabahı düşün,
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun kuşluk vaktine,
Süleymaniye Vakfı
Duhaya /Güneş'in yaydığı ışınlara yemin olsun![1]
Süleyman Ateş
Kuşluk vaktine andolsun,