Hud 11:67
Cüz: 12 | Sayfa: 228
وَاَخَذَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دِيَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۙ
Ve ehazellezine zalemus sayhatu fe asbahu fi diyarihim casimin.
Allah
(3/5)
Istenmeyen
(3/5)
Tarih / Kıssalar
(2/5)
Bilim / Bilgi / Akıl
(2/5)
#rahmet
#rab
#inkar
#korku
#zulüm
#ilim
#kavim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Derken, zalimleri (dehşetli) sayha yakalayıverdi de, kendi yurtlarında cansız donakaldılar;
Elmalılı Hamdi Yazır
O zulmedenleri ise sayha tutuverdi de diyarlarında çöke kaldılar
Diyanet İşleri
Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Mehmet Okuyan
(67, 68) Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamış ve sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı.[1] Dikkat edin! Şüphesiz ki Semûd (kavmi) Rablerini inkâr etmişlerdi. Dikkat edin! Semûd kavmi (Allah'ın merhametinden) uzak kılınmıştı.
Dipnot 1
Benzer mesajlar: A'râf 7:91-92; Hûd 11:94-95; ‘Ankebût 29:37.
Suat Yıldırım
(67-68) Zulmedenleri ise o korkunç ses tutuverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular, ortadan silindiler. Evet... inkar etti Rabbini Semud milleti. Evet, işte onun için defolup gitti Semud milleti!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zulmedenleri ise bir müthiş ses yakaladı da yurtlarında çöke kaldılar.
Muhammed Esed
O zulmedenlere gelince, onları (Allah katından cezalandırıcı) bir sayha yakalayıverdi de kendi evlerinde cansız olarak yere yığılıp kaldılar;
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme sapmış olanları o korkunç titreşimli ses yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş hale getirdiler.
Süleymaniye Vakfı
Yanlış davrananları o yüksek ses yakaladı da yurtlarında çöküp kaldılar[1].
Dipnot 1
A'raf 7/73-79.
Süleyman Ateş
Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı, yurtlarında çöküp kaldılar.
Benzer Ayetler
Yunus
10:86
Skor: 64
Kat: 4 | Tag: 6 | Güçlü: zulüm,ilim
وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
Ve bizi inkarda ısrar eden toplumun elinden lutfu kereminle kurtar!"
Bakara
2:258
Skor: 59
Kat: 4 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ي حَٓاجَّ اِبْرٰه۪يمَ ف۪ي رَبِّه۪ٓ اَنْ اٰتٰيهُ اللّٰهُ الْمُلْكَۢ اِذْ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ رَبِّيَ الَّذ۪ي يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۙ قَالَ اَنَا۬ اُحْـي۪ وَاُم۪يتُۜ قَالَ اِبْرٰه۪يمُ فَاِنَّ اللّٰهَ يَأْت۪ي بِالشَّمْسِ مِنَ الْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ الْمَغْرِبِ فَبُهِتَ الَّذ۪ي كَفَرَۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَۚ
Sırf Allah kendisine hükümranlık verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseye baksana! O zaman İbrahim demişti ki: "Benim Rabbim hayat veren ve öldürendir". O cevap verdi: "Ben de hayat verir ve öldürürüm." İbrahim: "Allah güneşi doğudan getirir, hadi sen de onu batıdan getir!" demişti de küfre gömülen herif donakalmıştı: Evet, Allah zulme gömülmüş bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.
Mümin
40:18
Skor: 57
Kat: 3 | Tag: 4 | Güçlü: korku,zulüm,ilim
وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِم۪ينَۜ مَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ حَم۪يمٍ وَلَا شَف۪يعٍ يُطَاعُۜ
Ve onları yüreklerin sahibini boğarcasına gırtlağa dayanacağı dehşet gününe karşı uyar: o gün zalimler ne samimi bir dost, ne de sözü geçen bir şefaatçi bulacaktır.
Necm
53:45
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَاَنَّهُ خَلَقَ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۙ
Yine erkek ve dişi çiftleri yaratan da kesinlikle O'dur;
Necm
53:46
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
مِنْ نُطْفَةٍ اِذَا تُمْنٰىۖ
(rahme) atıldığı zaman, bir meni damlasından...
Necm
53:48
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَاَنَّهُ هُوَ اَغْنٰى وَاَقْنٰىۙ
Yine elbet zengin eden de O'dur, sınırlayan da O.
Necm
53:49
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَاَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرٰىۙ
Ve Şi'ra yıldızının Rabbi de kesinlikle O'dur.
Necm
53:50
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَاَنَّـهُٓ اَهْلَكَ عَاداًۨ الْاُو۫لٰىۙ
Ve elbet O helak etmiştir kadim Ad'ı,
Necm
53:51
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَثَمُودَا۬ فَمَٓا اَبْـقٰىۙ
ve Semid'u; geriye onlardan hiçbir iz bırakmadı.
Necm
53:52
Skor: 56
Kat: 3 | Tag: 5 | Güçlü: zulüm,ilim
وَقَوْمَ نُوحٍ مِنْ قَبْلُۜ اِنَّهُمْ كَانُوا هُمْ اَظْلَمَ وَاَطْغٰىۜ
Tıpkı daha önceki Nuh kavmi (gibi): Çünkü onlar zulümde ve azgınlıkta ileri gitmiştiler.