İsra 17:16
Cüz: 15 | Sayfa: 282
وَاِذَٓا اَرَدْنَٓا اَنْ نُهْلِكَ قَرْيَةً اَمَرْنَا مُتْرَف۪يهَا فَفَسَقُوا ف۪يهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا الْقَوْلُ فَدَمَّرْنَاهَا تَدْم۪يراً
Ve iza eredna en nuhlike karyeten emerna mutrafiha fe feseku fiha fe hakka aleyhel kavlu fe demmernaha tedmira.
Ahiret
(2/5)
#azap
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Biz bir toplumun helakini dilediğimiz zaman (bilin ki süreç şöyle gelişmiştir: önce) o toplumun refah içinde şımarmış seçkinlerini yönetici yaparız; buna rağmen onlar orada kötülük işlemeyi sürdürürlerse, artık onlar aleyhindeki hüküm kesinleşir: bunun ardından Biz de orayı yerle bir ederiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir memleketi helak etmek murad ettiğimiz vakıt ise onun devletlerine (itaat) emrederiz, onlar itaat etmez de orada fısk yaparlar, bunun üzerine o memleket aleyhine huküm hakkolur, artık onu tedmir eder de ederiz.
Diyanet İşleri
Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
Mehmet Okuyan
Bir şehri helak etmek istediğimizde, o şehrin şımarık elebaşlarını[1] yönetici yaparız da onlar orada kötülük işlerler. Böylece ona (şehir halkına azap) sözü gerçek olur; orayı darmadağın ederiz.[2]
Dipnot 1
Benzer mesaj: En‘âm 6:123.
Dipnot 2
Ayette geçen [emernâ] fiili "emretmek" demektir. Bu fiile [âmernâ] şeklinde okunarak "musallat etmek, çoğaltmak" anlamı verenler de vardır. İsrâ 17:15'te "elçi gönderinceye kadar azap edilmeyeceği" prensibi ile En‘âm 6:131 ve Kasas 28:59'daki bilgiler çerçevesinde Yüce Allah'ın herhangi bir şehir halkını O'nun emrine itaatten yüz çevirmedikleri sürece helak etmediği sonucu elde edilmiş olur. Söz konusu fiili [emmernâ] şeklinde şeddeleyerek okuyup "emir yapmak, yönetici kılmak" anlamı verenler de vardır. Şımarıkların bir şehirde iktidara gelmesi sonrasında yoldan çıkarıcı işler yapmaları helaklerinin sebebi olmaktadır.
Suat Yıldırım
Herhangi bir beldeyi imha etmek istediğimizde oranın lüks içinde yaşayan şımarıklarına iyilikleri emrederiz. Buna rağmen onlar dinlemez, fısk-u fücura devam ederler. Bu sebeple, orası hakkında cezalandırma hükmü kesinleşir. Biz de orayı yerle bir ederiz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir ülkeyi helak etmek istediğimiz zaman oranın devletlilerine (ileri gelenlerine) emrederiz; onlar itaat etmeyip orada kötülük işlerler. Böylece o ülke aleyhine hüküm hak olur! Artık onu yerle bir ederiz.
Muhammed Esed
Ama bir toplumu yok etmeyi irade ettiğimiz zaman o toplumun refaha gömülmüş seçkinlerine son uyarı(ları)mızı iletiriz; ve (eğer) onlar günahkarca yaşamaya devam ederler(se), cezalandırıcı yargı artık o toplum için kaçınılmaz olur; ve Biz de onu darmadağın ederiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ülkeyi/medeniyeti mahvetmek istediğimizde, onun servet ve nimetle şımarmış elebaşlarına emirler yöneltiriz/onları yöneticiler yaparız da onlar, orada bozuk gidişler sergilerler. Böylece o ülke/medeniyet aleyhine hüküm hak olur; biz de onun altını üstüne getiririz.
Süleymaniye Vakfı
(Günaha dalmış) Bir kenti helak etmek istediğimizde oranın, verilen nimetlerle şımarmışlarına (elçilerimizi göndererek) emirlerimizi ulaştırırız. Bunun üzerine onlar orada yoldan çıkarlar[1]. Artık helakin şartları oluşur[2], sonra da orayı yerle bir ederiz.
Dipnot 1
Fasık olanlar şu ayetlerde anlatılmıştır: Bakara 2/26-27, Haşr 59/19. َ
Dipnot 2
Nisa 4/147, En'am 6/123, 131, A'raf 7/96-99, Yunus 10/13, Hud 11/117, Ra'd 13/11, Kasas 28/59, Fatır 35/42-43.
Süleyman Ateş
Biz bir kenti helak etmek istediğimiz zaman onun varlıklılarına emrederiz, orada kötü işler yaparlar, böylece o ülkeye (azab) karar(ı) gerekli olur, biz de orayı darmadağın ederiz.