SQ SemanticQuran

Bakara 2:200

Cüz: 2 | Sayfa: 30
فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْراًۜ فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ
Fe iza kadaytum menasikekum fezkurullahe ke zikrikum abaekum ev eşedde zikra, fe minen nasi men yekulu rabbena atina fid dunya ve ma lehu fil ahirati min halak.
Ahiret (2/5) Sosyal Yaşam / Aile (2/5)
#ahiret #rab #boşanma

Mealler

Mustafa İslamoğlu
(Hacca has) ibadetlerinizi tamamladıktan sonra (bir zamanlar) atarınızı andığınız gibi, hatta daha güçlü bir biçimde Allah'ı anın! İnsanlardan bazısı "Ey Rabbimiz! Bize vereceğini bu dünyada ver!" derler. Böylelerinin ahiret nimetlerinden nasibi yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
nihayet menasikinizi bitirdiniz mi vaktiyle atalarınızı andığınız gibi hatta daha şiddetli bir anışla Allahı anın, zikredin, çünkü nasın kimisi "rabbena, der bize Dünyada ver" buna Ahırette kısmet yoktur
Diyanet İşleri
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.
Mehmet Okuyan
Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta[1] ondan daha da güçlü bir şekilde Allah'ı hatırlayın! İnsanlardan öylesi var ki "Rabbimiz! Bize (vereceğini) dünyada ver." der. Böylesinin ahirette hiçbir payı yoktur.
Dipnot 1
Buradaki [ev] edatına "veya" değil, [tefsiriyye] edatı olarak "hatta, yani" gibi anlamlar verilmelidir. Çünkü Yüce Allah'ı anmak başka herhangi bir şeyi anmakla eşdeğer olamaz.
Suat Yıldırım
Hac ibadetlerinizi tamamlayınca, vaktiyle atalarınızı anıp onlarla öğündüğünüz gibi. Hatta daha fazla, daha hürmetle Allah'ı anın! Bazı kimseler: "Ey Yüce Rabbimiz, bize vereceğini bu dünyada ver!" derler. Bunların ahirette nasipleri yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabbimiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur.
Muhammed Esed
İbadetinizi bitirdiğinizde, atalarınızı hatırladığınız gibi, hatta daha güçlü bir haykırışla Allah'ı hatırla(maya devam ed)in! Çünkü öyle insanlar var ki, (sadece), "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada ver." diye dua ederler. Böyleleri, ahiretin nimetlerinden nasip alamayacaklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Gerekli ibadetlerinizi bitirdiğinizde yine Allah'ı anın. Tıpkı atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla. İnsanlardan bazısı şöyle der: "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." Böylesi için ahırette bir nasip yoktur.
Süleymaniye Vakfı
Hacda yapılması gereken ibadetleri[1] yerine getirirken[2] Allah'ı, babalarınızdan öğrendiğiniz gibi,[3] hatta daha güçlü dualarla anın. İnsanlardan kimi der ki: "Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver!" Ahirette onun eline bir şey geçmez.
Dipnot 1
Ayetteki menasik kelimesi, hac sırasında yapılan ibadetler, o ibadetlerin yapıldıkları yer ve zamanlar anlamındadır. İbrahim aleyhisselam, Nuh tufanında yıkılan Kabe'yi eski temelleri üzerine yeniden inşa edince: "(Rabbimiz) Bize menasikimizi göster" (Bakara 2/127-128) diye dua etmiş ve o ibadetleri oralarda yapmıştı. O yerler Arafat, Müzdelife, Cemerat, Safa, Merve ve Kabe'dir. Buralara makam-ı İbrahim de denir (Bakara 2/125).
Dipnot 2
(Kaza = قضي) kelimesi bir işi tam ve sağlam yapma ve hedefine ulaştırma anlamındadır (Mekayis).
Dipnot 3
Gelenekte bu ayete şöyle anlam verilir: "Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın." Bu anlam yanlıştır. Çünkü hac ibadeti bittikten sonra yapılacak böyle bir görev yoktur. Ayrıca Allah'ı anma ile babaları anma arasında bir kıyaslama da kabul edilemez. Mekkelilerin babaları İbrahim ve İsmail aleyhisselam ve onların orada yaptığı dualarla ilgili ayetler şunlardır: Bakara 2/125, 127-128. Doğru olan, ayetin şu şekilde anlaşılmasıdır: "(فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَذِكْرِكُمْ ءَابَآءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا) Allah'ı babalarınızdan öğrendiğiniz gibi hatta daha güçlü anın."
Süleyman Ateş
Hac ibadetlerinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi hatta, daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimi "Rabbimiz bize dünyada ver!" der; onun ahirette bir payı yoktur.

Benzer Ayetler

Araf 7:164
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
وَاِذْ قَالَتْ اُمَّةٌ مِنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْماًۙۨ اللّٰهُ مُهْلِكُهُمْ اَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَاباً شَد۪يداًۜ قَالُوا مَعْذِرَةً اِلٰى رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ
Ne zaman ki onlardan bir topluluk (söz konusu sapkınlara karşı çıkanlara), "Niçin Allah'ın (bu dünyada) helak edeceği, veya (ahirette) şiddetli bir azaba uğratacağı birilerine öğüt verip duruyorsunuz ki?" dediklerinde, onlar şu cevabı verdiler: "Rabbinizin katında sorumlu olmayalım diye; bir de, belki sorumluluklarını hatırlarlar umuduyla!"
Taha 20:127
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى
İşte Biz de, haddi aşan ve Rabbinin ayetlerine güvenip inanmayan kimseleri böyle cezalandırırız; hele bir de ahiret azabı var ki, o çok daha şiddetli ve çok daha kalıcıdır.
Fecr 89:21
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكاًّ دَكاًّۙ
Yoo, öyle yapmayın!Yeryüzü art arda sürekli bir sarsılışla sarsılıp dümdüz olduğu zaman,
Nisa 4:77
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذ۪ينَ ق۪يلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَيْدِيَكُمْ وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْيَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْيَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَر۪يبٍۜ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْيَا قَل۪يلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَت۪يلاً
Kendilerine "(Artık savaştan) çekin ellerinizi! Namazı istikametle kılın, zekatı içten gelerek verin" denilenlerin haline baksana bir! Ama onlara savaşmaları emredildiği zaman, içlerinden bir gurup Allah'tan korkarcasına, hatta daha da büyük bir korkuyla insanlardan korkmaya başladılar ve şöyle dediler: "Rabbimiz! Niçin bize savaşı emrettin? Bize biraz daha süre tanıyamaz mıydın!" De ki: "Dünyevi tatmin geçici bir hazdır, ahiret ise sorumluluk sahibi biri için en hayırlı olandır; sonuçta zerre kadar haksızlığa uğramayacaksınız.
Rad 13:34
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
لَهُمْ عَذَابٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَقُّۚ وَمَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَاقٍ
Dünya hayatında onlar için bir ceza vardır, fakat ahiretin cezası çok daha elem verici olacaktır: Allah'a karşı onları savunacak birileri de olmayacaktır.
Fussilet 41:50
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 3
وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ رَحْمَةً مِنَّا مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَيَقُولَنَّ هٰذَا ل۪يۙ وَمَٓا اَظُنُّ السَّاعَةَ قَٓائِمَةًۙ وَلَئِنْ رُجِعْتُ اِلٰى رَبّ۪ٓي اِنَّ ل۪ي عِنْدَهُ لَلْحُسْنٰىۚ فَلَنُنَبِّئَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِمَا عَمِلُواۘ وَلَنُذ۪يقَنَّهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَل۪يظٍ
Ama uğradığı bu musibetin ardından eğer katımızdan bir rahmet tattıracak olsak, tutar der ki: "Bu zaten benim hakkımdı; hem Son Saat'in kopacağını da sanmam ya! Bir ihtimal Rabbime döndürülürsem, beni O'nun katında maluk güzelliklerin beklediğinden kesinlikle eminim." Sonuçta inkarda ısrar edenlere elbet yaptıklarını bir bir haber vereceğiz ve onları kesinlikle altında ezilecekleri bir azaba mahkum edeceğiz.
Kalem 68:33
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
İşte (dünyevi) mahrumiyet böyle bir şeydir; ve ahiret mahrumiyeti, hiç kuşkusuz daha beterdir: keşke bilmiş olsalardı.
Naziat 79:25
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ
Sonunda Allah, onu ahiret ve dünya azabıyla (aleme) ibret olsun diye yakaladı.
Fecr 89:22
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفاًّ صَفاًّۚ
Rabbinin (fermanı) da gelmiş ve melekler saf saf dizilmiş olacak;
Ali İmran 3:188
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
لَا تَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَفْرَحُونَ بِمَٓا اَتَوْا وَيُحِبُّونَ اَنْ يُحْمَدُوا بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ مِنَ الْعَذَابِۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Sanma ki yaptıkları (bu tür) işlerle sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar, evet onlar, sanma ki azaptan kurtulabilecekler: Onları şiddetli bir azap beklemektedir.