Meryem 19:10
Cüz: 16 | Sayfa: 304
قَالَ رَبِّ اجْعَلْ ل۪ٓي اٰيَةًۜ قَالَ اٰيَتُكَ اَلَّا تُكَلِّمَ النَّاسَ ثَلٰثَ لَيَالٍ سَوِياًّ
Kale rabbic'al li ayeh, kale ayetuke ella tukellimen nase selase leyalin seviyya.
Tarih / Kıssalar
(2/5)
#musa
#rab
Mealler
Mustafa İslamoğlu
(Zekeriyya=: "Rabbim!" dedi, "Bana bir işaret tayin et!"(Melek) "Senin işaretin tastamam üç gün insanlarla konuşamamandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Dedi: yarab! Bana bir alamet yap, buyurdu ki: alametin, sapsağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir
Diyanet İşleri
Zekeriyya, "Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver", dedi. Allah da, "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır" dedi.
Mehmet Okuyan
(Zekeriya) "Rabbim! (Bu konuda) bana bir delil ver." demişti. (Melek) "Senin delilin, sapasağlam olduğun hâlde (üç gün) üç gece insanlarla konuşamamandır." cevabını vermişti.[1]
Dipnot 1
Bu ayetler (4-10), Al-i İmrân 3:39-41. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Yaşlılık çağında çocukla müjdelenen Hz. Zekeriya'ya yönelik mucize yani işaret, "sapasağlam olmasına rağmen üç gün konuşamaması"dır. Bu yüzden tercümeyi de "konuşmama"sı değil de, "konuşamama"sı şeklinde vermeyi tercih ettik. Hz. Zekeriya duygusal olarak çocuk istemiş, müjdeyi alınca şaşkınlıkla ve muhakemesiyle soru sormuştu.
Suat Yıldırım
"Bana bir alamet göster ya Rabbi!", dedi. Allah buyurdu: "Senin alametin, sağlığın yerinde olmasına rağmen üç gün insanlarla konuşamamandır"
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Zekeriyya: "Ey Rabbim, bana bir alamet ver!" dedi. Allah: "Alametin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlara söz söyleyememendir." buyurdu.
Muhammed Esed
(Zekeriya:) "Rabbim, öyleyse, bana bir işaret tayin et!" diye niyaz etti. (Melek:) "Senin işaretin, tam (üç gün) üç gece insanlarla konuşmaman olacak" dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Rabbim, bana bir işaret ver." Cevap verdi: "İşaretin, sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşmamandır."
Süleymaniye Vakfı
Zekeriyya dedi ki: "Rabbim, bana bir gösterge ver!" Allah dedi ki: "Senin göstergen, sapasağlam olduğun halde üç gece[1] insanlarla konuşamamandır."[2]
Dipnot 1
"Konuşamaması, bu göstergeyi kendisi için istemesinden dolayıdır. Buraya "konuşmama" şeklinde meal verilemez, çünkü konuşmama, insanın elindedir. Gösterge olması için istediği halde konuşamaması gerekir.
Dipnot 2
"Mabeddeki has oda" anlamı verdiğimiz kelime mihrab (المحراب)'dır. "Mihrab; oda, hünkar mahfili, başoda, sultanın tek başına kaldığı has oda, harem dairesi, insanların oturduğu ve toplandığı yer vs. anlamlarda kullanılır (Lisan'ul-Arab ve el-Kamus'ul-Muhit). (Al-i İmran 3/37-39, Sad 38/21).
Süleyman Ateş
"Rabbim, dedi, (öyle ise) bana bir işaret ver". "Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde tam üç gece (ve gündüz) insanlarla konuşamamandır." dedi.
Benzer Ayetler
Araf
7:134
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ الرِّجْزُ قَالُوا يَا مُوسَى ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَۚ لَئِنْ كَشَفْتَ عَنَّا الرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۚ
(Bu) musibet(ler)in başlarına geldiği her zaman şu vaadde bulunurlardı: "Ey Musa, seninle yaptığı peygamberlik ahdi hürmetine bizim için Rabbine dua et! Bu musibeti bizden uzak tutmayı sağlarsan, söz, sana inanacak ve İsrailoğullarının seninle gitmesine izin vereceğiz."
Necm
53:32
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَلَّذ۪ينَ يَجْتَنِبُونَ كَـبَٓائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ اِلَّا اللَّمَمَۜ اِنَّ رَبَّكَ وَاسِعُ الْمَغْفِرَةِۜ هُوَ اَعْلَمُ بِكُمْ اِذْ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاِذْ اَنْتُمْ اَجِنَّةٌ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْۚ فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى۟
Büyük günahlardan va ahlaksızca fiillerden kaçınanlara gelince: ufak tefek kusurlar işleseler de, kesin olarak bilsinler ki senin Rabbin engin bağış sahibidir. O, yeryüzü (toprağından) sizi var ederken de, anneleriniz karınlarında cenin halindeyken de sizinle ilgili her şeyi bilir; şu halde kendinizi temize çıkarmayın: kimin takvaya uygun davrandığını en iyi bilen O'dur.
Enam
6:27
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ وُقِفُوا عَلَى النَّارِ فَقَالُوا يَا لَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِاٰيَاتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
Ateşin başında dikilecekleri zaman onları bir görmelisin. Derler ki: "Ah, keşke hayata bir daha döndürülsek! (O zaman) Rabbimizin mesajlarını yalanlamaz, mü'minlerden olurduk."
Necm
53:36
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ
Yoksa ona bildirilmedi mi Musa'ya gelen vahiyde nelerin yer aldığı?
Necm
53:37
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ
Dahası (aynı şeylerin) vefa sahibi İbrahim'e de (geldiği):
Necm
53:38
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىۙ
Kesinlikle, hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz.
İbrahim
14:24
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَٓاءِۙ
Allah'ın güzel bir söze nasıl bir benzetme yaptığını görmez misin? O, kökü (yerde) sabit, dalları göğe uzanan alımlı bir ağaç gibidir.
Taha
20:70
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّداً قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى
Nihayet sihirbazlar secdeye kapanarak dediler ki: "Biz Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik!"
Necm
53:39
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: musa
وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰىۙ
Ve insan başkasının değil, sadece kendi çabasının karşılığını görecektir.