Bakara 2:19
Cüz: 1 | Sayfa: 3
اَوْ كَصَيِّبٍ مِنَ السَّمَٓاءِ ف۪يهِ ظُلُمَاتٌ وَرَعْدٌ وَبَرْقٌۚ يَجْعَلُونَ اَصَابِعَهُمْ ف۪ٓي اٰذَانِهِمْ مِنَ الصَّوَاعِقِ حَذَرَ الْمَوْتِۜ وَاللّٰهُ مُح۪يطٌ بِالْكَافِر۪ينَ
Ev ke sayyibin mines semai fihi zulumatun ve ra'dun ve berk, yec'alune esabiahum fi azanihim mines savaiki hazaral mevt, vallahu muhitun bil kafirin.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Ya da (durumları şu örneğe) benzer: Gökten inen bir sağanak (düşünün), onunla birlikte karanlıklar, gök gürlemesi, şimşek... Yıldırımlardan dolayı, ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Zira Allah kafirleri çepeçevre kuşatandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
yahut semadan boşanan bir yağmur hali gibidir ki onda karanlıklar var, bir gürleme, bir şimşek var, yıldırımlardan ölüm korkusiyle parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar, ve Allah kafirleri kuşatmıştır
Diyanet İşleri
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Mehmet Okuyan
Veya (onların durumu) gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek bulunan sağanağa (tutulmuş kişilerin durumu) gibidir. Onlar (münafıklar), yıldırımlardan kaynaklanan ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah kâfirleri çepeçevre kuşatandır.
Suat Yıldırım
Yahut onların durumu gökten sağanak halinde boşanan ve içinde yoğun karanlıklar, gök gürlemeleri ve şimşekler bulunan yağmura tutulmuş kimselerin durumuna benzer. Yıldırımların verdiği dehşetle, ölüm korkusundan, parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Fakat Allah kafirleri çepeçevre kuşatır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yahut bunların durumu karanlıklar, gürleme ve şimşekler içinde gökten boşanan bir yağmura tutulmuş kimsenin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Allah kafirleri kuşatmıştır.
Muhammed Esed
Ya da (onların durumu) gökten zifiri karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle gelen şiddetli bir sağanağ(a benzer): Ölümün dehşeti içinde yıldırımlardan korunmak için parmakları ile kulaklarını tıkarlar, ama Allah hakikati inkar edenleri (kudreti ile) kuşatır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yahut gökten boşalan bir yağmur haline benzer ki onda karanlıklar var, bir gök gürlemesi var, bir şimşek var. Yıldırımlar yüzünden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah Muhit'dir, küfre sapanları çepeçevre kuşatmıştır.
Süleymaniye Vakfı
Ya da onlar, gökten boşanan yağmura tutulmuş kişi gibidirler. Orada karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Şiddetli gürültüden dolayı[1] ölecekleri korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Allah o kafirleri çepeçevre kuşatmıştır.[2]
Dipnot 1
Sava'ik (صواعق), sa'ika (صاعقة)'nın çoğuludur. Sa'ika; "şiddetli gök gürültüsü" demektir. Bu gürültünün etkisiyle azap veya ölüm oluşur (Müfredat). Allah, böyle bir gürültüyü, bazı toplumları cezalandırmak için kullanmıştır (Bakara 2/55, Nisa 4/153, Ra'd 13/13, Fussilet 41/13, 17; Zariyat 51/44). Mahşer günü herkes, buna benzer bir gürültü ile mezarından çıkacaktır (Zümer 39/68, Tur 52/45).
Dipnot 2
Münafık, kafir olduğu halde mümin olduğunu söyleyen yalancıdır. Gerçekleri görüp inandıktan sonra kafir olanı, Allah, melekler ve insanlar dışlarlar (Al-i İmran 3/87-88). Onların kafirliklerine, yalancılıkları da eklenince kendilerini sanki şiddetli yağmura tutulup da önlerini bile göremez hale gelmiş gibi hisseder, ne yapacaklarını bilemezler (Nisa 4/142-143). Bazı ayetler bir şimşeğin ışığı gibi kısa süreliğine önlerini aydınlatır, bazıları ise onları, şiddetli bir gürültü kopmuş gibi etkiler ve korkutur. Bu yüzden kulaklarını tıkar ve o ayetleri duymak istemezler.
Süleyman Ateş
Ya da (onlar), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek (ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuş) gibi(dirler). Yıldırım seslerinden ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar; oysa Allah, inkarcıları tamamen kuşatmıştır.