SQ SemanticQuran

Müminun 23:60

Cüz: 18 | Sayfa: 345
وَالَّذ۪ينَ يُؤْتُونَ مَٓا اٰتَوْا وَقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ اَنَّهُمْ اِلٰى رَبِّهِمْ رَاجِعُونَۙ
Vellezine yu'tune ma atev ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
en sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Diyanet İşleri
Rabblerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri ürpererek verenler,
Mehmet Okuyan
Rablerine dönecekleri için verdiklerini kalpleri korkudan ürpererek verenler;[1]
Dipnot 1
Yüce Allah duyarlı müminlerin bu özelliğini "yaptıkları iyilikleri Allah'a dönecekleri bilinciyle yapmaları" şeklinde belirlemektedir. Gerek zekât, sadaka, kefaret ve infak gibi ekonomik türden, gerekse adalet, bilgi, ilgi, sevgi, tecrübe, bedensel yardım, şahitlik vs. türden olsun insanların yaptıkları işleri, verdikleri yardımları mahşerde Yüce Allah'a dönecekleri bilinciyle ve kalpleri ürpererek gerçekleştirmelerinden söz edilmektedir.
Suat Yıldırım
Rab'lerine dönüp hesaba çekileceklerinden, yaptıkları hayırları kalpleri titreyerek yapanlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
Muhammed Esed
sonunda Rablerine dönecekleri düşüncesi içinde kalpleri titreyerek vermeleri gerekeni verenler:
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;
Süleymaniye Vakfı
ve verdikleri her şeyi, Rablerinin huzuruna çıkacakları için kalpleri titreyerek verenler var ya[1]
Dipnot 1
İnsan 76/8-11, Leyl 92/18-21.
Süleyman Ateş
Verdiklerini, Rablerinin huzuruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler.