SQ SemanticQuran

Neml 27:23

Cüz: 19 | Sayfa: 378
اِنّ۪ي وَجَدْتُ امْرَاَةً تَمْلِكُهُمْ وَاُو۫تِيَتْ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظ۪يمٌ
İnni vecedtumreeten temlikuhum ve utiyet min kulli şey'in ve leha arşun azim.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Evet ben orada bir kadın buldum ki, o ora halkına yöneticilik yapıyor; (bir iktidara gerekli olan) her şeyden ona da verilmişti; üstelik onun pek muhteşem bir tahtı da vardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü ben bir kadın buldum, onlara meliklik ediyor, kendisine her şeyden verilmiş, azametli bir tahtı da var
Diyanet İşleri
"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."
Mehmet Okuyan
Kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük de bir tahtı olan bir hanımı[1] (Belkıs'ı) onları yönetir buldum.
Dipnot 1
Bu yönetici kadın, babası bütün Yemen toprağının meliki olan Şurâhîl'in kızı Seba melikesi Belkıs olarak bilinmektedir. Neml 27:22 ve Sebe' 34:15'te geçen [sebe'] kelimesi, bir kavmin adıdır ve bunlar Sebe' b. Yeşcub (Yaşhab) b. Ya‘rub (Yağrub) b. Kahtân adıyla bilinen bir kavimdir. Neml 27:22-44. ayetlerde kıssası anlatılan bu kavim, önceleri güneşe tapan, başlarında Belkıs diye bilinen bir kadın hükümdar bulunan, sonrasında Hz. Süleyman'ın emrine giren, durdukları yer Güneybatı Arabistan'da Yemen'de Me'rib adındaki şehir olan bir kavim idi. En parlak dönemlerinde (M.Ö. iki bin yıllarında) yalnızca Yemen'i değil, Hadramevt'in geniş bir bölümünü, Mahrah topraklarını ve şimdiki Habeşistan'ın büyük bölümünü de içine alıyordu. Sebe'liler başkent Ma'rib'in çevresinde yüzlerce yıllık bir zaman kesiti içinde günümüze kadar ayakta kalabilmiş muhteşem kalıntılarıyla tarihte büyük bir ün yapmış olan olağanüstü barajlar, bentler ve suyolları şebekeleri inşa etmişlerdi (Esed, [Kur'an Mesajı], 875'te 23. not. İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur'an], s. 819'da 29. not).
Suat Yıldırım
Sebe halkını bir kadın hükümdarın yönettiğini gördüm. Kendisine her türlü imkan verilmiş. Onun güçlü bir yönetimi olduğu gibi pek büyük bir tahtı da var.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü ben, orada onlara hükümdarlık eden, kendisine herşey verilmiş, yüce bir tahtı olan bir kadın buldum.
Muhammed Esed
"Oranın halkına bir kadının hükmettiğini gördüm; (öyle bir kadın ki,) kendisine (iyi ve güzel) şeylerin hepsinden (cömertçe) verilmiş; güçlü de bir yönetimi var.
Yaşar Nuri Öztürk
"Sabalılara hükmeden bir kadın buldum. Kendisine herşeyden bir pay verilmiş, kocaman bir tahtı var."
Süleymaniye Vakfı
Onlara hükümdarlık eden bir kadın gördüm; ona her şeyden verilmiş, büyük de bir tahtı var.
Süleyman Ateş
"Ben onlara hükümdarlık eden bir kadın buldum, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı var."