SQ SemanticQuran

Kasas 28:6

Cüz: 20 | Sayfa: 385
وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ
Ve numekkine lehum fil ardı ve nuriye fir'avne ve hamane ve cunudehuma minhum ma kanu yahzerun.
Yaratılış / Deliller (2/5) Tarih / Kıssalar (2/5)
#firavun #yer

Mealler

Mustafa İslamoğlu
dahası onları yeryüzünde güvenli biçimde yerleştirelim; Firavun'u, Haman'ı ve bunların ordusunu, berikilerin eliyle korktukları şeye uğratalım.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Arzda onlara kuvvet ve müknet verelim de Fir'avne, Haman'e ve ordularına onlardan kortukları şeyi gösterelim
Diyanet İşleri
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Mehmet Okuyan
Ayrıca onları o yerde hâkim kılmak; Firavun, Haman[1] ve ordularına korktukları şeyi göstermek de (istiyorduk).
Dipnot 1
[Hâmân] kelimesi isim değil de bir "unvan" olarak, yüksek sınıftan rahiplere verilen "Hâ Amen" unvanının Arapça'ya geçmiş şeklidir. Hâmân, Firavun'un veziriydi, Kasas 28:38. ayette de yer aldığı üzere tuğla işleri yapmayı bilen birisiydi.
Suat Yıldırım
(5-6) Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları varis kılmak, onlara dünya hakimiyeti vermek; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onlara arzda (yeryüzünde) hakimiyet verip Firavun, Haman ve ordularına korktukları şeyi, onların vasıtasıyla gösterelim.
Muhammed Esed
ve onları güvenlik içinde yeryüzünde yerleştirelim; Firavun'u, Haman'ı ve onların ordularını da onların (İsrailoğulları'nın) eliyle korktukları şeye uğratalım.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yeryüzünde onlara imkan ve kudret verelim. Firavun'a, Haman'a ve onların ordularına da korkmakta oldukları şeyleri gösterelim.
Süleymaniye Vakfı
Ayrıca onları o topraklara hakim kılmak; Firavun'un, Haman'ın ve o ikisinin emrinde olanların[1] korktuklarını başlarına getirmek istiyorduk[2].
Dipnot 1
Emrinde olanlar diye anlam verdiğimiz kelime cünud (جُنُودَ), yardım edenler ve destek verenler anlamına gelir (Lisanu'l-Arab). Firavun ve Haman birer önder olduğuna göre yardımcıları, onların emri altında olan kişilerdir. Bu yüzden asker ve orduya da cünd denir. Çünkü onlar da komutanlarının emrindedirler.
Dipnot 2
A'raf 7/137, Şuara 26/59, Duhan 44/25-28.
Süleyman Ateş
Ve onları o yerde iktidara getirelim de Fir'avn'a, Haman'a ve askerlerine, onlardan (ezdikleri zümreden) korktukları şeyi gösterelim.

Benzer Ayetler

Taha 20:63
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
قَالُٓوا اِنْ هٰذَانِ لَسَاحِرَانِ يُر۪يدَانِ اَنْ يُخْرِجَاكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَر۪يقَتِكُمُ الْمُثْلٰى
diyorlardı ki: "Bu ikisi, sizi sihirleriyle yurdunuzdan sürüp çıkarmak ve sizin oluşturduğunuz ideal yaşam tarzınıza son vermek isteyen büyücülerden başkası değil!
İsra 17:104
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفاًۜ
Derken onların ardından İsrailoğullarına "(Artık) yurd(unuz)a güvenlik içinde yerleşin!" dedik; "fakat ahirete ilişkin vaad gerçekleştiği zaman, sizi parçası olduğunuz (insanlıkla) bir araya getireceğimizi de (olup-bitmiş) bir iş gibi kesin bilin)!"
Araf 7:127
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِ فِرْعَوْنَ اَتَذَرُ مُوسٰى وَقَوْمَهُ لِيُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ وَيَذَرَكَ وَاٰلِهَتَكَۜ قَالَ سَنُقَتِّلُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَنَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۚ وَاِنَّا فَوْقَهُمْ قَاهِرُونَ
Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: "Şimdi sen Musa'yı ve halkını seni ve ilahlarını bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?" (Firavun): "Onların çocuklarını öldürdüp kadınlarını sağ bırakacağız: Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız" dedi.
Araf 7:110
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
يُر۪يدُ اَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ اَرْضِكُمْۚ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ
tüm arzusu (ise) sizi yerinizden yurdunuzdan etmek!" (Firavun): "O halde ne öneriyorsunuz?"
Kasas 28:5
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ
Ve Biz de istiyorduk ki, ülkede zayıf ve güçsüz bırakılanlara destek çıkalım ve onları öncüler yapalım; ve kendilerini (ülkeye) varis kılalım;
Kasas 28:39
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ
İşte o ve onun askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklendiler; ve sandılar ki kendileri Bizim huzurumuza hiç çıkmayacaklar.
Mümin 40:26
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
وَقَالَ فِرْعَوْنُ ذَرُون۪ٓي اَقْتُلْ مُوسٰى وَلْيَدْعُ رَبَّهُۚ اِنّ۪ٓي اَخَافُ اَنْ يُبَدِّلَ د۪ينَكُمْ اَوْ اَنْ يُظْهِرَ فِي الْاَرْضِ الْفَسَادَ
Firavun "Bana bırakın, Musa'yı ben öldüreyim!" dedi ve ekledi: "O Rabbine yalvara dursun; ama ben asıl onun sizin hayat tarzınızı değiştirmesinden ve ülkede düzenin bozulmasından korkuyorum!"
Mümin 40:29
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
يَا قَوْمِ لَكُمُ الْمُلْكُ الْيَوْمَ ظَاهِر۪ينَ فِي الْاَرْضِۘ فَمَنْ يَنْصُرُنَا مِنْ بَأْسِ اللّٰهِ اِنْ جَٓاءَنَاۜ قَالَ فِرْعَوْنُ مَٓا اُر۪يكُمْ اِلَّا مَٓا اَرٰى وَمَٓا اَهْد۪يكُمْ اِلَّا سَب۪يلَ الرَّشَادِ
"Ey kavmim! Bugün iktidar sizin tekelinizde, yeryüzünde ezici güçsünüz; tamam ama, eğer Allah'ın cezasına maruz kalırsak bizi kim kurtaracak?" Firavun dedi ki: "Ben size sadece kendi görüşümü bildiriyorum; ve sizi doğru olan alternatifsiz bir yola yöneltiyorum."
Mümin 40:46
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُواًّ وَعَشِياًّۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ
Ateş... Onlar o (ateşe) sabah ve akşam sunulacaklar; ve Son Saat gelip çattığında (Allah şöyle buyuracak): "Firavun ailesine en şiddetli cezayı verin!"
İsra 17:103
Skor: 32
Kat: 2 | Tag: 2 | Güçlü: firavun
فَاَرَادَ اَنْ يَسْتَفِزَّهُمْ مِنَ الْاَرْضِ فَاَغْرَقْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ جَم۪يعاًۙ
Nihayet (Firavun), onların kökünü yeryüzünden kazımaya karar verdi. Bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte olan herkesi boğup attık.