SQ SemanticQuran

Lokman 31:10

Cüz: 21 | Sayfa: 410
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَبَثَّ ف۪يهَا مِنْ كُلِّ دَٓابَّةٍۜ وَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَر۪يمٍ
Halakas semavati bi gayri amedin terevneha ve elka fil ardı revasiye en temide bikum ve besse fiha min kulli dabbeh, ve enzelna mines semai maen fe enbetna fiha min kulli zevcin kerim.
Yaratılış / Deliller (3/5) Tabiat ve Ekoloji (2/5)
#yer #dağlar

Mealler

Mustafa İslamoğlu
O gökleri, gördüğünüz bir direk olmaksızın yarattı ve O sizi sarsmasın diye yeryüzüne kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdi ve orada her çeşit canlı varlığın üremesini sağladı. İşte Biz, gökten yağmuru (böyle) indiririz, akabinde orada her tür ve cinsten yararlı varlığı (böyle) yetiştiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gökleri direksiz yarattı onları görüyorsunuz Arza da sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı ve onda her bir hayvandan üretti, hem Gökten bir su indirdik de her hoş çeşitten yetiştirdik
Diyanet İşleri
Allah, gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.
Mehmet Okuyan
O, gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yaratmıştır.[1] Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar yerleştirmiştir.[2]Orada (yerde) her çeşit canlıyı yaymıştır. Biz gökten su indirip, orada (yerde) her değerli çiftten yetiştirmekteyiz.
Dipnot 1
Bu cümle "O, gökleri direksiz yaratmıştır; (nitekim) siz de (onların direksiz olduğunu) görüyorsunuz" şeklinde de tercüme edilmektedir. Bizim tercümedeki tercihimiz, göklerin bizim göremeyeceğimiz şekilde olsa da direklerinin bulunduğu sonucunu vermektedir. Zaten [teravnehâ] cümlesindeki [hâ] zamiri "direkler" anlamındaki [‘amed] kelimesine gitmektedir. Benzer mesaj: Ra‘d 13:2.
Dipnot 2
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.
Suat Yıldırım
O gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yarattı. Yere de, sizi sarsmaması için, ağır baskılar, yani ulu dağlar koydu ve orada her türlü canlıyı üretip yaydı. Gökten de bir su indirdik, orada her güzel çifti yetiştirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem gökten bir su indirdik de orada her hoş çeşitten yetiştirdik.
Muhammed Esed
O, gökleri görünür destekler olmadan yarattı; sizi sarsmasın diye yeryüzünü sabit dağlar ile donattı ve orada her çeşit canlı varlığın çoğalmasını sağladı. Biz gökyüzünden sular indirir ve bununla yeryüzünde her türlü faydalı (canlı)nın yetişip büyümesini sağlarız.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökleri direksiz, desteksiz yarattı; görüyorsunuz onları. Ve yeryüzüne, sizi çalkalayıp sendeletmesin diye ağırlıklar, dayanaklar bıraktı ve orada her çeşit hayvanı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her türlü cömert ve bereketli çifti filizlendirdik.
Süleymaniye Vakfı
Allah gökleri, gözle görebileceğiniz direkler olmadan[1] yaratmış, (yer kabuğu) sizi sarsar diye yere sabit dağlar[2] yerleştirmiş ve yeryüzüne her türlü canlıyı yaymıştır. Gökten su indirip yerde her güzel çiftten nice bitkiler bitirdik.[3]
Dipnot 1
Ra'd 13/2.
Dipnot 2
Sabit anlamına gelen (راسية) rasiye kelimesinin çoğulu olan (رواسي) revasi, Kur'an'da 9 kez, dağların özelliği olarak geçer. Bu ayette olduğu gibi 2 ayette daha (ميد) meyd fiiliyle birlikte kullanılır (Enbiya 21/31, Nahl 16/15). Meyd, "gidip gelme, sallanma, sarsılma" anlamlarına gelir. Bu sebeple kelimenin geçtiği üç ayete, "sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde meal verilmekte, bu da dağların bulunduğu bölgelerde deprem olmadığı gibi bir yanlış anlamaya sebep olmaktadır. Oysa ayetteki (أَن تَمِيدَ بِكُمْ) en temide bikum ifadesini "sizi sarsar diye" şeklinde çevirmek metne daha uygun olacaktır. Dolayısıyla ayetin meali "sizi sarsar diye yere sabit dağlar yerleştirdi" şeklinde olmalıdır. Ayette insanları sarsacak olan "yeryüzü"dür (الأرض). Dağların varlığı insanları bu sarsıntı esnasında korumak, daha güvenli bir yerleşim yeri oluşturmak içindir. Ayette dağların yeri sabitlemesinden bahsedilmemektedir. Nitekim toprak, kum ve alüvyonlu kıyı kesimlerin depremlerde en uzun süreli sarsıntı yaratan, sarsıntının şiddetinin en büyük, hızının en fazla olduğu bölgeler olduğu, dağlık ve kayalık alanlarda ise bu sarsıntıların çok daha kısa ve yavaş olduğu yerbilimleri tarafından da tespit edilmiş gerçeklerdir. Ayet bu gerçeği dile getirmekte, bu özelliğinden dolayı dağlar için 'demir atma', 'sabitleme' kök anlamından türetilmiş (رواسي) revasi kelimesi kullanılmıştır.
Dipnot 3
Bakara 2/164, Hicr 15/19, Şuara 26/7, Neml 27/60-61, Kaf 50/7.
Süleyman Ateş
(Allah), gökleri görebildiğiniz bir direk olmadan yarattı, sizi sarsar diye yere de sağlam ve yüksek dağlar attı ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökten bir su indirdik de orada her güzel çifti bitirdik.

Benzer Ayetler

Taha 20:106
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
فَيَذَرُهَا قَاعاً صَفْصَفاًۙ
ve arzı çırılçıplak, kupkuru bir düzlük olarak bırakacak;
Kehf 18:47
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَى الْاَرْضَ بَارِزَةًۙ وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ اَحَداًۚ
Ve dağları yürütüp düzleyeceğimiz o gün, yeryüzünü düz ve çıplak görürsün; nitekim geride bir tek kişi bırakmadan onların tümünü toplayacağız.
Enbiya 21:31
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَجَعَلْنَا فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا ف۪يهَا فِجَاجاً سُبُلاً لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Ve yeryüzünde kendilerini sarsar diye kalkmaz kımıldamalar dağlar var ettik; ve onların aralarında, yollarını bulabilsinler diye vadiler açtık.
Nahl 16:15
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَاراً وَسُبُلاً لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ
Bir yanda sizi sarsar diye yeryüzüne yerleştirdiği kalkmaz kımıldamaz dağlar, öte yanda yolunuzu bulabilmeniz için nehirler ve yollar,
İsra 17:37
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحاًۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولاً
Ve yeryüzünde çalım satarak dolaşma! Unutma ki sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.
Fussilet 41:10
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ مِنْ فَوْقِهَا وَبَارَكَ ف۪يهَا وَقَدَّرَ ف۪يهَٓا اَقْوَاتَهَا ف۪ٓي اَرْبَعَةِ اَيَّامٍۜ سَوَٓاءً لِلسَّٓائِل۪ينَ
O ars üzerine sarsılmaz dağlar yerleştirdi ve ona bereket bahşetti; dahası oranın besinlerini, ora sakinlerinden talep edenler arasında dengeli bir biçimde takdir etti: (bütün bunlar) dört evrede gerçekleşti.
Kaf 50:7
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَالْاَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَاَلْقَيْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْبَتْنَا ف۪يهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَه۪يجٍۙ
Yeryüzünü ise (engebeli arazi yapısıyla) uzatıp genişlettik; zira oraya kalkmaz kımıldamaz dağlar yerleştirdik; üstelik orada her tür çiftten güzel bitkiler yeşerttik ki,
Vakıa 56:3
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ
O'dur (bazılarını) alçaltan, (bazılarını) yücelten.
Vakıa 56:4
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ
Yer dehşetli bir sarsılışla sarsıldığında,
Vakıa 56:5
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَساًّۙ
ve dağlar paramparça olup