Kaf 50:18
Cüz: 26 | Sayfa: 518
مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَق۪يبٌ عَت۪يدٌ
Ma yelfızu min kavlin illa ledeyhi rakibun atidun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
insandan herhangi bir söz çıkmaya görsün; illa ki, kendi içinde bile onu gözetleyip kaydeden Biri vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her ne söz atarsa mutlak yanında hazır bir gözcü vardır
Diyanet İşleri
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.
Mehmet Okuyan
Kişinin her bir sözünün (davranışının) yanında hazır bir gözetleyici, bir kaydedici mutlaka vardır.[1]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:181; Nisâ 4:81; Yûnus 10:21; İsrâ 17:13; Kehf 18:49; Meryem 19:79; Enbiyâ 21:94; Yâsîn 36:12; Zuhruf 43:80; Câsiye 45:29; Kamer 54:53; İnfitâr 82:10-12; Târık 86:4.
Suat Yıldırım
(17-18) Zaten onun sağında ve solunda yerleşmiş iki kayıtçı vardır. Ağzından çıkan bir tek söz olmaz ki yanında, bu iş için hazırlanmış gözcü olmasın, onun söylediğini ve yaptığını kaydetmiş olmasın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her ne söz söylerse, mutlaka yanında hazır bir gözcü vardır.
Muhammed Esed
insanın söylediği her şeyde yanıbaşında mutlaka bir gözetleyici bulunur.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir.
Süleymaniye Vakfı
kişi ne söylerse söylesin, yanında mutlaka hazır bir gözcü bulunur[1].
Dipnot 1
Yunus 10/21, Kehf 18/49, Zuhruf 43/80, Casiye 45/29, Kamer 54/52-53, İnfitar 82/10-12.
Süleyman Ateş
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.