SQ SemanticQuran

Zariyat 51:25

Cüz: 26 | Sayfa: 520
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ
İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale selam, kavmun munkerun.
Tarih / Kıssalar (2/5)
#rahmet #ibrahim

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Hani, (elçiler) İbrahim'in huzuruna girmişler ve "(Sana) selam olsun!" demişlerdi de, o da, "(Size de) selam olsun!" demiş ve (içinden) "Bunlar tanımadık kimseler" diye geçirmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt ki üzerine girdiler de "selam" dediler. "Selam, görülmedik bir kavım" dedi
Diyanet İşleri
Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selam olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selam olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).
Mehmet Okuyan
Hani onlar (İbrahim'in) yanına girmiş ve "Selam!" demişlerdi. (İbrahim de) "Selam!" demiş, "(Bunlar) yabancı bir topluluk!" (diye içinden geçirmişti).[1]
Dipnot 1
Benzer mesajlar: Hicr 15:52-53.
Suat Yıldırım
Onlar yanına varınca: "Selam!" dediler. O da: "Size de Selam!" diye cevap verdi, ama içinden: "Bunlar tanımadığım kimseler, hayırdır inşaallah!" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yanına girdikleri vakit: "Selam!" dediler. O da: "Selam! Görülmedik bir topluluk" dedi.
Muhammed Esed
O (semavi elçi)ler İbrahim'e gelip ona selam verdiklerinde, "(Size de) selam olsun!" demişti; (ve kendi kendine,) "Bunlar, yabancı kimseler!" (diye düşünmüştü.)
Yaşar Nuri Öztürk
Hani, İbrahim'in yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. İbrahim: "Selam! Tanınmayan bir topluluk bu." demişti.
Süleymaniye Vakfı
Onun yanına girdiklerinde "Selam!" dediler. O da: "Size de selam olsun. Sizler buralarda tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Süleyman Ateş
Bir zaman onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. "Selam, dedi, (siz) tanınmamış bir topluluk(sunuz)."

Benzer Ayetler

Saffat 37:94
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ
Derken etraftan koşarak başına üşüştüler.
Ali İmran 3:68
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اِنَّ اَوْلَى النَّاسِ بِاِبْرٰه۪يمَ لَلَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ وَهٰذَا النَّبِيُّ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ وَاللّٰهُ وَلِيُّ الْمُؤْمِن۪ينَ
Gerçekte İbrahim'e en yakın olanlar ona uyanlardır; yani, işte bu peygamber ve iman edenlerdir: şu da var ki Allah inananların tümüne yakındır.
Şuara 26:95
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
İblis'in bütün askerleri de...
Şuara 26:73
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ
"ya da, size bir yararları veya zararları dokunuyor (mu)?"
Enbiya 21:58
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَجَعَلَهُمْ جُذَاذاً اِلَّا كَب۪يراً لَهُمْ لَعَلَّهُمْ اِلَيْهِ يَرْجِعُونَ
Nihayet, onların tümünü paramparça etti; dönüp de kendisine başvurabilsinler diye (!) onların en iri yarı olanına dokunmadı.
Zuhruf 43:29
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
بَلْ مَتَّعْتُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ وَرَسُولٌ مُب۪ينٌ
Ama nerde! Ben, işte şunların ve atalarının, hakikat ve (o hakikat) apaçık ortaya koyan bir elçi gelinceye kadar safa sürmelerine izin verdim.
Hud 11:72
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالَتْ يَا وَيْلَتٰٓى ءَاَلِدُ وَاَنَا۬ عَجُوزٌ وَهٰذَا بَعْل۪ي شَيْخاًۜ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عَج۪يبٌ
"Ah benim dertli başım! Ben yaşlı bir kadın şu kocam da bir piri fani olduğu halde, ben çocuk doğuracağım ha? Bu gerçekten de çok garip bir şey!" dedi.
Nisa 4:55
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
فَمِنْهُمْ مَنْ اٰمَنَ بِه۪ وَمِنْهُمْ مَنْ صَدَّ عَنْهُۜ وَكَفٰى بِجَهَنَّمَ سَع۪يراً
Aralarında ona inananlar da vardı, ondan yüz çevirenler de; (işte bunlara) kavurucu bir ateş olarak cehennem yeter.
Saffat 37:104
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ
Biz kendisine "Ey İbrahim!" diye seslendik:
Enbiya 21:68
Skor: 29
Kat: 1 | Tag: 2 | Güçlü: ibrahim
قَالُوا حَرِّقُوهُ وَانْصُرُٓوا اٰلِهَتَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ فَاعِل۪ينَ
"Onu yakın!" diye bağrıştılar; "İlle de bir şey yapacaksanız (böyle yapın) ki, ilahlarınızı desteklemiş olasınız!"