SemanticQuran

Ayetler

Temizle
Toplam sonuç: 6236

Beled 90:18

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Ahiret
#rahmet #ahiret #hesap #kitap #iman
اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ
Ulaike ashabul meymeneh.
Mustafa İslamoğlu
İşte böyleleridir vicdan sahipleri;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki onlardır işte meymenet sahibleri (Ashab-ı Meymene)
Diyanet İşleri
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
Mehmet Okuyan
İşte onlar sağın halkıdır.
Suat Yıldırım
İşte hesap defterleri sağ ellerine verilecek olanlar bunlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte onlardır meymenet sahipleri (kitapları sağ taraflarından verilecekler).
Muhammed Esed
İşte böyleleri dürüstlüğe ve erdemliliğe erişmiş olanlardır;
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyleleridir uğur ve bereket dostları.
Süleymaniye Vakfı
İşte onlar, (mahşerde) iyi durumda olacak olanlardır.[1]
Süleyman Ateş
İşte onlar sağın adamlarıdır (Kitabı sağından verilen uğurlu kişilerdir).

Beled 90:19

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Ahiret
#hesap #inkar
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا بِاٰيَاتِنَا هُمْ اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ
Vellezine keferu bi ayatina hum ashabul meş'emeh.
Mustafa İslamoğlu
inkarda ısrar edenler ise vicdansız olanlardır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ayetlerimize küfr edenler ise onlardır işte: Şeamet sahibleri (Ashab-ı Meş'eme)
Diyanet İşleri
Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi inkâr edenler ise işte onlar solun halkıdır.[1]
Suat Yıldırım
Ayetlerimizi inkar edenlerin hesap defterleri ise, sol ellerine verilecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ayetlerimizi inkar edenler ise, onlardır işte şeamet sahipleri (uğursuz kimseler).
Muhammed Esed
Bizim mesajlarımızın doğruluğunu inkara şartlanmış olanlar ise kötülüğe batmış kimselerdir,
Yaşar Nuri Öztürk
Bizim ayetlerimizi tanımayanlara gelince bunlar; şomluk, uğursuzluk yaranıdır.
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimiz karşısında kafirlik eden/onları görmezlikte direnenler de zor durumda olacak olanlardır.[1]
Süleyman Ateş
Ayetlerimizi tanımayanlar ise solun adamlarıdır (Kitabı solundan verilen uğursuz kişilerdir).

Beled 90:20

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Ahiret
#cehennem
عَلَيْهِمْ نَارٌ مُؤْصَدَةٌ
Aleyhim narun mu'sadeh.
Mustafa İslamoğlu
tarifsiz bir ateş onların üzerine güdümlenmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak
Diyanet İşleri
Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.
Mehmet Okuyan
Onlar(ın cezası, kapıları) üzerlerine kilitlenmiş ateştir.
Suat Yıldırım
Onların cezası da, kapıları, üzerlerine sımsıkı kapatılmış ateş deposuna konulmak olacaktır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Üzerlerine bir ateş bastırılıp kapıları kapanacak.
Muhammed Esed
üzerlerine salınmış ateş (ile).
Yaşar Nuri Öztürk
Bunların üzerine, kilitlenecek bir ateş gelecektir.
Süleymaniye Vakfı
Onların üzerine kapatılmış bir ateş vardır.[1]
Süleyman Ateş
Onlara (kapıları) üzerlerine kilitlenecek bir ateş vardır!

Şems 91:1

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet
وَالشَّمْسِ وَضُحٰيهَاۙۖ
Veş şemsi ve duhaha.
Mustafa İslamoğlu
Güneş ve onun gözalıcı ışığı şahit olsun;
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun o güneşe ve parıltısına
Diyanet İşleri
Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
Mehmet Okuyan
Yemin olsun: Güneşe ve onun aydınlığına,
Suat Yıldırım
Güneş ve onun aydınlığı, hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun güneşe ve parıltısına,
Muhammed Esed
Güneşi ve onun aydınlık veren parlaklığını düşün,
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun Güneş'e ve ışığının parladığı kuşluk vaktine,
Süleymaniye Vakfı
Güneş'e ve duhasına / yaydığı ışınlara yemin olsun!
Süleyman Ateş
Güneşe ve onun aydın sabahına andolsun,

Şems 91:2

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet
وَالْقَمَرِ اِذَا تَلٰيهَاۙۖ
Vel kameri iza telaha.
Mustafa İslamoğlu
güneşi izleyen ay şahit olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve aya: uyduğu zaman ona
Diyanet İşleri
Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
Mehmet Okuyan
Onu izlediğinde aya,[1]
Suat Yıldırım
Onu izlediği zaman ay hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ona uyduğunda aya,
Muhammed Esed
ve güneşi(n ışığını) yansıtan ayı!
Yaşar Nuri Öztürk
Onu izlediğinde Ay'a,
Süleymaniye Vakfı
Onu takip ettiğinde Ay'a,[1]
Süleyman Ateş
Onu izleyen aya andolsun,

Şems 91:3

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet
وَالنَّهَارِ اِذَا جَلّٰيهَاۙۖ
Ven nehari iza cellaha.
Mustafa İslamoğlu
Onun ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüz şahit olsun;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve gündüze: Açtığı zaman onu
Diyanet İşleri
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Mehmet Okuyan
Onu açığa çıkarttığında gündüze,
Suat Yıldırım
Dünyayı açığa çıkaran gündüz,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onu açıp ortaya çıkardığında gündüze,
Muhammed Esed
Dünyayı gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,
Yaşar Nuri Öztürk
Onu iyice açtığı vakit gündüze,
Süleymaniye Vakfı
yine onu açığa çıkardığında gündüze,[1]
Süleyman Ateş
Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.

Şems 91:4

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet
وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰيهَاۙۖ
Vel leyli iza yagşaha.
Mustafa İslamoğlu
yine o ışığı gizleyecek gece şahit olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve geceye: Sararken onu
Diyanet İşleri
Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
Mehmet Okuyan
Onu kapladığında geceye,
Suat Yıldırım
Onu bürüyüp saran gece hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
onu sardığında geceye,
Muhammed Esed
ve onu karanlığa boğan geceyi!
Yaşar Nuri Öztürk
Ve onu sarıp sarmaladığı zaman geceye.
Süleymaniye Vakfı
ve yine onu kapladığında geceye yemin olsun![1]
Süleyman Ateş
Onu örten geceye andolsun.

Şems 91:5

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet #kuran
وَالسَّمَٓاءِ وَمَا بَنٰيهَاۙۖ
Ves semai ve ma benaha.
Mustafa İslamoğlu
Gökyüzü ve onu ayakta tutan (nizam) şahit olsun;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve göğe ve onu bina edene
Diyanet İşleri
Göğe ve onu bina edene andolsun,
Mehmet Okuyan
Göğe ve onu bina edene,
Suat Yıldırım
Gök ve onu bina eden,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
göğe ve onu bina edene,
Muhammed Esed
Gökyüzünü ve onun harika yapısını düşün,
Yaşar Nuri Öztürk
Göğe ve onu kurana,
Süleymaniye Vakfı
Göğe ve onu bina edene,[1]
Süleyman Ateş
Göğe ve onu yapana andolsun.

Şems 91:6

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet
وَالْاَرْضِ وَمَا طَحٰيهَاۙۖ
Vel ardı ve ma tahaha.
Mustafa İslamoğlu
yeryüzü ve onu çepeçevre kuşatan canlı örtü şahit olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve yere ve onu döşeyene
Diyanet İşleri
Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
Mehmet Okuyan
Yere ve onu yayana,
Suat Yıldırım
Yer ve onu yayıp döşeyen,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
yere ve onu döşeyene,
Muhammed Esed
ve yeryüzünü, onun (uçsuz bucaksız) genişliğini!
Yaşar Nuri Öztürk
Yere ve onu döşeyene.
Süleymaniye Vakfı
yeryüzüne ve onu yayana,[1]
Süleyman Ateş
Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun.

Şems 91:7

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet #yaratılış
وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۙۖ
Ve nefsin ve ma sevvaha.
Mustafa İslamoğlu
İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir nefse ve onu düzenliyene
Diyanet İşleri
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Mehmet Okuyan
Nefse (insana) ve onu biçimlendirene,
Suat Yıldırım
Her bir nefis ve onu düzenleyen,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
nefse ve onu düzenleyene,
Muhammed Esed
İnsan benliğini düşün ve onun nasıl (yaratılış) amacına uygun şekillendirildiğini;
Yaşar Nuri Öztürk
Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.
Süleymaniye Vakfı
kişiye ve ona son şeklini verene[1]
Süleyman Ateş
Nefse ve onu biçimlendirene,

Şems 91:8

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#emanet #uyarı
فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙۖ
Fe elhemeha fucureha ve takvaha.
Mustafa İslamoğlu
ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki
Diyanet İşleri
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Mehmet Okuyan
Sonra da ona (nefse), kötülük ve takvâ (duyarlılık) kabiliyetini verene ki[1]
Suat Yıldırım
(8-9) Ona hem kötülük, hem de ondan sakınma yolu ilham eden hakkı için ki: Nefsini maddi ve manevi kirlerden arındıran, felaha erer.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene ki,
Muhammed Esed
ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,
Süleymaniye Vakfı
sonra ona, günah işlemekte olduğunu da yanlıştan sakınmasını da ilham edene yemin olsun ki[1]
Süleyman Ateş
Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:

Şems 91:9

Cüz: 30 | Sayfa: 594
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ
Kad efleha men zekkaha.
Mustafa İslamoğlu
Kim kendini geliştirip arındırırsa, o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır;
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçek felah bulmuştur onu temizlikle parlatan
Diyanet İşleri
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Mehmet Okuyan
Onu (nefsini) arındıran kişi elbette kurtulmuştur.
Suat Yıldırım
(8-9) Ona hem kötülük, hem de ondan sakınma yolu ilham eden hakkı için ki: Nefsini maddi ve manevi kirlerden arındıran, felaha erer.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
gerçek kurtuluş bulmuştur onu temizlikle parlatan.
Muhammed Esed
Her kim (benliğini) arındırırsa, kesinlikle mutluluğa erişecektir,
Yaşar Nuri Öztürk
Benliği temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur.
Süleymaniye Vakfı
kendini arındırıp geliştiren kesinlikle umduğuna kavuşur;[1]
Süleyman Ateş
(Allah'tan başkasına tapmayarak) Nefsini yücelten kazanmış,

Şems 91:10

Cüz: 30 | Sayfa: 594
وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ
Ve kad habe men dessaha.
Mustafa İslamoğlu
kim de kendini geliştirmeyip (içindeki iyilik tohumunu) çürütürse, o kesinlikle kaybedecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve ziyan etmiştir onu kirletip gömen
Diyanet İşleri
Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
Mehmet Okuyan
Onu (kötülüğe) gömen kişi ise kaybetmiştir.
Suat Yıldırım
Onu günahlarla örten ise ziyana uğrar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu kirletip gömen de ziyan etmiştir!
Muhammed Esed
onu (karanlığa) gömen ise hüsrandadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.
Süleymaniye Vakfı
kendini günaha batıran ise hayal kırıklığına uğrar.[1]
Süleyman Ateş
(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır.

Şems 91:11

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Tarih
#peygamber #salih_peygamber
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوٰيهَاۙۖ
Kezzebet semudu bi tagvaha.
Mustafa İslamoğlu
Haddini aştığı için Semud (bu) hakikati yalanladı;
Elmalılı Hamdi Yazır
Semud inanmadı azgınlığından
Diyanet İşleri
Semud kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.
Mehmet Okuyan
Semûd (kavmi) azgınlığı yüzünden (gerçeği) yalanlamıştı.
Suat Yıldırım
Azgınlığı yüzünden Semud milleti, Resullerinin bildirdiği gerçekleri yalan saydı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Semud kavmi azgınlığından inanmadı.
Muhammed Esed
Semud (kavmi,) kaba bir küstahlıkla (bu) hakikati yalan saydı;
Yaşar Nuri Öztürk
Semud kavmi, azgınlığı yüzünden yalanladı.
Süleymaniye Vakfı
(Salih'in kavmi) Semud, taşkınlıkları sebebiyle yalana sarıldı.[1]
Süleyman Ateş
Semud (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı.

Şems 91:12

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#zulüm
اِذِ انْبَعَثَ اَشْقٰيهَاۙۖ
İzin baase eşkaha.
Mustafa İslamoğlu
hani kavmin en azgını kışkırtmayla zıvanadan çıktığında,
Elmalılı Hamdi Yazır
O en yaramazları fırladığı zaman
Diyanet İşleri
Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
Mehmet Okuyan
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
Suat Yıldırım
Bir ara onların en azılı olanları öne atıldığında, bu yalanlamaları iyice şiddetlendi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O en yaramazları fırladığı zaman,
Muhammed Esed
içlerinden en onulmaz azgınları, (zulüm yapmak için) ileri atılırken,
Yaşar Nuri Öztürk
En haydutları ortaya fırladığı zaman,
Süleymaniye Vakfı
Hani onların en hayırsızı harekete geçmişti.[1]
Süleyman Ateş
En haydutları ayaklandığı zaman,

Şems 91:13

Cüz: 30 | Sayfa: 594
#peygamber
فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللّٰهِ نَاقَةَ اللّٰهِ وَسُقْيٰيهَا۠
Fe kale lehum resulullahi nakatallahi ve sukyaha.
Mustafa İslamoğlu
Allah'ın elçisi (Salih) şöyle demişti: "(Bu) Allah'ın devesidir; şu halde bırakın da (Allah'ın) suyunu içsin!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki o vakit demişti onlara Allahın resulü: Gözetin Allahın nakasını ve sulanışını
Diyanet İşleri
Allah'ın Resulü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
Mehmet Okuyan
Allah'ın elçisi (Salih) onlara "Allah'ın devesine ve onun su hakkına (dokunmayın)" demişti.
Suat Yıldırım
elçileri ise kendilerine: "(Mucizevi olarak verilen) Allah'ın devesini ve onun su içme sırasını gözetin, ona dokunmayın!" dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesini ve onun sulanışını gözetin!" demişti.
Muhammed Esed
Allah'ın Elçisi onlara: "Şu dişi deve Allah'ındır, öyleyse bırakın suyunu içsin (ve ona bir zarar vermeyin)!" demişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın elçisi onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
Süleymaniye Vakfı
Allah'ın elçisi (Salih) de onlara şöyle demişti: "Sakın Allah'ın devesine ve onun su hakkına ilişmeyin (yoksa helak edilirsiniz)!"[1]
Süleyman Ateş
Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesine ve onun su içme hakkına dokunmayın!" demişti.

Şems 91:14

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Ahiret
#cehennem #rab #peygamber
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَاۙۖ فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوّٰيهَاۙۖ
Fe kezzebuhu fe akaruha fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvaha.
Mustafa İslamoğlu
Derken elçiyi dinlemediler onu işkenceyle boğazladılar. Sonunda Rableri, bu günahları yüzünden burunlarını sürte sürte onları yerle bir etti;
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.
Diyanet İşleri
Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
Mehmet Okuyan
(Fakat) onlar onu (elçiyi) yalanlamış ve o (deve)yi de kesmişlerdi.[1] (Bunun üzerine), Rableri günahlarını başlarına geçirmiş ve orayı yerle bir etmişti.[2]
Suat Yıldırım
Fakat onlar o Peygamberi yalancı sayıp deveyi kestiler. Allah da böylesi suç ve isyanları sebebiyle azap indirdi, onları yerle bir etti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat ona inanmadılar da onu (deveyi) devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi!
Muhammed Esed
Ama onlar Elçi'yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi vahşice boğazladılar; bunun üzerine Rableri, bu günahları yüzünden onları yıkıma uğrattı ve tümünü birden yok etti:
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat elçiye inanmadılar da deveyi devirip boğazladılar. Bunun üzerine, Rableri onların günahlarını kendi başlarına geçirdi de o yurdu dümdüz etti.
Süleymaniye Vakfı
Ama onu yalancı saydılar ve deveyi ayaklarını keserek öldürdüler[1]. Rableri de bu günahları[2] yüzünden onları yok etti ve orayı dümdüz etti.[3]
Süleyman Ateş
Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.

Şems 91:15

Cüz: 30 | Sayfa: 594
Tarih
#rab #korku #salih_peygamber
وَلَا يَخَافُ عُقْبٰيهَا
Ve la yehafu ukbaha.
Mustafa İslamoğlu
oysa ki o (kavim) kendi akıbetinden zerrece endişe etmezdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.
Diyanet İşleri
Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Mehmet Okuyan
(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.
Suat Yıldırım
Bunun sonucundan da asla endişe etmedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Öyle ya, O, o işin sonundan korkacak değil ki!
Muhammed Esed
çünkü (onlardan) hiçbiri başlarına gelecek şeyin korkusunu taşımıyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, işin sonundan korkacak değil ya!
Süleymaniye Vakfı
Semud'un sonunun böyle olmasından dolayı Allah bir endişe duymaz.[1]
Süleyman Ateş
(Rab) Bu işin sonundan korkmaz.

Leyl 92:1

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#emanet
وَالَّيْلِ اِذَا يَغْشٰىۙ
Vel leyli iza yagşa.
Mustafa İslamoğlu
Kuşatıp örten gece şahit olsun.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun bürürken o geceye
Diyanet İşleri
(Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun,
Mehmet Okuyan
Yemin olsun: (Karanlığı)yla kapladığında geceye,
Suat Yıldırım
Karanlığı ile ortalığı bürüdüğü zaman gece hakkı için!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun bürürken o geceye,
Muhammed Esed
Düşün (yeryüzünü) karanlığa boğan geceyi,
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye,
Süleymaniye Vakfı
(Gündüzü) Kapladığı zaman geceye,[1]
Süleyman Ateş
Örttüğü zaman geceye andolsun,

Leyl 92:2

Cüz: 30 | Sayfa: 595
#emanet
وَالنَّهَارِ اِذَا تَجَلّٰىۙ
Ven nehari iza tecella.
Mustafa İslamoğlu
(Gecenin kuşatmasını) yarıp ortaya çıkan gündüz şahit olsun!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve açıldığı zaman o gündüze
Diyanet İşleri
Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,
Mehmet Okuyan
Ortaya çıktığında gündüze,
Suat Yıldırım
Açılıp parladığı zaman gündüz,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
açıldığı zaman o gündüze,
Muhammed Esed
ve aydınlığı yükselten gündüzü!
Yaşar Nuri Öztürk
Ve parıldadığı zaman gündüze,
Süleymaniye Vakfı
açığa çıktığında gündüze,[1]
Süleyman Ateş
Göründüğü zaman gündüze andolsun,