SQ SemanticQuran

Zariyat 51:41

Cüz: 27 | Sayfa: 521
وَف۪ي عَادٍ اِذْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ الرّ۪يحَ الْعَق۪يمَۚ
Ve fi adin iz erselna aleyhimur rihal akim.
Tarih / Kıssalar (3/5) Bilim / Bilgi / Akıl (2/5)
#kavim #ibret #kıssa

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Aynı (mesaj) Ad kıssasında da var: Hani onlara da köklerini kurutan bir fırtına göndermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Ad de, ki üzerlerine o köklerini kesen rüzgarı salıvermiştik.
Diyanet İşleri
Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.
Mehmet Okuyan
Âd (kavmin)de de (dersler vardır). Hani onlara kasıp kavuran rüzgârı göndermiştik.[1]
Dipnot 1
Ayette geçen [er-rîha'l-‘akîme] tamlaması "kısır bırakan rüzgar" anlamında kasırganın şiddetini göstermektedir. Kur'an'da 19 kez geçen [er-rîh] kelimeleri genellikle olumsuz anlamda "felaket", bilinen manada "rüzgâr", "koku" ve "güç" anlamlarında kullanılmaktayken, Kur'an'da 10 kez geçen [er-riyâh] kelimeleri ise genel olarak "nimet, huzur" içerikli "rüzgarlar" anlamında kullanılmaktadır.
Suat Yıldırım
Ad halkında da alınacak dersler vardır. Onlara da ortalığı kasıp kavuran köklerini kurutan bir kasırga gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de Ad'da (ibret verici deliller vardır) ki, üzerlerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.
Muhammed Esed
Ve; canlıları yok eden kasırgayı üzerlerine saldığımız 'Ad (kavminin başına gelenlerde) de (aynı mesajı bulursunuz),
Yaşar Nuri Öztürk
Ad kavminde de bir ibret var. Onlar üzerine, her şeyi yerinden söken rüzgarı göndermiştik.
Süleymaniye Vakfı
Ad kavminde de (ayet vardır). Bir gün üzerlerine o kısır rüzgarı[1] göndermiştik.
Dipnot 1
Rüzgarların normalde aşılama ve yağmur bulutlarını taşıma görevleri vardır (A'raf 7/57, Hicr 15/22, Furkan 25/48-49, Rum 30/48, Fatır 35/9). Ancak bu rüzgar, içinde herhangi bir fayda barındırmamaktadır, Bu nedenle kısır olarak vasıflandırılmıştır.
Süleyman Ateş
'Ad (kavmin)de de (ibret alınacak şeyler vardır). Onlara, köklerini kesen bir rüzgar gönderdik.

Benzer Ayetler

Zariyat 51:43
Skor: 31
Kat: 2 | Tag: 3
وَف۪ي ثَمُودَ اِذْ ق۪يلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا حَتّٰى ح۪ينٍ
Aynı (mesaj) Semud kıssasında da var: Hani onlara da "Bir süreliğine siz de safa sürün bakalım!" denilmişti.
Müminun 23:30
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَل۪ينَ
Elbet bunda, (akleden kimseler için) işaretler vardır; ve elbet Biz (öncekileri) de sınavdan geçirmişizdir.
Ankebut 29:38
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَعَاداً وَثَمُودَا۬ وَقَدْ تَبَيَّنَ لَكُمْ مِنْ مَسَاكِنِهِمْ۠ وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ اَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّب۪يلِ وَكَانُوا مُسْتَبْصِر۪ينَۙ
Onlara ait mesken kalıntılarının da ayan açık önünüze koyduğu gibi, Ad ve Semut da (benzer bir akıbete uğradı); zira Şeytan onlara işledikleri (kötülükleri) süslü göstermişti: sonunda onlar, üstelik açıkgöz ve uyanık (geçinen) kimseler oldukları halde yoldan saptılar.
Naziat 79:26
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟
Şüphesiz bunda Allah'a karşı içten bir saygı duyanlar için sayısız ibret vardır.
Nahl 16:11
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
onunla sizin için ekin(ler), zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve daha nice ürünler bitirir O. Unutmayın ki bütün bunlarda, düşünen bir toplum için mutlaka çıkarılacak bir ders vardır.
Neml 27:52
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
فَتِلْكَ بُيُوتُهُمْ خَاوِيَةً بِمَا ظَلَمُواۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
Bak işte onların mekanları: İşledikleri zulümler yüzünden viran ve ıssız kalmış! Elbet bunda, işin bilincinde olan bir toplum için alınacak bir ders mutlaka vardır.
Casiye 45:13
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً مِنْهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Yine O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından (bir bağış olarak) emrinize amade kılmıştır. Elbet bütün bunlarda da düşünen bir toplum için sayısız mesajlar vardır.
Yusuf 12:7
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
لَقَدْ كَانَ ف۪ي يُوسُفَ وَاِخْوَتِه۪ٓ اٰيَاتٌ لِلسَّٓائِل۪ينَ
Doğrusu, Yusuf ve kardeşlerinin (kıssasında, öğrenmek) isteyenler için asla tüketip bitirilemeyecek kadar çok dersler vardır.
Yunus 10:67
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
هُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ لَـكُمُ الَّيْلَ لِتَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَسْمَعُونَ
Sizin için kollarında dinlenesiniz diye geceyi ve (işlerinizi) görüp gözetesiniz diye gündüzü takdir eden O'dur: zira bunda (hakkı) işitecek bir topluluk için ayetler vardır.
Neml 27:86
Skor: 26
Kat: 2 | Tag: 2
اَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا الَّيْلَ لِيَسْكُنُوا ف۪يهِ وَالنَّهَارَ مُبْصِراًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
Hem onlar, geceyi bağrında dinlensinler diye (karanlık), gündüzü de (hayatın çift kutuplu yasasını) görsünler diye (aydınlık) kıldığımızı hiç mi düşünmediler? Elbet bunda inanacak bir toplum için, alınacak bir ders mutlaka vardır.