Zariyat 51:44
Cüz: 27 | Sayfa: 521
فَعَتَوْا عَنْ اَمْرِ رَبِّهِمْ فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنْظُرُونَ
Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saikatu ve hum yanzurun.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Nitekim onlar Rablerinin emrine karşı gelmişlerdi: Ve onlar bön bön bakarken, bir (bela) yıldırımı kendilerini enseleyiverdi;
Elmalılı Hamdi Yazır
Rablarının emrinden azgınlık ettiler, bu yüzden o saika kendilerini yakalayıverdi, bakınıp duruyorlardı
Diyanet İşleri
Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
Mehmet Okuyan
Rablerinin emrine karşı gelmişlerdi. Bu yüzden, bakarlarken onları yıldırım çarpmıştı.
Suat Yıldırım
Onlar Rab'lerinin emrinden uzaklaşıp azıtınca kendileri baka baka, o müthiş yıldırım onları çarpıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rablerinin emrinden azgınlık ettiler (dışarı çıktılar), bu yüzden bakınıp dururlarken yıldırım kendilerini yakalayıverdi.
Muhammed Esed
(çünkü) Rablerinin buyruğuna baş kaldırmışlardı; bunun üzerine, (ümitsizce) bakınıp dururlarken bir ceza şimşeği onları yakalamıştı,
Yaşar Nuri Öztürk
Daha sonra onlar, Rablerinin emrine kafa tuttular da gözleri baka baka yıldırım kendilerini yakaladı.
Süleymaniye Vakfı
(Yapılan uyarılardan sonra) Rablerinin emrine başkaldırmışlardı. Bakıp dururlarken onları yıldırım çarptı[1].
Dipnot 1
İlgili ayetler birlikte okununca, bu kavmin başına gelen helakin, yıldırımlarla birlikte gelen gök gürültülerini ve sarsıntıları da içerdiği anlaşılmaktadır (Hud 11/67, Hicr 15/83-84, Fussilet 41/17, Kamer 54/31, Hakka 69/5).
Süleyman Ateş
Rablerinin buyruğuna başkaldırdılar, bu yüzden onlar bakıp dururlarken, onları yıldırım yakaladı.