Ali İmran 3:184
Cüz: 4 | Sayfa: 73
فَاِنْ كَذَّبُوكَ فَقَدْ كُذِّبَ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ جَٓاؤُ۫ بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَالْكِتَابِ الْمُن۪يرِ
Fe in kezzebuke fe kad kuzzibe rusulun min kablike cau bil beyyinati vez zuburi vel kitabil munir.
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Ve seni yalancılıkla suçladılarsa; unutma ki senden önce hakikatin apaçık delilleriyle, ilahi hikmet yüklü kitaplarla ve aydınlık saçan vahiyle gelen peygamberler de yalancılıkla suçlanmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi seni tekzib ettilerse senden evvel de bir çok Resuller tekzib olundu ki o beyyineler ve o hikmetli sahifeler, ve o nurlu kitab ile gelmişlerdi
Diyanet İşleri
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.
Mehmet Okuyan
Seni yalanlarlarsa (üzülme)! Apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren senden önceki elçiler de elbette yalanlanmıştı.[1]
Dipnot 1
Benzer mesaj: Fâtır 35:25.
Suat Yıldırım
Eğer onlar senin nübüvvetini yalan saydılarsa, üzülme! Zaten senden önce açık deliller, mucizeler, sahifeler ve nurlu kitaplar getiren nice resullere de yalancı denilmişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şimdi seni yalanladılarsa, senden önce de o apaçık delillerle o hikmetli sayfalarla ve o nurlu kitapla gelmiş olan bir çok peygamberler yalanlandı.
Muhammed Esed
Ve şayet seni yalanlıyorlarsa (bil ki) aynı şekilde, senden önce hakikatin tüm kanıtlarını, ilahi hikmet yüklü kitapları ve aydınlık saçan vahyi getiren (diğer) peygamberler de yalanlanmış bulunuyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Seni yalanladılarsa, senden önce de resuller yalanlandı. Açık-seçik deliller, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı Kitap'ı getirmişlerdi onlar.
Süleymaniye Vakfı
Seni yalanlarlarsa (bil ki) senden önceki elçiler de yalanlanmıştı.[1] Onlar; açık belgelerle ve zeburlarla,[2] aydınlatıcı kitaplarla[3] gelmişlerdi.
Dipnot 1
En'am 6/34, Hac 22/42, Fatır 35/4, 25.
Dipnot 2
Zeburlar diye meal verdiğimiz (ez-Zübür =الزُّبر), zebur'un çoğuludur, hikmet dolu kitaplar anlamındadır. (ez-Zecca, Meani'l-Kur'an ve İ'rabuhu) Ali- İmran 3/81'de bütün nebilere kitap ve hikmet verildiği için bu ayetteki zübür'ün, hikmet dolu kitaplar dışında bir anlamı olamaz. Kelime, Nahl 16/43-44 Şuara 26/196, Fatır 35/25 ve Kamer 54/43'te aynı anlamı ifade etmektedir. Bu zeburlardan biri de Davut aleyhisselama verilmiştir. (Nisa 4/163, İsra 17/55) Zebur, Davut aleyhisselama verilen kitabın özel ismi olmadığı için ez- Zebur şeklinde geçmemektedir. Kelime, ez-Zebur şeklinde elif lamlı olarak sadece Enbiya 21/105'te geçer ve Davut aleyhisselam da dahil bütün nebilere verilen kitapları ifade eder.
Dipnot 3
Bu kitaplar, bütün nebileri ilgilendirdiği için buradaki el-kitab kelimesi cins kabul edilerek çoğul anlam verilmiştir.
Süleyman Ateş
Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık deliller, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı Kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.