Ayetler
Toplam sonuç: 6236
Hümeze 104:2
Cüz: 30 | Sayfa: 601
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالاً وَعَدَّدَهُۙ
Ellezi cemea malen ve addedeh.
Mustafa İslamoğlu
İşte, malı yığan ve onu birikim sayan bu tiptir;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona ki bir mal toplamış ve onu saymaktadır
Diyanet İşleri
(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
Mehmet Okuyan
O ki mal biriktirir ve onu sayar durur.
Suat Yıldırım
Böylesi mal yığar ve onu sayar durur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ve bir mal toplayıp hep onu sayana!
Muhammed Esed
(Vay haline o kişinin) ki, serveti biriktirir ve onu bir kalkan sayar,
Yaşar Nuri Öztürk
O ki, mal biriktirdi, onu saydı da saydı,
Süleymaniye Vakfı
mal biriktiren ve onu sayıp duran,[1]
Süleyman Ateş
O ki mal yığdı, onu saydı durdu.
Hümeze 104:3
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#ölüm
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ
Yahsebu enne malehu ahledeh.
Mustafa İslamoğlu
o, malının kendisini ölümsüz yapacağını sanmaktadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Malı kendisini muhalled kılmış sanır
Diyanet İşleri
O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki o, malının kendisini ebedî kılacağını sanır.
Suat Yıldırım
Malının kendisini ebedi yaşatacağını sanır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sanır ki, malı kendisini ebedileştirmiştir.
Muhammed Esed
zanneder ki serveti onu sonsuza dek yaşatacak!
Yaşar Nuri Öztürk
Sanır ki, malı sonsuzlaştıracaktır kendisini.
Süleymaniye Vakfı
malının kendisini ölümsüzleştireceğini sanarak (biriktirip sayan herkesin vay haline)![1]
Süleyman Ateş
Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanıyor.
Hümeze 104:4
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ
Kella le yunbezenne fil hutameh.
Mustafa İslamoğlu
Hayır, aksine o kırıp geçiren ve iliklere işleyen bir ateşin dibine savrulacak;
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayır celalim hakkı için atılacaktır o (tamuya) hutameye
Diyanet İşleri
Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Mehmet Okuyan
Hayır! Şüphesiz ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Suat Yıldırım
Hayır! (Vazgeçsin bu hülyadan, malı kendisini kurtaramaz) Mutlaka o Hutame'ye fırlatılır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Hayır, andolsun ki, o Hutame'ye (cehenneme) atılacaktır!
Muhammed Esed
Hayır, tersine, (öteki dünyada) çökerten bir azaba terk edilecektir o!
Yaşar Nuri Öztürk
Hayır, iş, sandığı gibi değil! Yemin olsun ki fırlatılıp atılacaktır o kırıp geçirene, yalayıp yutana/Hutame'ye.
Süleymaniye Vakfı
Yok yok; o, kesinlikle Hutame'ye atılacaktır.[1]
Süleyman Ateş
Hayır, andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
Hümeze 104:5
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ
Ve ma edrake mel hutameh.
Mustafa İslamoğlu
Sahi sen nereden bileceksin kırıp geçiren ateş nedir?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bildin mi hutame ne?
Diyanet İşleri
Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Mehmet Okuyan
Hutame'nin ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
Suat Yıldırım
Bilir misin Hutame nedir?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bildin mi Hutame nedir?
Muhammed Esed
Bilir misin nedir o çökerten azap?
Yaşar Nuri Öztürk
Hutame'nin ne olduğunu sana öğreten nedir?
Süleymaniye Vakfı
Hutame'nin ne olduğunu sana kim bildirebilir![1]
Süleyman Ateş
Hutame'nin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Hümeze 104:6
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ
Narullahil mukadeh.
Mustafa İslamoğlu
O Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahın tutuşturulmuş ateşi
Diyanet İşleri
(6-7) O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
Mehmet Okuyan
(O), Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Suat Yıldırım
(6-7) Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah'ın, tutuşturulmuş ateşidir
Muhammed Esed
Allah tarafından tutuşturulan bir ateş,
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın, tutuşturulmuş ateşidir o,
Süleymaniye Vakfı
O, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir;[1]
Süleyman Ateş
Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
Hümeze 104:7
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ
Elleti tettaliu alel ef'ideh.
Mustafa İslamoğlu
O öyle bir ateştir ki, bütün bir iç dünyalarını kaplayarak yükselir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki çıkar gönüller üstüne
Diyanet İşleri
(6-7) O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
Mehmet Okuyan
O (ateş) ki kalplerin üzerinde yükselir.[1]
Suat Yıldırım
(6-7) Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
ki, gönüllerin ta üstüne çıkar!
Muhammed Esed
(günahkar) kalplerin üstünde yükselen:
Yaşar Nuri Öztürk
Ki tırmanıp işler yüreklere.
Süleymaniye Vakfı
yüreklere kadar işleyen ateş...[1]
Süleyman Ateş
(Bir ateş) Ki gönüllere işler.
Hümeze 104:8
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ
İnneha aleyhim mu'sadeh.
Mustafa İslamoğlu
İşte o ateş onların üzerine güdümlenmiştir;
Elmalılı Hamdi Yazır
O kapatılacaktır onlar üstüne
Diyanet İşleri
(8-9) Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.
Mehmet Okuyan
(8, 9) Şüphesiz ki o (ateş), uzatılmış sütunlarda onların üzerine kapatılıp kilitlenmiş (olacak)tır.
Suat Yıldırım
(8-9) Bu ateş mahzeninin kapıları üzerlerine kapatılacaktır. Kendileri de uzun sütunlara bağlı bırakılacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O (ateş), onların üstüne kapatılacaktır mutlaka,
Muhammed Esed
üzerlerine salınacak (bir ateş),
Yaşar Nuri Öztürk
O, onların üzerine kilitlenecektir.
Süleymaniye Vakfı
O ateş, onların üzerine kapatılmıştır,[1]
Süleyman Ateş
O, onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir.
Hümeze 104:9
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ
Fi amedin mumeddedeh.
Mustafa İslamoğlu
uzayıp giden parmaklıklar arasında (kendi zindanlarına mahkum olacaklardır).
Elmalılı Hamdi Yazır
Uzatılmış sütunlarda
Diyanet İşleri
(8-9) Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.
Mehmet Okuyan
(8, 9) Şüphesiz ki o (ateş), uzatılmış sütunlarda onların üzerine kapatılıp kilitlenmiş (olacak)tır.
Suat Yıldırım
(8-9) Bu ateş mahzeninin kapıları üzerlerine kapatılacaktır. Kendileri de uzun sütunlara bağlı bırakılacaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
uzatılmış sütunlar içinde olarak.
Muhammed Esed
sonsuz sütunlar arasında!
Yaşar Nuri Öztürk
Uzatılmış sütunlar arasında...
Süleymaniye Vakfı
(o ateş) uzatılmış sütunlar arasındadır![1]
Süleyman Ateş
(Kendileri,) Uzatılmış direkler arasında (bağlı) olarak (kalacaklardır).
Fil 105:1
Cüz: 30 | Sayfa: 601
#rab
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ
E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashabil fil.
Mustafa İslamoğlu
Gözünde canlandırabilir misin Rabbinin Fil Ordusu'na nasıl muamele ettiğini?
Elmalılı Hamdi Yazır
Görmedin mi? Nasıl etti Rabbın ashabi file?
Diyanet İşleri
Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
Mehmet Okuyan
Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?
Suat Yıldırım
Rabbinin Ashab-ı fil'e ettiklerini görmedin mi?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine!
Muhammed Esed
Haberin yok mu Rabbin Fil Ordusu'na ne yaptı?
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi ne yaptı Rabbin fil yaranına!
Süleymaniye Vakfı
Fillerle gelenleri Rabbinin ne hale getirdiğini gözünde canlandırmaz mısın?[1]
Süleyman Ateş
Rabbinin, Fil sahiplerine ne yaptığını görmedin m?
Fil 105:2
Cüz: 30 | Sayfa: 601
اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ
E lem yec'al keydehum fi tadlil.
Mustafa İslamoğlu
Başlarına geçirmedi mi onların ince tasarlanmış haince hilesini?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kılmadı mı tedbirlerini müstağrak tadlile
Diyanet İşleri
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Mehmet Okuyan
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Suat Yıldırım
Onların hile ve düzenlerini boşa çıkarmadı mı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Muhammed Esed
Onların kurnazca planlarını tamamen bozmadı mı?
Yaşar Nuri Öztürk
Tuzaklarını boşa çıkarmadı mı onların?
Süleymaniye Vakfı
Onların oyunlarını (Ka'beyi yıkma planlarını)[1] boşa çıkarmıştı, değil mi?[2]
Süleyman Ateş
Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
Fil 105:3
Cüz: 30 | Sayfa: 601
وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ
Ve ersele aleyhim tayren ebabil.
Mustafa İslamoğlu
Onların üzerine katar katar bilinmeyen nitelikte uçan taşıyıcı varlıklar saldı;
Elmalılı Hamdi Yazır
Saldı da üzerlerine sürü sürü kuşlar (Ebabil)
Diyanet İşleri
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Mehmet Okuyan
Üzerlerine sürü sürü[1] kuşlar göndermişti.
Suat Yıldırım
Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.
Muhammed Esed
Üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı,
Yaşar Nuri Öztürk
Gönderdi üzerlerine sürüler halinde kuş,
Süleymaniye Vakfı
Üzerlerine öbek öbek uçuşan[1] şeyler /volkanik kül bulutları[2] göndermişti.
Süleyman Ateş
Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi,
Fil 105:4
Cüz: 30 | Sayfa: 601
Ahiret
#cehennem
#insan_yaratılışı
تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ
Termihim bi hicaretin min siccil.
Mustafa İslamoğlu
onlara taş kesilmiş balçık türü tanımlanamayan (şeyler) atıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Atıyorlardı onlara "siccil" den taşlar
Diyanet İşleri
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Mehmet Okuyan
Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlar(dı).
Suat Yıldırım
Bunlar onlara pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı.
Muhammed Esed
onlara önceden tesbit edilmiş taş gibi sert azap darbeleri vurdular,
Yaşar Nuri Öztürk
Atıyorlardı onlara kurumuş çamurdan damgalı taş.
Süleymaniye Vakfı
(O bulutlar) onlara katılaşmış çamurdan taşlar atıyorlardı.[1]
Süleyman Ateş
Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).
Fil 105:5
Cüz: 30 | Sayfa: 601
#rab
فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ
Fe cealehum keasfin me'kul.
Mustafa İslamoğlu
Derken (Rabbin) onları, yenil(erek delik deşik edil)miş yapraklara benzetti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken kılıverdi onları bir yenik hasıl gibi
Diyanet İşleri
(3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.
Mehmet Okuyan
Böylece, onları yenilmiş ekin (tarlası) gibi yapmıştı.
Suat Yıldırım
Derken onları kurt yeniği ekin yaprağına çeviriverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi.
Muhammed Esed
ve onları yalnız sap dipleri kalasıya yenmiş bir ekin tarlasına benzettiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, onları yenik ekin yaprağına çevirdi.
Süleymaniye Vakfı
Sonunda onları, (içi) yenmiş tahıl kabuğu[1] gibi yapmıştı.[2]
Süleyman Ateş
Nihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı.
Kureyş 106:1
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#rab
#korku
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ
Li ilafi kureyş.
Mustafa İslamoğlu
Bari Kureyş'in birlik ve dirliği hakkı için,
Elmalılı Hamdi Yazır
İylafı için Kureyşin
Diyanet İşleri
(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.
Mehmet Okuyan
Kureyş'in güvenliğini (sağladığı) için,[1]
Suat Yıldırım
Kureyş'in güven ve barış anlaşmalarından faydalanmalarını sağlamak için,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kureyş'e imkan sağlandığı için,
Muhammed Esed
Kureyş'in emniyeti sağlanabilsin diye,
Yaşar Nuri Öztürk
Kureyş'i alıştırıp ısındırdığı için,
Süleymaniye Vakfı
Kureyşlilere karşı (kalplerde) bir sıcaklık oluşturduğu için;
Süleyman Ateş
Kureyşi alıştırdığı için,
Kureyş 106:2
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#rab
#korku
ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ
İlafihim rıhleteş şitai ves sayf.
Mustafa İslamoğlu
onların yaz ve kış yaptıkları ticari sefer güvenliği hakkı için:
Elmalılı Hamdi Yazır
Sefere iylafları yazın, kışın
Diyanet İşleri
(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.
Mehmet Okuyan
Onların kış ve yaz yolculuklarının güvenliğini (sağladığı) için,
Suat Yıldırım
Kış ve yaz seferlerinde faydalandıkları anlaşmaların kadrini bilmiş olmak için,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
kışın ve yazın yolculuk etme imkanı sağlandığı için,
Muhammed Esed
kış ve yaz seferlerindeki emniyeti.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları kış ve yaz yolculuğuna alıştırdığı için,
Süleymaniye Vakfı
(özellikle) kış ve yaz yolculuklarında onlara karşı sıcaklık oluşturduğu için,
Süleyman Ateş
Onları kış ve yaz yolculuğuna alıştırdığı için,
Kureyş 106:3
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#rab
#korku
فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ
Fel ya'budu rabbe hazel beyt.
Mustafa İslamoğlu
kulluğu şu Beyt'in Rabbine tahsis etsinler!
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiç olmazsa onun için kulluk etsinler rabbine bu Beytin
Diyanet İşleri
(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.
Mehmet Okuyan
Bu Ev'in (Kâbe'nin) Rabbine kulluk etsinler.
Suat Yıldırım
Yalnız bu Ev'in (Ka'be'nin) Rabbine ibadet etsinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
hiç olmazsa onun için bu Beyt'in (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler!
Muhammed Esed
O halde bu Mabed'in Rabbine kulluk etsinler,
Yaşar Nuri Öztürk
Bu evin Rabbine ibadet etsinler!
Süleymaniye Vakfı
onlar da bu Beyt'in (Kabe'nin)[1] Rabbine kulluk etsinler,[2]
Süleyman Ateş
Bu Ev (Ka'be'n)in Rabbine kulluk etsinler.
Kureyş 106:4
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#rab
#korku
اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ
Ellezi at'amehum min cuın ve amenehum min havf.
Mustafa İslamoğlu
Ki O, onları açlığa rağmen doyurmuş, her tür tehlike ve tehdide rağmen güvende kılmıştır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin buyurdu.
Diyanet İşleri
(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.
Mehmet Okuyan
O ki onları açlıktan (kurtarıp) doyurdu ve korkudan güvene kavuşturdu.[1]
Suat Yıldırım
Kendilerini açlıktan kurtarıp doyuran, korkudan emin kılan Rab'lerine kulluk etsinler!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ki kendilerini açlıktan doyurdu ve onları korkudan emin kıldı.
Muhammed Esed
O ki, aç kalmasınlar diye onları beslemiş ve tehlikelerden emin kılmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
O ki, onları doyurup kurtardı açlıktan ve kendilerini güvene çıkardı korkudan.
Süleymaniye Vakfı
Onları açlıktan (koruyup) doyuran[1] ve korkudan emin kılan Rabbe![2]
Süleyman Ateş
O ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.
Maun 107:1
Cüz: 30 | Sayfa: 602
Ahiret
#ahiret
#hesap
#inkar
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ
E raeytellezi yukezzibu bid din.
Mustafa İslamoğlu
Allah'a karşı borçluluk sorumluluğunu tümden inkar eden birini tasavvur edebilir misin!
Elmalılı Hamdi Yazır
Gördün mü o dini tekzib edeni?
Diyanet İşleri
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı!
Mehmet Okuyan
Dini (hesap gününü) yalanlayanı gördün mü?
Suat Yıldırım
Baksana şu dini, mahşer ve hesabı yalan sayana!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gördün mü o dine yalan diyeni?
Muhammed Esed
Hiç bütün bir ahlaki değerler sistemini yalanlayan (birini) tasavvur edebilir misin?
Yaşar Nuri Öztürk
Gördün mü o, dini yalan sayanı?
Süleymaniye Vakfı
Bu din hakkında yalan söyleyip duranı gördün mü?[1]
Süleyman Ateş
Din (ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
Maun 107:2
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#yetim
فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ
Fe zalikellezi yedu'ul yetim.
Mustafa İslamoğlu
İşte böyle biridir yetimi itip kakan,
Elmalılı Hamdi Yazır
O dur ki işte iter yetimi
Diyanet İşleri
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Mehmet Okuyan
İşte o, yetimi itip kakandır.
Suat Yıldırım
O, yetimi şiddetle itip kakar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte yetimi itip kakan odur!
Muhammed Esed
İşte böyle biridir, yetimi itip kakan,
Yaşar Nuri Öztürk
İşte odur yetimi itip kakan;
Süleymaniye Vakfı
İşte o; yetimi itip kakan,[1]
Süleyman Ateş
İşte o, öksüzü iter, kakar;
Maun 107:3
Cüz: 30 | Sayfa: 602
#yetim
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Ve la yahuddu ala taamil miskin.
Mustafa İslamoğlu
ve yoksulu doyurmaya gayret etmeyen.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve kayırmaz doyurmak üzere miskini
Diyanet İşleri
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Mehmet Okuyan
Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Suat Yıldırım
Muhtacı doyurmayı hiç teşvik etmez.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Muhammed Esed
yoksulu doyurma arzusu/gayreti duymayan.
Yaşar Nuri Öztürk
Yoksulu doyurmayı özendirmez o.
Süleymaniye Vakfı
çaresizlerin yiyeceği için teşvikte bile bulunmayandır.[1]
Süleyman Ateş
Yoksulu doyurmağa önayak olmaz.