SQ SemanticQuran

Necm 53:16

Cüz: 27 | Sayfa: 525
اِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشٰىۙ
İz yagşes sidrete ma yagşa.

Mealler

Mustafa İslamoğlu
kaplayan o şey sidreyi çepeçevre kuşattığında...
Elmalılı Hamdi Yazır
O dem ki o Sidreyi bürüyen bürüyordu
Diyanet İşleri
O zaman Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Mehmet Okuyan
Hani o sidre'yi (sedir ağacını) neler kaplıyordu neler![1]
Dipnot 1
Ayetteki [sidretü'l-müntehâ] "uzaktaki sedir ağacı" demektir. Bu ve [cennetü'l-me'vâ] ifadesi, göklerdeki bazı mekânların adı olarak yorumlansa da konuyu "Mekke'ye yakın bir bölgede yaşananlar" şeklinde yorumlamak kanaatimizce daha doğrudur.
Suat Yıldırım
O dem ki Sidre'yi bir feyiz sarıyor, sardıkça sarıyordu...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman ki, o Sidre'yi bürüyen bürüyordu.
Muhammed Esed
meçhul bir parlaklığın çevresini sarıp kuşattığı sidre ağacının başında.
Yaşar Nuri Öztürk
O vakit kuşatıp sarıyordu Sidre'yi kuşatıp saran,
Süleymaniye Vakfı
O sırada Sidre'yi (Sidret'ül-müntehayı) kaplayan şey kaplıyordu[1].
Dipnot 1
Sidre'yi kaplayan şey, Tur Suresi'nde Allah'ın Beyt-i ma'mur'dan sonra üzerine yemin ettiği "yükseltilmiş tavan"dır. Çünkü Allah, bir yerde bir şeyi kısaca anlatır sonra bir başka yerde açıklar (Hud 11/1-2). Allah Teala dünyayı, yedi kat göğün benzeri olarak yarattığı (Talak 65/12) ve gökler de yeryüzü gibi küre şeklinde olduğu için "yükseltilmiş tavan" ifadesi göklerin en uç noktasını ifade eder. Bu, Muhammed aleyhisselamın.Miraç yolculuğunda Cenneti görmediğinin delili olur. Zaten o oraya, cenneti görmesi için değil, el-Mescid'ul-Aksa'nın çevresindeki ayetlerden bazılarını görmesi için götürülmüştü (İsra 17/1).
Süleyman Ateş
Sidre'yi kaplayan kaplıyordu.