SQ SemanticQuran

Kalem 68:19

Cüz: 29 | Sayfa: 564
فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ
Fe tafe aleyha taifun min rabbike ve hum naimun.
#rab

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ve onlar uykudayken Rabbinden gelen bir (bela) o (bahçeyi) bir bir yokladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken ona rabbından bir dolaşan dolaşıvermişti onlar uyuyorlardı
Diyanet İşleri
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.
Mehmet Okuyan
Onlar uykudayken, Rabbinden (gelen) kuşatıcı bir afet orayı sarmıştı.
Suat Yıldırım
(19-20) Fakat onlar henüz uykuda iken, Rabbin tarafından gönderilen bir afet bahçeyi kapladı. Bahçe sabahleyin siyah kül haline geliverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken onlar uyurken Rabbin tarafından bir dolaşan (afet) onun üzerinden dolaşıverdi.
Muhammed Esed
bunun üzerine, onlar uykudayken Rabbinden (gelen) bir salgın o (bahçeyi) sarmıştı,
Yaşar Nuri Öztürk
Ama onlar uyumaktayken, Rabbinden gelen bir dolaşıcı bahçeyi dolaştı da,
Süleymaniye Vakfı
Bu yüzden, onlar uykudayken[1] Rabbinden gelen bir hortum[2] bahçeyi sardı.
Dipnot 1
A'raf 7/97.
Dipnot 2
Ayette geçen "taif (طَائِفٌ)" kelimesi, "bir şeyin etrafında dönen şey/kimse" demektir. Bahçeyi kökünden sökülmüş hale getirebilecek afet, ancak güçlü bir rüzgar olabilir. Kendi ekseni etrafında dönen iki tür rüzgar fırtınası vardır. Biri tayfun, diğeri hortumdur. Kendi etrafında dönerek ilerleyen bir bulutla başlayan ve yerle temas ettiğinde de daireler halinde küçük bir alanda dolaşmaya devam eden, huni şeklini almış güçlü hava sütununa hortum denir. Hortumun etki alanı küçük olmasına rağmen şiddeti büyüktür ve her yerde görülebilir. Buna karşılık tayfunlar, çok büyük bir alanı kaplayan, dünyanın dönüş yönüne zıt bir şekilde doğudan batıya doğru kendi ekseni etrafında dönen, sadece tropik enlemlerde ve okyanusların sıcak suları üzerinde hareket eden dev rüzgar fırtınalarıdır. Bu ayette sözü edilen afet sadece belli bir bölgede güçlü bir etki oluşturduğu için, burada geçen 'taif' kavramına 'hortum" anlamı verilmiştir.
Süleyman Ateş
Fakat onlar uyurlarken hemen (gönderilen) dolaşıcı bir bela, onu sardı da,