Kalem 68:25
Cüz: 29 | Sayfa: 564
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ
Ve gadev ala hardin kadirin.
#yetim
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Sabah erkenden, güçleri her şeye yetermiş havasıyla yola koyuldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sırf bir men'a güçleri yeterek erkenden gittiler.
Diyanet İşleri
(Yoksullara yardım etmeğe) güçleri yettiği halde (böyle söyleyerek) erkenden yola çıktılar.
Mehmet Okuyan
Her şeye güçleri yetermiş (gibi) çok erken davranıp (bahçeye gelmişlerdi).
Suat Yıldırım
Yoksulları engelleme azmi içinde ilerlediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sadece engelleme gücüne sahip (bir tavırla) erkenden gittiler.
Muhammed Esed
ve amaçlarına ulaşmaya kararlı bir şekilde erkenden kalkıp gittiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.
Süleymaniye Vakfı
(Çaresizleri) mahrum bırakmak amacıyla planladıkları şekilde erkenden gittiler.
Süleyman Ateş
Devşirebileceklerini umarak erkenden gittiler.
Benzer Ayetler
Hac
22:36
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَٓائِرِ اللّٰهِ لَكُمْ ف۪يهَا خَيْرٌۗ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّٰهِ عَلَيْهَا صَوَٓافَّۚ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِـعَ وَالْمُعْتَرَّۜ كَذٰلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.
Nur
24:32
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَـرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Ve içinizden bekar olanları, erkek ve kadın esirlerinizden (evliliğe) elverişli olanları evlendirin! Yoksul da olsalar, Allah onları lutfuyla destekleyecektir: zira Allah (lutfunda) sınırsızdır, (kime ne kadar vereceğini) çok iyi bilir.
Zariyat
51:19
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ
servetlerinde, isteyebilen ve isteyemeyen muhtaçların da bir payı vardı.
Kalem
68:23
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
Derken yola koyuldular... Aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Kalem
68:24
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ
"Bugün hiçbir yoksulun yanınıza sokulmaması gerekiyor!"
Hâkka
69:34
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
Yoksulu doyurmak için hiçbir çaba harcamadı.
Mearic
70:25
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
Hassaten yardım isteyenlerin ve (isteyemediği için) mahrum kalanların...
Müddessir
74:44
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ الْمِسْك۪ينَۙ
hem de yoksulları doyurmazdık;
İnsan
76:8
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪يناً وَيَت۪يماً وَاَس۪يراً
ve kendi istek ve arzularına rağmen muhtaçlara, yetimlere ve esirlere yedirirler;
Fecr
89:18
Skor: 13
Ortak tag: 1 | Tag overlap: 100%
وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,