İnsan 76:5
Cüz: 29 | Sayfa: 577
اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُوراًۚ
İnnel ebrara yeşrebune min ke'sin kane mizacuha kafura.
Ahiret
(2/5)
#cennet
Mealler
Mustafa İslamoğlu
Elbet iyiler de hoş kokulu çiçek özü katkılı tarifsiz bir kadehden içecekler:
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ebrar (hayır sahibi iyi insanlar) öyle dolgun bir kadehten içeceklerdir ki mizacı olmuştur kafur
Diyanet İşleri
İyiler ise, katkısı kafur olan içecekler dolu bir kadehten içerler.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki iyiler ise (cennette) kâfûr[1]katılmış bir kadehten içeceklerdir.
Dipnot 1
[Kâfûr]: Tadı ve kokusu diğer içecekleri bastıran cennet içeceği demektir.
Suat Yıldırım
İyi insanlar ise, kafur suyu ile hazırlanmış içecek kaselerini yudumlarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Haberiniz olsun iyiler, kalkışı kafur öten dolu bir kadehten içeceklerdir.
Muhammed Esed
(halbuki) gerçek erdem sahipleri, hoş kokulu çiçekler ile tatlandırılmış bir fincandan içerler.
Yaşar Nuri Öztürk
İyilere gelince, onlar, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.
Süleymaniye Vakfı
Erdemli kişiler de kafur katkılı bir kadehten içecekler[1].
Dipnot 1
Saffat 37/45, Tur 52/23, Vakıa 56/18, İnsan 76/17-18, Nebe 78/34.
Süleyman Ateş
İyiler de, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.
Benzer Ayetler
Saffat
37:45
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ
Aralarında kaynağından doldurulmuş kadehlerle kendilerine servis yapılacak;
Mearic
70:35
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي جَنَّاتٍ مُكْرَمُونَۜ ۟
İşte cennetlerde sınırsız ikrama nail olacaklar bunlardır.
Necm
53:15
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
عِنْدَهَا جَنَّةُ الْمَأْوٰىۜ
vaad edilen cennetin (görüntüsü) eşliğinde,
Ahzab
33:31
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
وَمَنْ يَقْنُتْ مِنْكُنَّ لِلّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتَعْمَلْ صَالِحاً نُؤْتِهَٓا اَجْرَهَا مَرَّتَيْنِۙ وَاَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقاً كَر۪يماً
Ama içinizden her kim de Allah'a ve Rasulü'ne gönülden boyun eğer ve ıslah edici iyilikler işlerse, onun ödülünü de iki misli veririz; ayrıca ona akıl almaz güzellikte bir rızık hazırlamışızdır.
Sebe
34:16
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ
Ne var ki onlar yüz çevirdiler. İşte bu yüzden Biz onların üzerine (barajlarını) yıkan şiddetli bir sel gönderdik ve o iki has bahçeyi, acı meyveli çalılar ve ılgınlarla kaplı, içerisinde birkaç sedir cinsi ağaç bulunan harap bir bahçeye çevirdik.
Yasin
36:55
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اِنَّ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ
Elbet cennet ehli o gün, keyif veren bir meşguliyet içinde olacak;
Fetih
48:17
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَاباً اَل۪يماً۟
Gözleri görmeyene, ayağı sakat olana ve hastaya (Allah yolunda savaşamadığı için) bir sorumluluk yoktur; ama kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse, onu zemininden ırmaklar çağlayan cennetlere koyacağız, kim de yüz çevirirse elim bir azab ile cezalandıracağız.
Rum
30:43
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّ۪ينِ الْقَيِّمِ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِ يَوْمَئِذٍ يَصَّدَّعُونَ
Haydi, Allah tarafından (takdir edilmiş) geri çevrilmesi imkansız gün gelmezden önce yüzünü doğru ve asıl dine çevir! İşte o gün herkes hak ettiği yere yerleşir.
Meryem
19:63
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِياًّ
Sorumluluk bilincine ermiş olanları mirasçı kılacağımız cennet işte budur.
Ahkaf
46:16
Skor: 24
Kat: 1 | Tag: 1 | Güçlü: cennet
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
İşte bunlar, yaptıklarının en iyilerini kabul edip kötülüklerinin de üstünü çizeceğimiz kimselerdir: Verilmiş olan söze sadakatin bir gereği olarak, cennet ehli arasındaki yerlerini alacaklar.