SQ SemanticQuran

Nebe 78:25

Cüz: 30 | Sayfa: 581
اِلَّا حَم۪يماً وَغَسَّاقاًۙ
İlla hamimen ve gassaka.
#ümit

Mealler

Mustafa İslamoğlu
Ancak kavurucu bir umutsuzluk ve zift gibi sıvanan buz gibi bir karanlık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak bir hamim ve bir gassak
Diyanet İşleri
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Mehmet Okuyan
(24, 25, 26) (Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak[1] kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.
Dipnot 1
Bu ayet mahşerde verilecek cezaların hak edildiğinin yani orada hiç kimseye haksızlık edilmeyeceğinin delilidir.
Suat Yıldırım
İçecek olarak sadece kaynar su ile irin bulurlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yalnızca bir kaynar su ve irin.
Muhammed Esed
yalnız yakıcı bir ümitsizlik ve buz gibi bir karanlık:
Yaşar Nuri Öztürk
Sadece kaynar su, atık su,
Süleymaniye Vakfı
sadece çok sıcak ve çok soğuk olanı tadacaklar,[1]
Dipnot 1
Kehf 18/29, Saffat 37/67, Sad 38/57-58, Vakıa 56/53-55, Ğaşiye 88/5.
Süleyman Ateş
Yalnız kaynar su ve irin (içerler);

Benzer Ayetler

Kehf 18:46
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
اَلْمَالُ وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَاباً وَخَيْرٌ اَمَلاً
Servet de, evlat da geçici dünya hayatının süsleridir; ürünü kalıcı olan güzel ve erdemli davranışlarsa, değer açısından Rabbinin katında daha hayırlı, ümit etmeye de daha layıktır.
Zümer 39:53
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ
(Allah'ın şu müjdesini) ilet: "Ey hadleri aşıp kendilerini israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden asla umut kesmeyiniz! Allah bütün günahları affedebilir: çünkü O, evet O'dur mutlak bağışlayıcı, sonsuz rahmet kaynağı olan!"
Vakıa 56:93
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ
artık onun hakkı yürek yakan bir (umutsuzluk) sofrasında ağırlanmak
Hicr 15:55
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ
Onlar "Biz seni, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir bilgiye dayanarak müjdeliyoruz" deyip eklediler: "Sakın ha, umutsuzluğa düşeyim deme!"
Fussilet 41:49
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
لَا يَسْـَٔمُ الْاِنْسَانُ مِنْ دُعَٓاءِ الْخَيْرِۘ وَاِنْ مَسَّهُ الشَّرُّ فَيَؤُ۫سٌ قَنُوطٌ
İnsan özgül ağırlığı olan karşılıklar istemekten asla bıkıp usanmaz; ama başına kötülük bildiği (bir şey) gelecek olsa, bu kez de umudunu yitirip karamsarlığa kapılır.
Hud 11:62
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ ف۪ينَا مَرْجُواًّ قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰينَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا وَاِنَّنَا لَف۪ي شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَيْهِ مُر۪يبٍ
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Doğrusu sen, bundan önce içimizde (hep) gelecek vaat eden biriydin. Şimdi kalkıp sen bizi atalarımızın kulluk ettiği şeylere tapmaktan mı alıkoyacaksın? Ama şunu iyi bil ki, biz senin davet ettiğin şeye dair şüphe içindeyiz" demişlerdi; mütereddid bir halde...
Duhan 44:48
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
ثُمَّ صُبُّوا فَوْقَ رَأْسِه۪ مِنْ عَذَابِ الْحَم۪يمِۜ
Sonra baştan ayağa boca edin yürek dağlayan bir (umutsuzluğu ve deyin ki):
Nisa 4:120
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
يَعِدُهُمْ وَيُمَنّ۪يهِمْۜ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُوراً
Şeytan onlara boş vaadlerde bulunur ve kuruntularla oyalar; ama Şeytan'ın onlara vaad ettiği her şey, aldanışa sürüklemekten başka bir işe yaramaz.
Rad 13:12
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفاً وَطَمَعاً وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ
Size korku ve ümidi (birlikte) yaşatmak için şimşeği gösterip yağmur yüklü bulutları sevk eden O'dur.
Tevbe 9:59
Skor: 21
Tag: 1 | Güçlü: ümit
وَلَوْ اَنَّهُمْ رَضُوا مَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَقَالُوا حَسْبُنَا اللّٰهُ سَيُؤْت۪ينَا اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ وَرَسُولُهُٓۙ اِنَّٓا اِلَى اللّٰهِ رَاغِبُونَ۟
Ah keşke onlar Allah'ın ve O'nun Elçisi'nin kendilerine verdikleriyle yetinselerdi; ve "Allah bize yeter; gün gelir de Allah lutfundan bize (bir pay) verirse, O'nun Elçisi de (bize takdim eder); elbet biz ta gönülden Allah'a yönelmişiz" deselerdi.